Me, I always tell the truth. Even when I lie.

Bir nefes sıhhat

Posted: January 11th, 2010 | Author: MserdarK | Filed under: Kişisel | Tags: , , , , , | 33 Comments »

Rahmetli anneannemin ardından yazdığım yazıda şöyle demişim

Giderayak sağlığın aslında çok az insana bahşedilen bir hediye olduğunu hatırlattı bana. Doyasıya nefes almanın, kana kana su içmenin, şöyle bir yaslanıp gerinmenin, kalkıp birkaç adım yürüyüp kafa dağıtmanın, neşeli bir sofrada, tadına vara vara mutluluk içinde bir şeyler atıştırmanın, şen şakrak bir sohbet etmenin nedense görmezden geldiğimiz bir armağan olduğunu gösterdi hepimize. En acısı, zihnimizin en dibine gömdüğümüz ölüm denen şeyin kimi hallerde yaşamaya yeğlenir olduğun öğretti.

Kimi acı örnekleriyle yaşamış biri olarak tekrarlamam gerekir ki, nefes almanın, su içmenin, bir lokmayı çiğneyip yutabilmenin bile nimet olduğunu asla unutmamak gerek. Sağlık yoksa geride kalan her şey yalan, teferruat. Bazen nefes alabilmek bile yeterli bir nimet…

Ortaokul yıllarımda Türk Hava Yolları’nın tatil kampında (galiba Mimar Sinan’daydı) cengaverlik olsun diye kayalık bir alana balıklama atlamıştım. Suya girmemle suratımın her tarafının sivri kayalarla çatırdaması bir olmuştu. Sudan çıktığımda her tarafımdan kan fışkırıyordu.

Ne şanslıymışım ki hala kulaç atabiliyordum. Zira Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği‘nden detaylarını öğreneceğiniz gibi etrafınızda gördüğünüz felç ve dolayısıyla engelli insanların büyük bir bölümü aynen o yaptığım cengaverlik yüzünden hayatının kalan kısmını tekerlekli sandalyeyle geçirmek zorunda kalıyor.

Ucuz atlattığımı sandığım o gösterinin aslında acı bir anı bıraktığını yıllar sonra anladım. Burun kemiğim yamulmuştu. Dışarıdan değil, içeriden…

Yani görünüşte hiçbir şey yoktu ancak iç kanalda ciddi yamulmalar meydana gelmişti.

Ehliyet aldıysanız ilkyardım derslerinden hatırlarsınız. İlkyardım çantasında metrelerce gazlı bez / bandaj bulunur. Bunun bir sebebi de olası bir kanamada burna tampon yapmak içindir. Burnun içerde kalan kısmındaki boşluk 2 metreye kadar bandaj alabilir. Aşağıda burnun kesitine bakarsanız nereden bahsettiğimi daha iyi anlayabilirsiniz.

Burun kesiti

Deviasyon olarak adlandırılan bu yamukluğun en büyük derdi uykuda çıkar. Burnun bir tarafı hep kapalıdır. Asla ihtiyacınız olan havayı alamazsınız. Uykunuzda dinlenemezsiniz. Yatakta döner durursunuz. Bende olmadı ama et büyümesiyle birleşen daha da ileri durumlarda horlama ve uyku apnesi de olabilir. Sinüzit ağrıları da cabası…

Üstelik deviasyon için bir kaza / darbe de gerekmez. Aileden gelen türü de son derece yaygın. Türkiye’de her yüz kişiden 70′inde burun kemiği eğriliği bir şekilde var.

Bakın bir de uzmanından izleyelim

Kemik ve kıkırdakla dolu bu kısımdaki sorunum dermansız bir dert değildi. Ameliyatla halloluyordu ama kazara o ameliyatın görüntüsünü bir belgeselde izleyince tövbe ettim. Burada göz korkutmamak için anlatmayacağım.

