Hayatımın en zor, en acılı 3 günü
Posted: September 21st, 2011 | Author: MserdarK | Filed under: Kişisel | Tags: cenaze, kanser, ölüm, pankreas, vefat | 199 Comments »(Kimi konuşarak, kimi yalnız kalarak, kimi düşünerek, kimileri de başka şeyler yaparak rahatlar. Ben sıkıntılı anlarımda yazarak rahatlıyorum. Bu yazının da amacı bu. Okursanız aklınızın bir köşesinde bulunsun)
Kanser bize hep uzaktı.
Kutuplarda can veren foklar, okyanusta sızan petrol, Adana-Pozantı karayolunun 16. kilometresindeki trafik kazası, Japonya’daki deprem gibi.
Ne beter bir illet olduğunu, ne canlar yaktığını, ne ocaklar söndürdüğünü bilirdik de bilmezdik. Acısını hisseder ama tam olarak nedir, ne değildir kestiremezdik.
Meğer yaşayarak öğrenmemiz gerekiyormuş.
Babam sağlığına dikkat edenlerdendi. (Teknik olarak kayınpederim oluyor ama ona hep baba dedim. Öz babam kadar sevdim. O da beni kendi çocukları kadar sevdi. O babam, ben de oğluydum)
Kilometrelerce yürür, içki-sigara içmez, spor yapar, az ve sağlıklı yerdi. Hiçbir stresi, sıkıntısı, borcu, harcı, derdi yoktu. Göbeği bile olmamıştı hiç ama gözle görülür şekilde kilo vermeye başlamıştı. Az yemesine bağladığımız bu durum zamanla kalıcı hale geldi. Canımızı sıkmaya başladı.
Bir gün aniden gözleri görmez oldu! Gözüne pıhtı yerleşmiş. Sebebiysi kansızlık. Doktorlar bu yaşta bu tip kansızlığı hayra yormadı. Tahlil üstüne tahlil derken acı haber geldi: pankreas kanseri! Hem de en kötü türünün en son evresi.
Son evre dediğime de bakmayın; dünyanın en hızlı seyreden kanser türlerinden biri. Yani en fazla birkaç aylık dönemden bahsediyoruz. Teşhis ve tahlil döneminde günler bazında erimeye başladı. Tam o esnada geçirdiğim motor kazasını bu yüzden ailemden kimseye söyleyemedim. Acil serviste tek başıma rontgenden MR’a giderken ailem hastanede babamın yanında koşturuyordu.
Doktorlar hep kibarca yapacak bir şeyin olmadığını söylüyor, uğraşıp hastayı iyice yormamamızı istiyordu. Mantık da böyle söylüyordu ama babanız ölürken mantık yürütmek kolay olmuyor. Allah kimseyi o duruma düşürmesin.
Eşim birkaç hafta içinde bulabildiği bütün doktorlara, uzmanlara danıştı. İlk doktor 6 ay ömür biçmişti, diğerleri birkaç ay. Birkaç ay insana uzun geliyor böyle bir durumda. Koskoca birkaç ay! Pek çok şeye yeter…
Babam hastanede yatmak istemiyordu. Saygı gösterdik. Sadece sürekli düşen kan değerleri için bir-iki defa hastaneye kan nakline götürdük. Aynı dönemde yemek yemeyi reddetmeye başlamıştı. Teşhisten üç hafta sonra yataktan kalkamaz haldeydi. İlerleyen günlerde su içmeyi de reddetmeye başlayınca serum bağlattık.
O ara sol tarafına felç geldi.
Geçen hafta, 13 Eylül sabahı ziyaretine gittim.
Babam zayıflamanın da ötesine geçmiş, belinin üstünde kelimenin tam anlamıyla ‘bir deri, bir kemik’ kalmıştı. Belinin altı; yani ayakları ise ödemden davul gibi şişmişti. Hep yatıyor, konuşamıyordu. Zorla nefes alıyor, ısrarla bir şeyi sorunca basit tepkiler veriyordu. Hepimizin tek merakı acı çekip çekmediğiydi. 3 kere sorduğumuzda ‘hayır’ der gibi başını salladı. Sevindik. Gülümseyemedik ama ÇOK sevindik.
Hep işaret ediyor, elinin tutulmasını istiyordu. Bir süre de ben tuttum. Elleri BUZ gibiydi. İçimden bile söylemeye dilim varmadı ama sahiden bir ölü eli gibiydi (insan tenindeki o ölüm soğukluğunu bilen bilir).
Bir şeyler söylemeye çalıştım, bana bakar gibi oldu. O an rahmetli anneannemde gözlediğim bir şeyle karşı karşıya geldim: gözünün feri gitmişti. Buna şahit olmanızı istemem. Gözlerde görmeye alışkın olduğunuz o parlaklığın yerini bulanık, soluk bir şey alır. Işıltıdan eser kalmaz, bakışlar bir şey ifade etmez.
Babam kafasını çevirip baktı ama beni gördü mü, elini tutan, onunla konuşanın ben olduğumu anladı mı bilemiyorum. Onu çok sevdiğimizi, elimizden geleni yaptığımızı, bizim için çok değerli olduğunu söyledim. Dua ettim. Elini öptüm. Hiçbir tepki vermedi.
