The only thing in this world that gives orders... is balls.

Dünyayı satan adam

Posted: May 21st, 2010 | Author: MserdarK | Filed under: Video / Ses | Tags: , , , , , | 12 Comments »

Ben müzikle fazla ilgili biri değilim. Etrafımda konuyla igili o kadar uzman kişiler var ki, anlıyorum, ilgiliyim demeye bile korkuyorum. Ama severim. Öyküsü olan şarkıları biraz daha fazla severim.

Çok uzun zamandır kimbilir tam olarak hangi sebeple beni derinden etkileyen bir şarkı var: The Man Who Sold the World. Yani Dünyayı Satan Adam. İlk olarak David Bowie tarafından seslendirilmiş; daha yakın dönemse Nirvana’nın MTV için gerçekleştirdiği Unplugged konserinden Kurt Cobain’in yorumuyla tanıdı. Arada onlarca farklı grup tarafından da yorumlandığını bilmekte fayda var.

İsterseniz bir yandan dinlerken okumaya devam edelim:

Bowie’nin 1970 Kasım’ında piyasaya çıkan aynı ismi taşıyan üçüncü albümünde yer alan bu şarkının sözleri içinde ilginç metaforlar saklar:

We passed upon the stair, we spoke in was and when
Although I wasn’t there, he said I was his friend
Which came as a surprise, I spoke into his eyes
I thought you died alone, a long long time ago

Oh no, not me
We never lost control
You’re face to face
With The Man Who Sold The World

I laughed and shook his hand, and made my way back home
I searched for a foreign land, for years and years I roamed
I gazed a gazeless stare, we walked a million hills
I must have died alone, a long long time ago

Who knows? Not me
I never lost control
You’re face to face
With the Man who Sold the World

Who knows? not me
We never lost control
You’re face to face
With the Man who Sold the World

Tercüme etmeyeceğim çünkü aynı tadı verebileceğimden emin değilim. Konusu kabaca kendisinin bilmediği bir yüzüyle karşılaşan adamın karmaşık duygularından ibaret. (Hugh Mearns’in ‘The Psychoed‘ adlı şiirinden de bir bölüm içerir)

Bowie bu şarkıda aslında kendi şöhret yolculuğunu, asıl kendine yabancılaşmasını ve hayranlarıyla olan ilişkisindeki tuhaflıkları da vurgular.

Metaforları inceleyen kimileriyse şarkıda anlatılanın İsa peygamberin öyküsüne bir başka bakış olduğunu iddia eder. Şarkıda öldüğü sanılan ancak ölmeyip kontrolü Şeytan’a karşı hep elinde tutanın Tanrı’nın oğlu İsa olduğu da bir taraftan mantıklıdır. Kimileri içinse karşılaşılan ‘Dünyayı Satan Adam’ Şeytan’ın ta kendisidir. Bir başka bakış açısı bu kişinin Adem (peygamber) olduğunu savunur. İddialar böyle sürer gider.

David Bowie’nin bu albümün kapağında bir kadın elbisesi giymesi de dikkat çekicidir.

İlginç ayrıntılardan bir diğeriyse şarkının 1993′te Nirvana tarafından yeniden yorumlanmasının (Cobain’in “Bu bir Bowie şarkısıdır” diye anons etmesine rağmen) milyonların şarkıyı Nirvana ile özdeşleştirmesidir. Hatta o dönemde Bowie’nin bir konserinde bu şarkıyı seslendirmesinin ardından hayranlarınnı yanına gelip “Nirvana’nın şarkısını söylemeniz çok hoş” demesi onu deli etmiş ve “siktirin ulan” gibisinden bir tepki vermesine yol açmıştır.

O zaman bir kere de Bowie’den canlı izleyelim mi?

Lafı geçmişken Nirvana yorumu da gerçekten güzeldir. Onu da izleyelim hadi.

Youtube ile sorun yaşıyorsanız bir de Grooveshark ekleyelim:

I must have died alone, a long long time ago…


İstemem, eksik olsun!

