Every day above ground is a good day.

Akreple kurbağanın öyküsü

Posted: December 25th, 2009 | Author: | Filed under: Genel | Tags: , , , , | 7 Comments »

Yüzemeyen bir hayvan olduğunu gayet iyi bilen akrep, bir gün nehrin öte yanına geçmek zorunda kalır. Ne yapacağını düşünürken suyun yanındaki kurbağayı görür ve yanaşır. Kurbağa korkudan kaçar, uzaklaşır. Akrep kurbağayı sakinleştirir ve sorar,

“Kurbağa kardeş; karşıya geçmem gerek. Beni sırtında taşır mısın?”

Kurbağa gözleri büyüyerek cevap verir.

“Ama ya beni sokup öldürürsen?”

“Olur mu?” der akrep. “O zaman ben de boğulur, ölürüm!”

Kurbağa ikna olur, akrebi sırtlanır, nehre girer, yüzmeye başlar. Tam ortaya gelmişken ensesinde bir sızı hisseder. Vücudu buz kesmeye başlar. Kolları, ayakları histen kesilir. Birlikte dibine gömülecekleri ve bir daha asla çıkamayacakları suya batarken can havliyle sorar:

“Hani sokmayacaktın?”

Akrep mahsun, çaresiz bir yüzle cevap verir:

“Ne yapayım, ben akrebim; huyum bu…”

İlgili olabilecek diğer yazılar

  • 12/06/2010 -- Çaresizliğin yarattığı çözümler
    Çaresiz gibi görünen sorunları çözmenin yöntemi biraz geri çekilip olaylara farklı açıdan bakmak olabilir....
  • 11/24/2011 -- Her şey gayet normal
    Bir padişah, bir vezir, bir hikaye, bir şarkı....
  • 01/02/2011 -- Hep daha parlak bir hedef vardır
    Güzel ve daha güneşli günlerin hevesiyle geçen hayatta, bir türlü huzur bulamayan aklın sınavı....
  • 12/22/2008 -- Çalınan fotoğraf anlarımız
    Çok uzun zamandır aklımda olan ama bir türlü el atıp yazamadığım bir öykü var. Başkalarının fotoğrafları içinde tesadüfen yer alan insanların ekseninde dönüyor.Hani sokakta yürürken birisi (kimi z...

Facebook Yorumları

7 Comments on “Akreple kurbağanın öyküsü”

  1. 1Mak100 said at 03:03 on December 25th, 2009:

    Hintli bir adam suya düşmüş bir kurbağa görür, kurtarayım derken kurbağının kostüm giymiş akrep olduğunu anlar. “Yok artık” der, akrep de “Ehehe he” der, hintli adam zıplayarak oradan uzaklaşır, ta ki sevgi faresi Jamal’a rast gelene kadar..

  2. 2Volkan said at 10:34 on December 25th, 2009:

    Güzel hikaye için teşekkürler.

  3. 3öte said at 18:26 on December 27th, 2009:

    Bu kıssadan hisseyi nice abilerimizden sonra en son bir ay önce evime gelip giden dallamalarla ilgili yakınmalarım üzerine komşum anlatmıştı. Kurbağanın riski bile bile bu işe kalkışması işgüzarlığının göstergesi. İyiki kurbağa beynine sahip değiliz, iyiki herdaim melaike değiliz.

  4. 4Burçin MUMCUOĞLU said at 02:42 on December 30th, 2009:

    Diziler kullanıyor bunları.

    http://www.youtube.com/watch?v=M6y0RvsCHdQ

  5. 5Akrep & Kurbağa | Ayberk Kimsesiz said at 00:16 on January 6th, 2010:

    [...] ait bir hikayenin, kısaltılmış halini mserdark blog sayfasında paylaşmış… Yüzemeyen bir hayvan olduğunu gayet iyi bilen akrep, bir gün nehrin öte yanına geçmek [...]

  6. 6Serkan Özçalık said at 23:48 on January 25th, 2010:

    Örnek alınması gereken anlamlı bir hikaye, teşekkürler.

  7. 7Sevmediğinin derdine düşmek | M. Serdar Kuzuloğlu said at 02:33 on February 21st, 2011:

    [...] Yine de düşünmeden edemiyor insan; birisi neden kendine rahatsızlık, sıkıntı veren bir ‘şeyi’ takip eder? Neden onunla ilgili hınç, kin biriktirmek için bunca emek, ilgi, zaman sarfeder? Serin gölgesiyle bir taşın altında, kıpırdamadan, sessizce izlediği ‘avının’ rehavet anını kollayan insafsız bir akrep gibi. [...]


Leave a Reply