Hep ağzından nefes aldığı için dudakları kurumuş, yara olmuştu. Ağzının içinde de yaraları seçebiliyordum. Nemlendirici kremler bile fayda etmiyordu.
Eve gelen doktorumuz yapılması gereken her şeyin zaten yapıldığını, yanında olup destek, moral vermekten başka yapacak bir şey kalmadığını söyledi. En fazla 4 hafta yaşayabileceğini ekledi. Sırada bilinç kapanması ve ölüm öncesi kanser ağrıları başlayacaktı. Ağrıların çaresi vardı; acı çekmeyecekti ama diğer hiçbir şeyin yoktu.
Kanser pankreastan karaciğere sıçramış, vücudun birçok yerine yayılmıştı çoktan.
Daha onlarca sene yaşaması beklenen koca babamız gözümüzün önünde eriyip gidiyordu. Ve hiçbir şey yapamıyordunuz. Para, dua, şans; hiçbir şey fayda etmiyordu…
Planlar, küçük molalar
16 Eylül Cuma günü sabah fizik tedavi seansım o kadar acılı geçti ki ağlamamak için kendimi zor tuttum. Kafamı dağıtmak için kendimi biraz şımartmak istedim. Ağrılar içinde önce İstiklal Caddesi’ndeki Garanti SALT’taki iki galeriyi, sonra Tepebaşı’ndaki Sahaf Festivali‘ni gezdim. Ardından dakikalarca boş taksi bulamayınca elimdeki kitapların da koluma yüklediği ekstra acıyla Şişhane’den metroya bineyim dedim. Yolumun üstündeki İKSV dükkanına biraz göz attım, ufak tefek bir şeyler aldım. Tam o esnada uzun zamandır görüşemediğim bir arkadaşım aradı. Tünel’deymiş. Haydi dedik buluşalım; birkaç adım ötedeki restoranda oturduk. Güzel bir sipariş verdik.
Nispeten hafiflemiş acımı unutmak üzereydim. Güzel bir gün geçirmiştim. Gece de ağrıdan uyuyamamış, epey uykusuzdum. Biraz sonra evde mışıl mışıl uyuyacaktım. Ama motor kazam sayesinde aldığım en büyük dersi unutmuştum: hayatta en saçma şey plan yapmaktı.
Siparişler masaya geldikten birkaç dakika sonra eşim aradı. Babamızın damar yolunda problem vardı ve ne yapabileceğimizi soruyordu. Birkaç dakika sonra tekrar aradığında fenalaştığını ve yanına gideceğini söyledi. Yemeği yarıda bırakıp taksi bulmak için sokağa fırladım. Taksiye bindiğimde tekrar telefonum çaldı. Eşimin çığlıklarından söylediği anlaşılmıyordu ama ne olduğunu anlamıştım.
Babam o dakika son nefesini vermişti…
Berbat bir Nişantaşı trafiğinden çıkardığımız aracımızla bitmeyecek gibi gelen bir yolun ardından eve ulaştık. Babam hayatının son günlerini geçirdiği yatağının hemen yanında, halının üstünde, beyaz bir çarşafın altında yatıyordu. Sağlık ekiplerinin çabaları işe yaramamış.
Çenesi bağlı yüzünü açtılar. O kadar huzurlu görünüyordu ki üzülemedim. ‘Huzur içinde yatsın’ dedikleri oydu işte. Bir insanın yaşayabileceği en büyük dönüşümü geçirdiği iki ayın ardından artık eski günlerindeki kadar huzurluydu.
Acının prosedüre karıştığı anlar
Defin için Mezarlıklar Müdürlüğü’nü aradık. Belediye’den bir doktor geldi, bedenini tetkik etti, yeşil bir kağıda ölüm raporunu yazdı verdi. O kağıtla o güne dek yolunu bile bilmediğim Karacaahmet Mezarığı’ndaki ofise gittim. Nakil aracıyla eve döndüm. Bir çarşafı keserek yaptığımız kuşaklarla babamı bağladık. Komşuların yardımıyla merdivenlerden indirip önce tabuta, ardından araca yerleştirdik (boş tabutun bile ne ağır olduğunu yarı sakat kolla kaldırmaya çalışınca anladım). Gasilhane içindeki morgda bir ‘göze’ yatırdık.
Eskişehir’e gömülmek istemiş. Nakil için yine Belediye’nin bir aracını ayarladım. Bir de refakatçi. Gece yola çıktılar. Oradaki akrabalar da gasilhane, imam ve mezar işlerini ayarladı.
17 Eylül Cumartesi günü birkaç saatlik uykuyla direksiyon başına geçtim. Öğle namazının ardından babamı Eskişehir Asri Mezarlığı’na defnettik.

Sevdiklerinizden geriye kalan bu oluyor.
Birkaç saat sonra yine otomobille İstanbul yolundaydım. Gece televizyon programım vardı ve ben ekran başındaki insanlara 2 mutlu saat geçirtmekle yükümlüydüm. Benim için gerçekten çok zor bir program oldu. Sürekli babamın mezarı gözümün önüne geliyordu. Sağ kolum ister istemez yardım ettiğim tabut taşıma ve benzeri işlerden dolayı yayın boyunca dayanılmaz ağrılar içindeydi.