Posted: April 3rd, 2010 | Author: MserdarK | Filed under: Video / Ses | Tags: , , , , , | 8 Comments »

Takıntı derecesinde tutkunu olduğum iki ses var Türkiye’de: Ergun Uçucu ve Rüştü Asyalı

Asyalı, Keloğlan oynadığından beri belleklere öyle kazındı ama hepsinden önce müthiş bir ses, müthiş bir oyuncudur. Ergun Uçucu’ya da mutlaka aşinasınızdır (ve umarım bir tiyatro oyununda izleme şansına sahip olmuşsunuzdur). Bence dünyanın en ilginç ses rengi, melodisi ve vurgulama tarzı ondadır. Hele ki Adile Naşit öncesi Uykudan Önce çağını hatırlıyorsanız, Uçucu’yu bilmiyor olma ihtimaliniz yok gibi.

Onu kitlelerle esas buluşturan yapım muhtemelen Ertem Eğilmez’in Namuslu filmidir. Hadi biraz hatırlatmış olayım (05:10‘de başlıyor sahnesi):

Twitter’da bu iki isimden dem vururken aklıma Asyalı’nın sesiyle can verdiği en etkileyici eserlerden biri geldi. Edmond Rostand‘ın meşhur Cyrano De Bergerac oyunundaki tiraddan bahsediyorum bilenlerin çoktan tahmin ettiği üzere:

Ne yapmak gerek peki?

Sağlam bir arka mı bulmalıyım?
Onu mu bellemeliyim?
Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi
Önünde eğilerek efendimiz sanmak mı?
Bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı?
İstemem!

Herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım Le Bret?
Sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım?
Bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip,
Taklalar mı atmalıyım?
İstemem! Eksik olsun!

Her sabah kahvaltıda kurbağa mı yemeli?
Sabah akşam dolaşıp pabuç mu eskitmeli?
Onun bunun önünde hep boyun mu eğmeli?
İstemem! Eksik olsun böyle bir şöhret!
Eksik olsun!

Ciğeri beş para etmezlere mi “yetenekli” demeli?
Eleştiriden mi çekinmeli?
“Adım Mercuré dergisinde geçse” diye mi sayıklamalı?
İstemem!
İstemem! Eksik olsun!

Korkmak, tükenmek, bitmek…
Şiir yazacak yerde eşe dosta gitmek.
Dilekçeler yazarak içini ortaya dökmek?
İstemem! Eksik olsun!
İstemem! Eksik olsun!

Ama şarkı söylemek, düşlemek, gülmek, yürümek…
Tek başına…
Özgür olmak…
Dünyaya kendi gözlerinle bakmak…
Sesini çınlatmak, aklına esince şapkanı yan yatırmak…
Bir hiç uğruna kılıcına ya da kalemine sarılmak…
Ne ün peşinde olmak, para pul düşünmek,
İsteyince Ay’a bile gidebilmek.
Başarıyı alnının teriyle elde edebilmek.

Demek istediğim asalak bir sarmaşık olma sakın.
Varsın boyun olmasın bir söğütünki kadar.
Yaprakların bulutlara erişmezse bir zararın mı var?

Kelimeler ne güçlü şeyler, değil mi? İnsanın hayatının akışını bile değiştirebiliyor.


Hardcore soft porn

Posted: March 9th, 2010 | Author: MserdarK | Filed under: Video / Ses | Tags: , , | 4 Comments »

Psychic spies from China
Try to steal your mind’s elation
Little girls from Sweden
Dream of silver screen quotations
And if you want these kind of dreams
It’s Californication

It’s the edge of the world
And all of western civilization
The sun may rise in the East
At least it settles in the final location
It’s understood that Hollywood
sells Californication

Pay your surgeon very well
To break the spell of aging
Celebrity skin is this your chin
Or is that war your waging

First born unicorn
Hard core soft porn
Dream of Californication
Dream of Californication

Marry me girl be my fairy to the world
Be my very own constellation
A teenage bride with a baby inside
Getting high on information
And buy me a star on the boulevard
It’s Californication