Yöntemin korkusundan yıllarca çektiğim bu dertle ilgili hayatımın değişmesi Ali’nin bir yaramazlık sonucu burnuna dev bir jaluzi perdeyi indirmesiyle oldu. Tedavi ettirmek için hemen çocukluğumun birlikte geçtiği, aynı zamanda akrabamız olan Mert Bilgili‘ye gittik (Mert göreceğiniz en benzersiz, en iyi niyetli ve anlayışlı doktorlardan biridir. Sözüme güvenirseniz mutlaka bir şans verin). Ali’nin işi bitince ben de yıllardır hayatımı zindana çeviren derdimi söyledim. O sayede yöntemin artık çok kolaylaştığını öğrendim.

Hemen kararımı verdim, bir hafta sonrasına randevulaştık.

Geçtiğimiz Cuma günü sabah erkenden ameliyata girdim. Yarım saat sonra çıktım, bir yarım saat sonra kendime geldim. Pazartesi’ne kadar azalan oranda dertli bir süreç yaşadım. İlk gece resmen kabustu. Mikro cerrahi yöntemiyle küçücük aletlerle, en az kesik, en az dikiş ve en az kemik alımıyla yürüyen ameliyata; en önemlisi ameliyat sonrası burun içine bez bandaj yerine silikon tabanlı (yani nispeten nefes alabilmenizi sağlayan) tampon konulmasına rağmen o günler gerçekten zordu.

Zorluğun sebebi burunda biriken iltihaplı sıvıların kanalı tıkaması ve sürekli ağızdan nefes almak zorunda kalmak. Ağızdan nefes almak kesinlikle bir işkence metodu…

Bugün öğleden sonra silikonu çıkarmak için Mert’e gittim. Bir dikişi kesip çıkardı, ardından kaşla göz arasında tamponları çekip aldı…

İŞTE O AN!

Benim kelime haznem o anı tarif etmeye yetmiyor. Anlatmak da mümkün değil zaten. Yıllar sonra ilk defa nefes aldığınızı düşünün. Hem de nefessizlikten ölmek üzereyken. Çölde su gibi…

Şu an resmen yeni bir hayata uyanmış gibiyim. Bu geceki uykumu ve yarın nasıl uyanacağımı çok merak ediyorum. Mert’in dediğine göre iki hafta içinde burun kanalımdaki yaraların kabukları da dökülecek ve tamamen normale dönecekmişim.

Bana şu hali bile yeter oysa ki…

Eğer böyle bir derdiniz varsa hemen yarın bir doktora gidin, randevunuzu alın, ameliyatınızı olun.

Hemen!

İlgili olabilecek diğer yazılar


33 Comments on “Bir nefes sıhhat”

  1. 1 Burçak Çubukçu said at 02:36 on January 12th, 2010:

    Geçmiş olsun. Demek artık işler kolaylaştı. Cesaret verici yazı için teşekkürler. Bir ara gidip ameliyatımızı olalım o halde.

    This comment was originally posted on FriendFeed

  2. 2 M. Serdar Kuzuloglu said at 23:40 on January 11th, 2010:

    Biraz da uykusuz halde yazdım ama merak ettikleriniz varsa sorun, bilgi ve tecrübelerim tazeyken yazıya ekleyeyim.

    This comment was originally posted on FriendFeed

  3. 3 Burçak Çubukçu said at 23:41 on January 11th, 2010:

    Sinüzit illeti de bitiyor değil mi?

    This comment was originally posted on FriendFeed

  4. 4 Mustafa İPEK said at 02:42 on January 12th, 2010:

    Bu kemik eğriliğinden bende ve kardeşlerimde var. Bunca yıl yaşadığım bu sorunla bundan sonrada yaşayabilirim diyerek erteliyordum. Bu yeni teknik yaygın mı? Devlet karşılıyor mu? Sesiniz değişti mi?