Programın ardından her zaman olduğu gibi ekiple toplantımızı yaptık, eksik, gediklerin üstünden geçtik, hataları not ettik ve biraz kafa dağıtmak için Karaköy’de bir kahveye oturduk. Sabahın ilk saatlerine doğru ilerliyorduk. Telefonum çaldı ve hala Eskişehir’de olan eşimden ikinci şokun haberini aldım.
Babamızın üzüntüsüne dayanamayan dayımız da kalp krizinden vefat etmişti!
Hemen eve döndüm. Bir duş aldım, üstümü değiştirdim ve bir taksiyle ucu ucuna yetiştiğim sabah 7 treniyle yine Eskişehir’e yola çıktım.
Durum felaketti. Babamın vefatıyla yıkılan büyükanneye kimse dayıyı söyleyemiyordu. Kimileri anlatılmasının gerektiğini, kimilerinin sonra paylaşmanın daha uygun olacağını öne sürüyordu. Babamın üzüntüsünü unutmuş, daha topluca bir dua bile edemeden dayımızın acısına düşmüştük. Bir yandan da büyükannemiz anlamasın diye üzülemiyorduk. Gelenlere, arayanlara da bu durumu tek tek tembihliyorduk.
Bir vefatın ardından yaşayabileceğiniz en garip durum anlayacağınız.
Pazartesi kılınan cenaze namazının ardından dayımızı da babamızın hemen bitişiğindeki mezara gömdük. İki gün önce başında dua ettiği mezarın yanına…
Büyükanneye alıştıra alıştıra söylemeye çalıştık. Daha yoğun bakım der demez çenesi titredi, tansiyonu 20′ye fırladı ve acil servise kaldırdık. Vazgeçtik.
Salı sabahı annem söyleyiverdi.
Bu 3 gün içinde yorulmadığım kadar yoruldum, üzülmediğim kadar üzüldüm. Yazacak o kadar çok şeyim var ki, onlarca sayfa böyle devam edebilirim. Bazı konulara ayrıca, başka yazılarda değineceğim zaten.
Ama bu yazının özeti şu olsun:
- Hayat kestirilebilir bir şey değil. Onun için hiçbir şeyi ertelememeye çalışın.
- Plan yapmayın. Planların tutması mucizevi bir şey. Tutanlar da aklınızı çelmesin sakın. Zira bir planın bozulması için milyonlarca sebep / ihtimal var. Hayatınızı mucizelere bağlamayın. Olduğu gibi yaşayın. Her şeye hazırlıklı olmaya çalışın.
- Kanser, ama özellikle pankreas kanseri; ve özellikle bazı pankreas kanseri türleri sapasağlam görünen birini birkaç hafta içinde eritip bitirebiliyor. Bunu kabullenmeye çalışın. Her şeye hazırlıklı olun. Hastanızın kalan ömrünün günlerle kısıtlı olduğunu sakın unutmayın.
- Ölüm kimi zaman, kimi hastalarda yaşama tercih edilir hale gelebiliyor. Yaşamasını istediğiniz insanların yerine kendinizi koymayı deneyin. O haldeyken sizin dileğiniz ne olurdu düşünün. Özellikle kurtuluş, geri dönüş şansı yoksa…
- Hepimiz bir gün öleceğiz ama ‘sıralı ölüm‘ denilen şey önemli. Sıra bozulunca tahammül etmek zorlaşıyor.
- Bir vefatın ardından yapılabilecek en iyi şey onun için dua etmek ve geride kalanlar olarak elimizdekilerle yaşamanın kıymetini bilmek, şükretmek.

Hepsi birilerinin canı, hepsi biriciği. Dağ, taş, on binlerce acıya evsahipliği yapıyor.
Allah hepsine rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar.







Başın sağolsun.Allah sabır versin….
başın sağolsun…. 2 kelime sadece, ama elim yazmadan edemedi. hissettim resmen.
İşte bu yüzden Allah sevdiklerini erken yanına alır derler. Belki de sevdiklerinin ölüm acısını çekmesinler diye. Başınız sağolsun…
Aynı acıları bizde 5 yıl öncesinde yaşadık. Sözlerin yazıların gerçekten kifayetsiz kaldığı anlamını yitirdiği anlar bunlar. Tüm ailenizin başı sağolsun ,mekanları cennet olsun.
Başınız sağolsun. Ben de aynı duyguları rahmetli dedemin hastalığında yaşamıştım.İnsan sevdiğini o şekilde görünce gerçekten üzülüyor ve belki öldüğüne çektiği sıkıntılardan kurtulduğu için de sevinebiliyor. Tekrar başınız sağolsun.
Başınız sağolsun…
Başın sağolsun Serdar abi, nur içinde yatsınlar…
Acılarınızı tüm içtenliğimle paylaşıyor, sabır diliyorum. Aslında yaşadığımız her bir gün, çok büyük bir şans ve çok değerli bir hazine.
Allah rahmet eylesin.
Hayatta en çok korktuğum şey şu yaşımda ailemden herhangi bir kimseyi kaybetmektir. Hiçbir kayıba benzemezmiş çünkü..
Babaannem anlatır annesinin ölümünü, “ölenle ölünmüyor” diyor ama “bir daha da gülünmüyor..” diye ekliyor..
