Me, I want what's coming to me. The world, chico, and everything in it.

Yedeğinizin yedeğinin yedeği var mı?

Posted: January 19th, 2009 | Author: | Filed under: Genel | Tags: , , , | 8 Comments »

Ben iyi bir arşivciyim. Görenin şaşırdığı bir evrak, kupür, vs birikimim var. Gazeteciliğin doğasından gereği de değil tam olarak; küçüklüğümden beri böyle bir merakım vardı. İlgi alanlarıma göre derlenmiş, ayrı ayrı dosyalanmış, sınıflandırılmış… Bu işe özenirim. Belki de bu yüzden; sakınan göze çöp batma mecburiyetini de bütün halleriyle yaşarım.

Gazetedeki sayfam haftalık olduğu için her sene teknoloji gündemini 50-52 seferde toplamam gerekiyor. Yani her gün onlarca şey olan bir gündemde 50 sayfada 13-15 haberle seneyi özetlemek… Kolay değildir ve ben de fazlasıyla özenirim. Hiçbir sayfamı 10 saatten daha az bir sürede hazırlamadım. Bu yazma kısmı; hazırlık kısmını pek katmıyorum.

Sayfam yayımlanınca da kesip bir kenara koyarım. 3-4 senelik birikince de gazetedeki arşiv servisine veririm; kendi ciltçilerinde benim için ciltletirler. 14 yıllım birkaç cilde sığmış şekilde evin bir köşesinde duruyor.

İki ay önce yeteri kadar biriktiğini düşünerek son birkaç yıllık sayfaları toparlayacaktım ki yerinde yeller estiğini gördüm. Biraz soruşturunca ortaya çıktı ki, temizliğe gelen kadın onları eski gazete sanıp (ki özünde öyle) ATMIŞ!

Birisi sağ kolumu kesseydi ancak bu kadar üzülürdüm. Sakın abarttığımı da sanmayın.

Sabahlara kadar emek çektiğim, her satırının öyküsünü hatırladığım sayfalar topluca çöpü boylamıştı. Çöplere baktım, hurdacılara sordum yok. Geri dönüşü de yok…

Oysa ben çocuklarım biraz büyüyünce kucağıma oturtup normalde hiç huyum olmamasına rağmen özel hayatımdan; dolayısıyla onlardan bahsettiğim yazımı onlara okuyacaktım. Belki onlar ilerde merak edip bir gün açıp babaları neler yazmış bakacaktı.

Olmadı.

Ne kadar üzüldüğümü hiç kimse tahmin bile edemez.

Tam ateşi küllendirmiştim ki, bir hafta sonra seneler seneler boyu topladığım ve 1,5 terabaytlık sabit diskime emanet ettiğim yaklaşık 1,3 terabaytlık BÜTÜN dijital arşivim buhar oldu. Disklerden biri sorun çıkardı, RAID bağlı olduğu için kurtarılamaz hale geldi. Seagate firması sağolsun aldı diskleri ta Hollanda’ya yolladı ve normalde 20 bin euro tutan bir ‘kurtarma’ operasyonunu da göze alarak girişimde bulundu. Hollanda’dan acı haber geldi; diskin kurtarılacak bir tarafı kalmamıştı…

Sonuçta offline arşivimin büyük bir halkası ve online arşivimin tamamı gitti…

Yıllar önce her şeyimi emanet ettiğim dizüstü bilgisayarım çalınınca da aynı şey olmuştu. Onun için artık taşınabilir cihazlarımda hiçbir şey yüklü değil (detaylarını bu blogda da anlatmıştım:.1, 2). Ama evdeki yedeğimin böyle uçacağını nasıl öngörebilirdim ki? Yedeğin de yedeğini mi almalı? Terabayttan söz ederken bu bile başlı başına dert.

Sahip olduklarımız zamanla bize sahip olurmuş. Demek ki şu an neredeyse kuşlar kadar özgürüm.