Space may be the final frontier
But it’s made in a Hollywood basement
Cobain can you hear the spheres
Singing songs off station to station
And Alderaan’s not far away
It’s Californication

Born and raised by those who praise
Control of population everybody’s been there and
I don’t mean on vacation

Destruction leads to a very rough road
But it also breeds creation
And earthquakes are to a girl’s guitar
They’re just another good vibration
And tidal waves couldn’t save the world
From Californication

Pay your surgeon very well
To break the spell of aging
Sicker than the rest
There is no test
But this is what you’re craving

Red Hot Chili Peppers / Californication

(Böyle satırlar yazan zihinlerin frekansına girebilme ümidiyle geçti seneler… Usanmadım, çilemi doldurmaya devam ediyorum. Dünya, dünyayı böyle gören gözler yüzünden hala çekilebilir bir yer.)


All Apologies

Posted: January 2nd, 2010 | Author: MserdarK | Filed under: Video / Ses | Tags: , , | 1 Comment »

What else should I be?
All apologies.
What else could I say?
Everyone is gay.
What else could I write?
I don’t have the right.
What else should I be?
All Apologies.

In the sun
In the sun I feel as one
In the sun
In the sun
Married!
Buried!

I wish I was like you
Easily amused
Find my nest of salt
Everything is my fault
I’ll take all the blame
aqua seafoam shame
Sunburn with freezer burn
Choking on the ashes of her enemy

In the sun
In the sun I feel as one
In the sun
In the sun
Married, Married, Married!
Buried!
Yeah, yeah, yeah, yeah,

All in all is all we are

(Nirvana)


Termal kamera affetmez

Posted: December 30th, 2009 | Author: MserdarK | Filed under: Video / Ses | Tags: , | 6 Comments »

Ozondu, sera gazıydı diye bağırıp duralım daha. Hep Sezyum mu yükleyecek böyle şeyleri?



IPTV sektörün keyfini beklemez

Posted: June 14th, 2009 | Author: MserdarK | Filed under: Donanım, Video / Ses, Web Dünyası | Tags: , , , , , , | 16 Comments »

IPTV temelde internet üstünden zenginleştirilmiş video yayın hizmeti. Televizyon ekranından aldığınız hizmetleri çok daha farklı hizmetlerle bezeyerek daha faydalı hale getiriyor. Elbette aynı zamanda internetin popüler yüzünü de ekrana taşıyarak işi katmerliyor. Ayrıntılarına bir ara gireriz.

İşim ve ilgim gereği IPTV konusuyla yıllardır haşır neşirim. Herhalde dünyada bununla ilgili çözüm geliştiren her firmanın demo merkezine gittim, teknolojilerini inceledim, sektörel fuarları gezdim.

Radikal gazetesindeyken DTV Holding’de üç ortaklı bir grubun ön strateji ve fizibilitelerini çıkardım. Maliyetler milyar dolara vurunca o iş uyumaya bırakıldı. Seneler sonra aktif olarak DTV Holding’de Yeni Nesil Hizmetler Direktörü olarak bizzat bu işlerle sorumlu hale gelince yine yeltendim ama işler çok daha karışmıştı.

Bütün bu süreçte önümüzdeki engel altyapı yatırım maliyeti ve gelir paylaşım modeliydi. Altyapı operatörleri aslan payını istiyor, yeni altyapının astarı yüzünden pahalıya geliyor; en kötüsü fizibiliteler uzun yıllar zarar projeksiyonu yapıyordu. İçerik sahibi tarafında bu pek göze alınan bir şey değil elbette. Altyapının sahibi önünde sonunda o yatırımı çıkaracak nasıl olsa.

Ama bütün bu çekişmeler sonuçta alternatifleri doğuruyor.