Başınız sağolsun.
pazar günüydü anneciğimin 40 mevliti. karaciğer kanserine yenik düşmüştü.
acınızı anlıyorum ve içtenlikle sabırlar diliyorum. Allah rahmet etsin.
Başınız sağolsun. Acınızı paylaşıyorum. Allah size ve sevdiklerinize sabır versin.
Açıkcası okurken zorlandım, gözlerim doldu. Seni tahmin edemiyorum bile…
Allah sabır versin, başını sağ olsun…
Mekânları cennet olsun…
Çok geçmiş olsun ve başın sağ olsun paşam. Allah sabır versin, tüm aile fertlerine.
Başınız sağolsun, insanın başına gelmeden bazı şeylerin farkına varması çok zor oluyor.Televizyonda haber olan kazaları izlerken, önemsemeyip kanal bile değiştirirken, bir gün telefonda canımdan bile çok sevdiğim iki arkadaşımın kaza geçirip, hayatını kaybettiği haberini almıştım, sonrasında hayat hiç bir zaman eskisi gibi olmadı.Sevdiklerinizle hayatınızı dolu dolu geçirin, isteklerinizi ve planlarızı ertelemeyin, sonrasında her “keşke ” deyişiniz büyük acı veriyor.
Off.naptın sabah sabah? Gözlerimde yaşlar..Allah sabır verdin, dayanma gücü versin…Zor, çok zor…ölüm acısını ancak tadan bilir…
Amirim, basiniz sagolsun.
amirim başınız sağolsun..
Öncelikle Allah rahmet eylesin… Geride kalanlara da sabırlar diliyorum.
Ölümün o soğuk sesini en derinimde hissettiğimde 17 yaşımdaydım. Babamın, kanepedeki cansız bedenine kadar bile gitmeye güç bulamamış, oda kapısında kala kalmıştım… Ani bir kalp krizi sonucu, sapa sağlam dünyam devrilmişti.
Yazınızı okurken gözyaşlarımı tutamadım. Dün aksam izlediğim A little bit of heaven filminin üzerine 2. bir yaşam dersi gibi oldu. Bir yerlerde okumuştum geçenlerde “hayat biz planlar yaparken yaşananlardır” diye. Sizin de dediğiniz gibi plansız yaşamlara… Sağlıcakla hoş ve mutlu kalın…
Neynep’in babası.. O yazıyı okuduğumdan beri benim için en önemli yanınız bu oldu. Kazadan sonrada yazmıştım bilmem ulaştı mı ? Sonra bir iki gün önce aceleyle bir twit attım acıyı anlamamıştım sayfanıza girdiğimde ancak anlayabildim özür diledim ..Şimdi yine Neynep’in babasına seslenmek istiyorum Acılarınızı paylaşıyorum evet çok üstüste ve zorlayıcı dışardan hissedilebilecek kadar hissettim Yaşadığınız gerçekleri aktarmanız okuyanlara çok şey düşündürecektir bu da önemli..Lütfen Neynep ve aileniz için kendinize dikkat edin en azından hangi aracı sürüyorsanız uykunuza .. Hayat her an geri alınacak bir armağan gerisi boş ….
Allah rahmet eylesin. Nur içinde yatsın
Tekrar başınız sağolsun, Allah rahmet etsin. Geride kalanlara sabırlar..
Programı izlerken de bahsetmiştiniz ama bu kadar dramatik bir hikaye çıkacağını doğrusu tahmin etmiyordum. Yukarıda belirttiğiniz gibi insan bilgi olarak farkında oluyor ama başına gelmeden idrak edemiyor. Aynı hissi 17 Ağustos depreminde yaşadığım için yazının o bölümü çok tanıdık geldi, harfi harfine aynı şeyleri düşünmüştüm.
Allah kalanlara sağlık, sıhhat ve sabırlar versin. Bir gün hepimiz öleceğiz ama dediğiniz gibi Allah hayırlı ve sıralı ölümler nasibetsin. Son bir rica; lütfen motorunuzu satın çünkü sosyal medyasenın S’siyle bile alakası olmayan annem ve babam (67 ve 57 yaşındalar) sizi izlemeyi çok seviyor. Sağlıcakla kalın.
Başınız sağlsun.
Yazının notlarında, “fiziki” ve “ruhsal” acılar içerisinde de ayakta durabilmenin ne kadar önemli olduğunu görebilmek mümkün.
Babanız huzur içerisinde yatsın.
basiniz sagolsun, sabirlar diliyorum
Çok üzüldüm abicim. Allah sabır versin. Başınız sağolsun.
Öncelikle tekrar başınız sağolsun…Rabbim babanızın ve dayınıza Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanları Cennet olsun inşallah. Geride kalan aile yakınları da sabır ve baş sağlığı dilerim. satırlarınızda derin ve büyük acınız derinden hissediliyor. Dünyanın geçiciliği, hayatın faniliğine dair önemli değinmelerde bulunmuşsunuz. Her an’ın değerli olduğunu aslında aldığımız her nefes bize hatırlatıyor. Her ölüm sizinden vurguladığınız gibi erken. Ve herkesin biricikleri mevcut. O nedenle sevgiye, muhabbete hem vurgu yapmalı hem de sahip çıkmalıyız. Tekrar acınızı paylaşıyor, selam ve sevgilerimi sunuyorum.