İlgili olabilecek diğer yazılar

  • 04/19/2011 -- Tarihe bıraktığımız izler
    Tarih artık yazıyla değil, dijitalleşmeyle başlıyor. Ekranlardan ulaşamadıklarımızın belleğimizde yeri yok....

Facebook Yorumları

8 Comments on “Yedeğinizin yedeğinin yedeği var mı?”

  1. 1Ademoğlu said at 22:01 on January 19th, 2009:

    Ben 40-50 gb ımın üzerine titretken 1,5 TB benim bile içime evlat acısı gibi oturdu. Tabi gazete arşivini söylemeye bile gerek yok. Büyük geçmiş olsun mu denir, ne denir..

  2. 2Volkan Yılmaz said at 00:37 on January 20th, 2009:

    ah canım abim nedir bu aksilikler. veri arşivi ise online tutmak aslında mantıklı ama tb diyorsun abi :) belki blueray diskler bir şekilde paraya kırıp alıp bir kaç ayrı diske yazdırmak da iyi fikir olacaktır ileride ama bunu da temizlikçinin ulaşamayacağı yerlere koymak gerekecek.

    felsefik bir şey yazmak istiyorum izninle;
    “her yedeğin bir başka yedeği vardır çünkü yedek bir yerden yedeklenmiş bir şeydir”.

  3. 3Sinan İŞLER said at 10:17 on January 20th, 2009:

    bir insan bu kadar talihsiz olur…
    söz bulamıyorum.

  4. 4yusufunalemi said at 12:43 on January 20th, 2009:

    bu da sitenizde okuduğum ikinci kayıp yahu.(birincisi balık mevzusu,bir üst yazınız malum )1,3TB alanı ise tahayyül edemiyorum.ben blogumda iki fırt fotom silindiğimde kalbim duracaktı onları bulup yerine oturtanaca tekrar ki bende yedekli olmalarına rağmen :)
    geçmiş olsun demeye varmıyor klavye yani.

  5. 5Said Murat said at 20:15 on January 28th, 2009:

    Kesinlikle geçmişler olsun demek filan yeterli olamaz. Çünkü ben de senin gibi arşiv hastasıyım. Küçüklüğümden beri bi takıntı. Filmleri, fotoğrafları geçtim, her türlü yazı, minik fotoğraf, avatar, ikilik, dörtlük, video klip, mail adres listesi, telefon listesi, gelen kutusunun yedeği, hafıza kartımın yedeği, projelerimin 2şer 3er yedekleri, sevdiğim sanatçıların-işadamlarının fotoğrafları ve biyografileri… ne varsa saklarım :D =)) Gazetelerde de sevdiğim kişilerin röportajlarını kesip saklarım. Ama pek sağlıklı olmuyor nedense… =) Ben de sadece 250 GB’lık disk var. Bir de 120gb laptop’ımda alan var. Ben bunlar yok olsa bile kahrolurum. Tamam, yedeğimin yedeği var. Ama yine de üzüntümü kimsenin anlayamayacağını biliyorum. En azından benim gibi arşiv delilerinin olduğunu bilmek sevindirdi abi. :D
    Tekrar tekrar geçmiş olsun abi… Televidyon’da harddiskinden biraz bahsetmiştin sanki. Ordan da hatırlıyorum biraz…

  6. 6adonis said at 00:53 on January 29th, 2009:

    Serdar bey, inanın çok üzüldüm. Sanırım daha öncede arabanızın camını patlatmışlar ve bir hazine daha kaybetmiştiniz. Aslında haklısınız bence çok önemliyse yedeğinde yedeği olmalı! Hele hele samsung’un 750GB lık ve KDV dahil 165YTL lik bir sata harddiski piyasada varken ;)

  7. 7ali said at 02:12 on February 7th, 2009:

    1.3 terabaytlık arşivim gitse intihar ederdim galiba. çok büyük bir acı.. geçmiş olsün.

  8. 8fundalina said at 11:32 on September 18th, 2009:

    Sabah benim de BÜTÜN dijital arşivim buhar oldu. Ölmek istiyorum şu anda…


Leave a Reply