    This comment was originally posted on FriendFeed

  5. 5 irfan ÖZTÜRK said at 02:45 on January 12th, 2010:

    ailemin yanına gittiğimde kardeşlerimle aynı odada yatmazdım çünkü benden bir ufak kardeşimin burun kemiğinde sorun vardı ve burnundan nefes alamazdı. ve sürekli horlardı. eh yani yaratılışından dolayı olduğundan ses cıkartmaz paso kanepede yatardım. tv olan odada. böylece her akşam tv izlerdim kaçırmazdım envayi çeşit filmleri. ama bu yaklaşık 10 yıl sürdü, üniversite yıllarımı dışarı çıkartırsak. Neyse. Kardeşim askere gittiğinde ameliyat oldu orada. Bende askerdeydim o ara, aradı söyledi bana abi dedi nefes almak ne güzelmiş yahu, neler çekmişim yıllarca. Şimdi gayet rahat yatıyor, 20 yıl boyunca kötü uyumalar bitti. burnu da düzeldi baya. Geçmiş olsun Serdar Bey.

    This comment was originally posted on FriendFeed

  6. 6 M. Serdar Kuzuloglu said at 02:50 on January 12th, 2010:

    Sinüzitin de bu operasyon sonrası ortadan kalkması bekleniyor. Sesim değişti, şöyle ki artık burnum tıkalı gibi değil, daha net çıkıyor sesim. Daha hala kanallarda iltihap olduğundan tam olarak anlaşılması 2 hafta sonra olacak.

    This comment was originally posted on FriendFeed

  7. 7 murat nahcivani said at 23:54 on January 11th, 2010:

    Geçmiş olsun, iyi geçmiş olmasına sevindim. Ben denedim, başarısız oldum. Hala doktordan doktora akıyorum.

    This comment was originally posted on FriendFeed

  8. 8 A. Kıvanç Tanrıkulu said at 02:56 on January 12th, 2010:

    Tekrar geçmiş olsun. Benim için önemli bir yazı oldu bu. Eminim benim gibi birkaç kişinin KBB’cilerin kapısını aşındırmasını sağlayacak.

    This comment was originally posted on FriendFeed

  9. 9 A. Kıvanç Tanrıkulu said at 23:56 on January 11th, 2010:

    Tekrar geçmiş olsun. Benim için önemli bir yazı oldu bu. Eminim benim gibi birçok kişinin KBB’cilerin kapısını aşındırmasını sağlayacak. Eline sağlık.

    This comment was originally posted on FriendFeed

  10. 10 Fethi KAVAL said at 03:17 on January 12th, 2010:

    Ameliyat sonrası ilk videonu teknosohbetten izliycez bakalım abi, inşallah esprili ses tonunda bi değişme olmamıştır:) geçmiş olsun.

    This comment was originally posted on FriendFeed

  11. 11 Onur ALMIŞLAR said at 03:35 on January 12th, 2010:

    Geçmiş olsun abi…

    This comment was originally posted on FriendFeed

  12. 12 Turgut Şimşek said at 01:48 on January 12th, 2010:

    Çok geçmiş olsun.

    Ben de aynı opersyonu geçirdim. Ameliyat öncesi burnumu kapatarak ağızdan nefes alma alıştırmalara yapmıştım ama başarılı olamadım. Korka korka ameliyat koltuğuna oturdum.

    Ameliyat sonrası da tamponları aldırma korkusu yaşamıştım ama hiçbiri korktuğum gibiolmadı. Anlattığınız gibi tıp çok ilerlemiş durumda ağrısız sızısız atlattım.

    Tek şikayetim, burnumda kuruluk olması ve ara ara kanıyor olması.

    Umarım sizde bunlar olmaz.

    Tekrar geçmiş olsun.