Ne denir bilemiyorum, başınız sağ olsun. Kelimelerin bitti nokta, kelimelerle ancak bu kadar güzel anlatılırdı. Gereksiz nedenlerle sıkıntı yaşadığım her an okuyacağım.
Allah yerlerini, bu dünyadayken olmasını istedikleri gibi bir yer etsin.
Sevgili Serdar,
Yazınızı okurken gözlerim doldu… Biz de geçen hafta amcamın kanser nedeniyle çok kısıtlı zamanı kaldığını öğrendik. Ölüm kaçınılmaz bir son elbet, ama insanın yüreciği acıyor her biten hikaye sonunda. Herhalde gülümseyerek hatırlanacak mutlu bir yaşam geçirmeye gayret etmeli, sıralı ve huzurlu ölüm dilenmeli, arkada kalanlara da sabır denmeli…
Başınız sağolsun.
Allah mekanlarını cennet eylesin.. babamı kanserden kaybettim ve gerçekten yaşanmadan bilinmiyor o meretin acısı..
rabbim kimselere yaşatmasın..
Tüylerim diken diken oldu,çok üzüldüm.İki kere başınız sağolsun Serdar Bey,Allah geride kalanlara ömür versin inşallah.
Abi başın sağolsun. Allah rahmet eylesin…
serdar bey sanal alemden ne kadar olur bu uzuntu olayları bılemem ama cok uzuldum ve tekrardan bas saglıgı hem babanıza hem de dayınız ıcın allah butun aılenıze sabır versın ve sızede
Diyecek söz bulamadım.. Başınız sağolsun, huzur içinde uyusunlar.. Allah geride kalanlara sağlık ve dayanma gücü versin abi..
Hocam basiniz sagolsun.
Yazdiklarinizi birakin yasamayi hayal bile edemiyorum su an. Cok zor gunler yasamissiniz hakkaten de. Umuyorum onumuzdeki gunler size, acilari unutturmak mumkun degil elbet ama hafifletecek seyler yasatir diyeyim.
Saglicakla kalin.
Başınız sağolsun.
Anlattıklarınız neredeyse benim de yaşadıklarımla aynı.
Kayınpederim pankreas kanserinden tam da anlattığınız gibi eriyerek öldü.
Daha hastalığına teşhis konulmadan yapılan bir tahlilin neticesini o öldükten sonra alabildim. Tahlil kağıdına bakan doktor “hastanızın bir şeyi yok, dinlensin” demişti.
Bazıları bu kadar da bilgisiz olabiliyor.
Ben de kayınpederimi İstanbuldan Hopa’ya cenaze arabasıyla götürdüm. Şöförün her mola verdiği yerde onun sağken içmeyi çok sevdiği Türk Kahvesi içtim.
Kahveyi içerken “keşke geçmişte bunu karşılıklı da yapabilseydik” diye düşündüm.
Dediğiniz gibi planlar anlamsız, elden gelenin en iyisini yapmaya çalışmak yeterli.
Kendinize iyi bakın.
Başınız sağ olsun. Allah rahmet eylesin.
Serdar Bey merhaba..
Bu illeti size benzer bir sekilde ama 2 yıldır annem yaşıyor. En sevdiklerinizin başına gelmedikçe anlamayacağınız duygular.
Ama insanoglu bir anlamda cok sefil bir varlık. Herşeyin aslında ne kadar değersiz ve önemsiz oldugunu buz gibi karşısında görse de gündelik dertlere dalması an meselesi.. Belki de beynin bir tür savunma mekanizması demek lazım buna.
Tüm bu illüzyon ve şarlatanlıklar başını yastığa koyana dek varlar. İnsan bu muhakemeyi en sağlıklı orada yapıyor. Ta ki sabah saat çalınca calendara bakana ve o gün ne giyeceğini düşününceye kadar…
Tam da bugun kemoterapisi var annemin. 3. seri başladı son 2 yılda. Sonra da peruk bakmaya gidecek kendisine.
Onun hayata bağlılığı hem bana çok iyi geliyor hem de içimi tanımlayamayacağım bir şekilde parçalıyor. Konu ister istemez “bunu haketmek için ne yaptı” noktasına düğümleniyor. Cevabını bilemeyeceğimiz en büyük soru.
Ama hislerime ve düşüncelerime mantıklı bir açıklama bulmaktan vazgeçtikten sonra hayat biraz daha kolay kendi adıma.
Hem size hem bu derdi çeken tüm hastalara ve yakınlarına sabır ve metanet diliyorum. Saat hepimiz için işliyor, tek mesele soylediğiniz gibi sıralı ve ağrısız bir son olması. Yoksa zamanlı ve rahat bir ölüm ben bilmiyorum..
Serdar abi,
başın sağolsun belli ki kayınpederin senin için olduğu kadar özünde de değerli bir insanmış.
Allah rahmet eylesin. Sevdiklerimizle doya doya bir ömür geçirelim. Böyle vakitsiz olmasın.
İlker OĞUZ
Allah rahmet eylesin Serdar Bey,
Sürecinizi olanca acısıyla olduğu gibi yazmışsınız, okurken içim sızladı.