Bu alanda çalışanlardan biri de Sony. Önce Bravia serisinde yaptıklarını izleyelim:

Burada gördüğümüz tam donanımlı bir IPTV platformu değil ama sadece Bravia Z serisi televizyonunuz ile alabildiğiniz hizmetler anlamında düşündürücü. Kullanıcıların birçoğu buna bile razı. Üstelik hiçbir yeni altyapı yatırımı, gelir modeli kurgusu da gerektirmiyor.

Bir başka örneğe de bakalım:

Medya içeriği üretenlerin takip etmesi gereken bir alan olduğu kesin.


Tanrım sana yalvarıyorum!

Posted: June 7th, 2009 | Author: MserdarK | Filed under: Video / Ses | Tags: , , , , | No Comments »
Janis Joplin ve 1968 model Porsche'si. Tanrı dualarını kabul etti.

Janis Joplin ve Porsche'si. Tanrı onun dualarını kabul etti.

Oh Lord, won’t you buy me a Mercedes Benz ?
My friends all drive Porsches, I must make amends.
Worked hard all my lifetime, no help from my friends,
So Lord, won’t you buy me a Mercedes Benz ?

Oh Lord, won’t you buy me a color TV ?
Dialing For Dollars is trying to find me.
I wait for delivery each day until three,
So oh Lord, won’t you buy me a color TV ?

Oh Lord, won’t you buy me a night on the town ?
I’m counting on you, Lord, please don’t let me down.
Prove that you love me and buy the next round,
Oh Lord, won’t you buy me a night on the town ?

Oh Lord, won’t you buy me a Mercedes Benz ?
My friends all drive Porsches, I must make amends,
Worked hard all my lifetime, no help from my friends,
So oh Lord, won’t you buy me a Mercedes Benz ?

That’s it!

Nur içinde yatsın…


Robotun elleri

Posted: June 7th, 2009 | Author: MserdarK | Filed under: Video / Ses | Tags: , , , | 3 Comments »

Bülent Ecevit’in 1940 yılında yazdığı ‘Robot’ adlı bir şiir. Can Dündar’ın da değindiği gibi, dönem daha robotların bilimkurgu malzemesi olduğu dönem. Üstelik Ecevit henüz 15 yaşında.

İlginç…

ROBOT

Ellerim dallar gibi açılır bazen Allah’a.
Ki Allah’tır veren bu güçsüz ellerimi benim.
Senin ellerinden güçlü ellerim ki ben verdim,
Onlar kapalıdır Allah’a.
Bir parça demirden ibaretsin Allah’a göre.
Sana verdiğim bir ömürdür,
Ki yaşamadan sürüyorsun sen onu.
Sana bu ömrü verenler senden çabuk ölür.
Çeliğin çürümesi kadar uzaktır bir robotun sonu.
Allah, Allah olduğu için yarattı beni.
Ben Allah olamıyorum ne kadar yaratsam.
Ve tapmıyor bana benim yarattığım adam,
Beni yaratana ben nasıl tapıyorsam…

Bülent Ecevit / 1940


2010 Örovizyon adayımız: Tülay Bolat

Posted: June 7th, 2009 | Author: MserdarK | Filed under: Video / Ses | Tags: , , , | 15 Comments »

Memleketimizin enteresanlıklardan yana ne bereketli olduğu malum. Horoz Mustafa’yı düşünelim mesela:

Ülke olarak fenomen haline getirdiğimiz Örovizyon ise öyle bir konu ki sosyal mecralardaki dalgaları bile iskeleleri yıkıp geçiyor. Gerçek yaşamın da ondan geri kalır yanı yok aslında. İşte Hadise’den sonraki ana hadise: Tülay Bolat!

Read the rest of this entry »


Bülent Ersoy dosyası

Posted: June 6th, 2009 | Author: MserdarK | Filed under: Video / Ses | Tags: | 4 Comments »

Memleketimizin yaşayan en ilginç karakterlerinden Bülent Ersoy’un erkek döneminden bir kesit. Erkek hali bir zulüm gibi. İzleyelim, görelim:

Aynı filmden (İşte Bizim Hikayemiz) unutulmaz anlardan biri de şudur:

Read the rest of this entry »