  13. 13 Miss Rainb0w said at 02:20 on January 12th, 2010:

    Ben de geçen yıl burun ameliyatı oldum.Belirtiler yine sinüzitim olduğu izlenimini veriyordu. Normalde hiç zorlanmazken;merdiven çıktıktan sonra nefes nefese kalmaya başlayınca ya da hem konuşup hem yüyürken nefesim tıkanmaya başlayınca bir terslik olduğunu anladım. Yalnızca et büyümesi varmış. Ufak bir ameliyatla atlattım çok şükür. Kemik olunca durum biraz daha farklı oluyor, annemde de kemik eğrilmesi de vardı içe doğru. ( Evet benim durumum biraz da ırsi :) ) )

    Ameliyattan ziyade tamponun çıkarılma kısmı beni ürkütmüştü, başa gelen çekiliyor :) Ameliyatın ilk günleri tamponlu burunla uyumanın çok zor olacağını duymuştum ama böylesini tahmin etmemiştim. Gece dilim kuruduğu için sık sık uyandım. Buhar makinesi çalıştırmak ya da yanınızda sürekli içmek için su bulundurmanız gerekiyor.

    Söylediğiniz gibi burun ameliyatı eskisi kadar korkutucu değil. Dişçiye giderken hissettiğim gibi hissetmiştim kısmen de olsa.(Ameliyatımın hafifliğinden de olabilir bilmiyorum.)

    Eminim çok rahat edeceksiniz.
    Geçmiş olsun :) )

  14. 14 aHMET said at 05:22 on January 12th, 2010:

    Şahsınıza münhasır o ses tonunuz yerini neye bıraktı çok merak ediyorum, eğer çok değiştiyse bir karakteristiği kaybetmek acı verecektir sanırım insana. Kabalık olabilir ama merak ettiğim bu yöntemin maliyeti. Zira öğrenciyken ve özel sigorta olmadan bu işlere girişince SSK’da üretim bandı gibi ameliyatları çekmek zorunda kalıyor insan.

    This comment was originally posted on FriendFeed

  15. 15 bejemeyenweled said at 02:25 on January 12th, 2010:

    Geçmiş olsun ((=

    This comment was originally posted on FriendFeed

  16. 16 metehan said at 05:28 on January 12th, 2010:

    Gecmis olsun.

    This comment was originally posted on FriendFeed

  17. 17 Tolga Gezginiş said at 05:54 on January 12th, 2010:

    Herşeyden önce geçmiş olsun, bu ameliyatı ben de diğer arkadaşlar gibi eninde sonunda olacağım, sadece erteliyoruz aslında. Garip bi korku, fakat tek tarafı kapalı olan bir burundan nefes almak çok daha zor, darısı ameliyat olmaya cesaret edemeyenlerin başına, benim gibi :)

    This comment was originally posted on FriendFeed

  18. 18 İbrahim Uzun [ j ] said at 06:08 on January 12th, 2010:

    Geçmiş olsun ben de muzdaribim aynı dertten. Burundan nefes alamamak kötü gerçekten.

    This comment was originally posted on FriendFeed

  19. 19 asi_kardelen said at 09:37 on January 12th, 2010:

    Öncelikle çok gemiş olsun.. Yazılarınızı göremeyeceğimden korktum bir an…. Yaf birde dikkatimi yorumlar çekti. Severlerinizin de sizin gibi aynı sorundan muzdarip olmaları umarım genetik değildir…yada bulaşıcı değildir..hani üzüm üzüme baka baka kararır olayı gibi… hani öyle ise ben korsan korsan sizi izleyeyim… hastaneleri sevmem, doktorlarıda..

  20. 20 egemavisi said at 11:42 on January 12th, 2010:

    Geçmiş olsun.

  21. 21 Çağdaş Ünal said at 13:02 on January 12th, 2010:

    Geçmiş olsun. Neyse ki kısa sürede toparlanmışsın. Sanırım 2010′un sana ilk getirdiği şey sağlık oldu. Ali’ye sevgiler :) )

  22. 22 Yigit Kiran said at 13:03 on January 12th, 2010:

    Çook geçmiş olsun.. Benim deviasyon operasyonu haricinde 3 insana yetebilecek trabzon orjinli uzun burnumu estetik vasıtasıyla en azından yarıya indirme planım var, tıbbın yeterince gelişmesini bekliyorum :)