Yaşam, gün geliyor, ölüm kapısına varıyor.
İnancım, bana Canın ölümle Yaratıcısına döneceğini söylüyor. Ebedi huzura doğru yol aldığını söylüyor. Benzer bir süreci kayınvalidemin (Ben de Anne derdim ve çok severdim) yaşadım. Son nefesine kadar yanındaydım. Yaşamın gidişine şahit olmak çok ama çok zormuş. Ama Allah bir şekilde size sabır veriyor. Ayakta kalıyorsunuz eşinize, ailesine destek olmaya devam ediyorsunuz.
Sağlıkla, yaşamla, ışıkla dolsun içiniz.
Başınız sağ olsun.
Gözlerim dolarak okudum son zamanlarda başınızdan geçenleri.. Başınız sağolsun Serdar Bey, artık ölüm haberi duymayacağınız güzel bir yaşam diliyorum ailenize..
Oncelikle basiniz sagolsun… Programi kapatirken yaptiginiz konusma ister istemez benide merakta birakmisti icimden gecense bir hastalik olabilecegiydi fakat siz bu donemi atlatmis son gorevinizi yerine getirmissiniz.. Yaziyi okurken icim acidi ama hepimiz bir gun bir yakinimizi kaybetmeyecekmiyiz..allahtan size ve esinize sabir diliyorum. Dediginiz gibi allah herkese sirali olumler yasatsin. Babanizinda mekani cennet olsun. Sevgiler.
Sevgili Serdar,
Senin ve ailenin başı sağ olsun. Sevdiklerini kaybetmek her zaman çok acıdır, ama eminim üst üste gelince etkisi çok daha yoğun oluyordur.
Bu zor günler de insanın sevdiklerine bir kez daha sarılıp omuz almasıyla hafifliyor.
Sevgiler,
Ertuğ
Başınız sağolsun, huzur içinde yatsın.
Fani dünya, herşey silik = (
Serdar bey başınız sağolsun Allah kalanlara sağlık, sabır ve sıralı ölüm versin. sizin sözlerinizin üzerine yazacak cümlemem ve becerim yok. tam 1 sene önce kızımın tip1 diyabet olduğunu öğrendim. yaşamın insana ne getireceğini kestiremiyoruz ama herşeye rağmen hayat devam ediyor hemde inadına inadına inadına…
Başınız sağolsun.
Başınız sağ olsun abi. Allah siz yakınlarına sabır, rahmetine kavuşanlara da mağfiret ihsan eylesin.
Okuyunca 18 sene önceye gidiverdim. Babam aynı kansere yakalanmıştı. Dağ gibi adam 3 ay içinde eridi. Doktor 1 – 2 aylık ömrü var dedi.
Daha 6 ay öncesinde bileğini bükemediğim adamı 2 elimle kavrayıp kabrine ben yerleştirdim.
Dediğin gibi, “Hayat kestirilebilir bir şey değil. Onun için hiçbir şeyi ertelememeye çalışınHayat kestirilebilir bir şey değil. Onun için hiçbir şeyi ertelememeye çalışın”
İnna Lillâhi Ve İnnâ İleyhi Raciûn.
Başınız sağ olsun. Merhumların mekanları cennet, kabirleri pür nur olsun..Geride kalan ailelerine ve yakınlarına sabır diliyorum.
When we go, then we go.
Basiniz sag olsun
Cihan
Başınız sağolsun, çok zor durumlarda kalınca anlıyor insan günlük şeylerin ne kadar boş olduğunu.
“Not a shred of evidence exists in favor of the idea that life is serious”
Başınız sağolsun demekten başka bişey gelmiyor aklıma.Sıralı ölüm önemli.Yazınızı paylaşacağım izninizle.
yeni blog yazım anonsunuzu görünce heyecanlanmıştım her zamanki gibi ama kim bilebilirdi ki en acı günlerinizi paylaştığınızı bizimle, gerçekten çok üzüldüm başınız sağolsun, başta eşinize olmak üzere size ve tüm yakınlarınıza sabırlar diliyorum, mekanları cennet olsun..
Mevlana’ya göre insan, dünyada gurbettedir. Ölünce asıl vatanına kavuşacaktır. Bu yüzden Mevlana, ölüm gününe şebiarus (kavuşma günü) demektedir.Ben gerçekten buna inanıyorum.Hayatta kaç mutlu günümüz oluyor kaç huzurlu gün..Artık biri öldüğünde içim parçalanmıyor. Sadece onu özleyeceğim için onunla vakit geçiremeyeceğim için üzülüyorum.
Başınız sağolsun…
basınız saolsun…cok dokundu yazınız..bundan 7 yıl once bende babaannemı kaybettım hastanede kaldıgı son gece onunlaydım yaslı oldugundan yoğun bakımda almamıslardı normal bı odada kapalı bılıncle oksıjen tuplerıyle yatıyordu.sabah oldugunda hasta bakıcı geldı bana bakıp umıdı kesmemı ve oksıjen tpuyle sadece nefes aldıgını kısmı bı olu oldugunu soyledı ve oksıjen tupunu gozumun onunde kapattı 14 yasındaydım ve ben kalakaldım bana dedıgı sozler
Abi gerçekten gözyaşımı tutamadım. Öncelikle başınız sağolsun. Yazının ortasında dayınızın da vefat ettiğini okuduğumda gerçekten soğuk bir duş etkisi yaşadım. Kahpe kader dedikleri bu olsa gerek…
Ne diyeyim, toprakları bol mekanları cennet olsun inşallah.
“Lezzetleri kesip yok eden ölümü sıkça hatırlayınız..” Ölüm bu kadar burnumuzun dibindeyken onu ne kadar sık unutup yokmuş gibi hayatımıza devam ediyoruz. Halbuki her an yanıbaşımızda, başucumuzda.. Başınız sagolsun Serdar bey, duaya ve ölümün son değil başlangıç oldugu gerçeğine sığınmaktan başka yapacak çok fazla şey yok boyle durumlarda…
ne acıdır tarif edilmez derler, öyleymiş ama bu yazdıklarınızdan sonra herkesin yaşadığı benzermiş dedim, bende annemi kaybettim kanser teşhisi ile; okuyup ağladım, olay örgüsü isimler hariç aynı neredeyse allah sabır versin,
Daha bir saat önce Kayınpederimin babasının vefat haberini aldım. Neredeyse 3 aydır yoğun bakımlarda yaşıyordu. Daha düğünümüzü yapmadığım halde bayramda sırf kendisini ziyaret için Manisa’ya gittim. Hastanede yanında oturdum, elini tuttum, sohbet ettim. Aynen dediğiniz gibi bir deri bir kemik kalmıştı. Beni çok sevmişti, ben de Onu. Allah tüm ölülerimize rahmet kalanlarımızı sabır, sağlık, sıhhat, afiyet versin. AMİN
Başınız sağolsun. Hatıralar yaşacayacaktır.
Başınız saolsun
Orhan Velinin bir sözü vardır sanırım bu durumları gayet net açıklıyor.
“Ölüm Allah’ın emri, ayrılık olmasaydı.”
Yıllar önce ananemi (evet anneanne değil, anane) kaybetmiştik. Amnesia ile başlayan uzun ve acılı bir süreçti. Aynı dönemde annem de rahim kanseri teşhisi konmuştu. Ananemi toprağa indirirken hayatın ne kadar saçma olduğunu anlamıştım. Daha doğrusu hayatın değil, insanın. Ne saçma şeylere üzüldüğümüzü, dertlendiğimizi, kızdığımızı…Yani; senin şu andaki hislerini aslında o kadar iyi anlıyorum ki. İşin en fenası ise, unutuyorsun. Yıllardır dediğim bir şey var; “Ananemi defnettikten sonra geçirdiğim 1 haftayı tüm hayatıma yayabilsem keşke” diye, ama olmuyor, olamıyor, unutuluyor, hayat hiç bizim istediğimiz gibi olmasa ve kontrol ettiğimizi sansak da devam ediyor…
Allah sizlere uzun ömürler ve sabırlar versin. Bir kez daha senin nezdinde tüm ailenin başı sağolsun.
“Allah sıralı ölüm versin”
Ölümden kaçış yok. Sıralısını dilemekten başka da yapacak bir şey yok.
Geride kalanlara sabır ve metanet diliyorum.
Serdar abi başın sağolsun, bu yazıya ne yorum yapılır ki? Her an öleceğimizi ve sevdiklerimizin de öleceğini bildiğimiz halde hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyoruz.
Gerçekten planlar falan bir yana , o meşhur türküde söylendiği gibi; ölüm varsa bu dünyada zulüm var.
Amirim, Başınız sağolsun. ALLAH rahmet eylesin.
Başınız sağolsun!
Yazınız beni çok etkiledi, şu yönden söyleyebilirim ki ben önce eniştemi 1 sene sonrada teyzemi aynı hastalıktan(Siroz-karaciğer kanseri-) kaybettim, anlattığınız pankreas kanseri de buna çok yakın, halsizlik-iştah kaybı-zayıflama ve bunların sebebiyse dokularda su tutulamamasıymış. Karın boşluğunda su birikmesi hastalığın en kötü evresi, kısaca hasta ölümü acı çekerek bekliyor bu çok kötü bişey, Allah kimseyi böyle imtihan etmesin(Amin).
Senna filmini izlemişsiniz, yarış esnasında hayatını kaybetti ki kendisi şöyle derdi:”Ölüm bana gelecekse direkt gelsin, hemen anında öleyim, sakat kalmak ya da yatarak ölümü falan beklemek istemiyorum!” bende aynı fikirdeyim, siz nedersiniz ?
biz de geçen yıl aynı illetten (pankreas kanseri) halamı kaybettik. Allah rahmet eylesin. Sıralı ölüm temennisine katılıyorum. Allah size ve özellikle eşinize sabırlar versin.
Mekanları cennet olsun. Başınız sağolsun.. Teşekkürler yazıya döktüğünüz için..
“Külli Nefsin Zaikatül mevt”. Mekanları cennet olsun.
tüm ailenizin başı sağolsun. ateş düştüğü yeri yakıyor. şimdi her dokunduğu şeyde onu görmek ne acıdır. ben hatırlamak için vesileye çevirerek hafifletiyorum.