  23. 23 Kasim said at 13:03 on January 12th, 2010:

    Abi gecmis olsun

  24. 24 ahmet said at 13:03 on January 12th, 2010:

    geçmiş olsun üstad…

  25. 25 Soner said at 13:03 on January 12th, 2010:

    Benimde burun/geniz eti diye tabir ettikleri bir rahatsızlığım var. Bir kere 9 yaşımda amelyat olmuştum ama şuanda sağ burun deliğimden %30 civarında nefes alabiliyorum.. Tekrar geçmiş olsun diyor ve bende ilk fırsatta doktoruma gidiyorum :)

    This comment was originally posted on FriendFeed

  26. 26 sezgi said at 13:14 on January 12th, 2010:

    Nefes almakta zorlananlara duyurulur http://mserdark.com/kisisel/bir-nefes-sihhat

    This comment was originally posted on Twitter

  27. 27 Siracel said at 16:17 on January 12th, 2010:

    Geçmiş olsun.

    This comment was originally posted on FriendFeed

  28. 28 Uğur Mustafa Dinç said at 01:56 on January 13th, 2010:

    Benim burnumun içinde de biraz eğirilik varmış. Horlamam için doktora gittim, öyle dedi. Ama sonra dedi ki belki de horlaman bundan değildir, boşu boşuna etini koparmayalım.

    This comment was originally posted on FriendFeed

  29. 29 Uğur Mustafa Dinç said at 04:57 on January 13th, 2010:

    Sonra bana büyük bir üniversite hastanesine gitmemi tembihledi. Küçük devlet hastanesinin hâli işte. :(

    This comment was originally posted on FriendFeed

  30. 30 Mert Bilgili said at 15:50 on January 14th, 2010:

    Sevgili Kardeşim,
    Nazik iltifatların için teşekkür ederim. Ayrıca ekleyeyim. Maharet sadece bende değildir. Elimdeki kumaşta iyiydi. Malzeme iyi olunca sonuç da iyi oluyor.
    Sevgiler :) ))

  31. 31 Nurettin said at 04:48 on January 16th, 2010:

    Ben de o 70 kişiden biriydim.
    Öğrenciliğin sosyal güvenliğinden yararlanıp Cerrahpaşa’nın doktorlarına teslim etmiştim kendimi, 13 yıl önce.
    Ama anladığım kadarıyla sıkıntı babında pek bir gelişme olmamış. Yada Cerrahpaşa zamanının ilerisindeydi.
    Lokal anesteziye rağmen acıdan gözlerim kan çanağına dönmüştü. Ameliyat sonrası burundaki tamponlardan dolayı yaşadığım yutkunma zorluğu da ayrı bir dertti. Yutkunamayan ben, sıhhatin değirini işte o zaman yaşadım, anladım.
    O tamponların kaşla göz arasında çıkarılması mevzusuna gelince; erkekliğin şanından olsa gerek, ister istemez gözden akan sicim yaşlara hiç değinmemişsiniz :)

    Zor kısmını geçirmişsiniz, geçmiş olsun.

  32. 32 Engin Tüzün said at 12:23 on January 16th, 2010:

    Geçmiş olsun. Asıl değişimi ilk denize girdiğinizde yaşayacaksınız. Tuzlu su yakacak burnunuzu ve alışılmışın dışında bir basınç hissedeceksiniz burun deliklerinizde. İkisi de çok tatlı bir his. Ama bu his sadece ilk denizle buluşmada olacak.

  33. 33 MserdarK said at 13:44 on January 16th, 2010:

    Nurettin Bey, bahsettiğim gibi artık tamponlar silikon tabanlı. Dolayısıyla çıkarırken hissetmiyorsunuz bile. Tereyağından kıl çeker gibi. Ayrıca genel anestezi ile yapıldığından mutlulukla uyanma dışında hiçbir şey hissetmedim.


Leave a Reply

  • Spam Protection by WP-SpamFree