Çok acı günler bunlar, gerçekten ailenize ve size sabır diliyorum…
Başınız sağolsun, sabırlar diliyorum…
Allah rahmet etsin, tüm sevenlerine de sabır ihsan eylesin inşallah.
Sizi çok iyi anlıyorum çünkü 5 yıl önce bende babamı akciğer kanserinden kaybetmiştim. Başınız sağolsun…
Başınız sağ olsun.
Serdar Bey başınız sağolsun, Ahmet rahmet etsin..
Serdar Bey başınız sağolsun, Allah rahmet etsin..
Başınız sağolsun Serdar Bey…
Allah Mekanlarını Cennet Etsin.Geride Kalanlarada Sabır Diliyorum…
Allah rahmet eylesin.
Başınız sağolsun Serdar Bey , ben de çok sevdiğim ve çok genç yaşta olan 2 yakınımı aniden kaybettim , tahammülü zordur bilirim , yine de size ve ailenize metanet ve sağlık dilerim..
Allah rahmet eylesin, mekanları cennet, başınız sağ olsun. Geride kalanlara, size ve ailenize uzun sağlıklı huzurlu ömürler versin.
Çok acı ve zor zamanlar. Sabırlar dilerim.
Başınız sağolsun, vefat eden yakınlarınıza Allah’tan rahmet sizlere sabır dilerim.
Gözlerim dola dola okudum. İnsan sanki yaşıyor ! Allah hastalıkla boğuşan herkese yardım etsin. Hepimizin yakınlarında bir yerlerde mutlaka bu illetin bulaştığı birileri var. Allah kalanlara sabır versin. En yakın zamanda güzel haberlerinizi almak ümidiyle…
Tüylerim ürpererek okudum. Eminim bi çok kişi yazıyı okurken kendi yakınını kaybettiği anı ve o anki ruh halini hatırlamıştır.
Başınız sağolsun. Allah size ve ailenize sabır versin.
değerli kardeşim evvela başın saolsun vefat eden yakının için allahdan rahmet ve mağfiret ile muamele olunmasını niyaz ederim…Ve bizlerin hepimizin yaptığı bir hakikat vardır o da ölümü hiç hatırlamayacakmışcasına sanki bizim başımıza gelmeyecekmişcesine hareket etmemiz ve asıl yaşam tarz ve biçiminden ayratandan bihaber bir minval üzere yaşam sürmemizdir…Allah herkeze hepimize hidayet nasip etsin bencillk yapmak istemem ama özellikle bana
Hiçkimseye internetten başsağlığı dilememiştim ama sizi samimi ve temiz yürekli biri olarak hissettiğim için bu satırları yazmak istedim. Başınız sağolsun.
Allah sabrınızı artırsın. Ölüm son değil başlangıçtır.
Siz, babam dediğiniz kayınpederinizi pankreas kanseri denilen illet nedeniyle kaybetmişsiniz. Ben de babamı, evimizin direğini, aynı sebepten ötürü kaybettim. 1 ay sonra 3. yıldönümü olacak. Ona asla birşey olmaz, çünkü o bizim babamız dediğiniz adamın gözlerinizin önünde erimesinin ne demek olduğunu iyi bilirim.
Umarım acısıyla yaşamayı öğrenebilirsiniz. Çünkü acı asla kaybolmuyor.
Vefat edenlere Allah rahmet eylesin. Sevenlerine sabır ihsan eylesin…
serdar, başın sağ olsun, allah sabırlar versin. ard arda kayıplara gerçekten dayanması çok zor, bundan öte de denecek bir şey maalesef olmuyor ! :(
Başınız saolsun, Allah geride kalanlara uzun ömürler versin.
Başınız sağolsun, sabır diliyorum.
Başınız sağolsun üstad, ALLAH geride kalan size ve ailenize sabırlar versin…
Allah size ve ailenize sabırlar ve uzun ömürler versin.. Bu tür acılar ne yazık ki yaşanmadan anlaşılması güç acılar.. Düşünmekten kaçınılsa da hepimizin er ya da geç yaşayacağı tarifi zor deneyimler..
22 Eylülde annemi kaybedeli bir yıl oluyor.. Sapasağlamken, tatilde torunlarıyla olduğu mutlu anların birinde ani bir kalp krizi geçirdi ve yapılan müdehale sonrası yaklaşık 28 gün ağır komada kaldı.. O 28 gün kardeşlerim ve benim için 28 milyon yıl kadar uzun, acılı ve çok çaresizce bekleyişlerle geçti.. Üstelik iyileşme umudu olmadığı, yaşasa bile ancak bu biçimde bilinci kapalı kalacağı ve bunun yıllarca sürebileceği söylendi.. Annem için daha korkunç bir azap düşünemiyorum.. Çünkü hemşire idi ve en büyük korkusu hastane köşelerinde doktorların insafına kalmaktı.. İmanı yüksek bir insandı, dolayısıyla Allahın onu hastane ya da yıllarca bu biçimde kalsaydı bakımevi köşelerinden yanına aldığını düşünüyorum..
Bu düşüncem yaşamayana tuhaf gelecektir belki ama insan hayatının biriciği olan ve ölümle pençeleşen o kişi “araf” halinden kurtulup, durumuna kendisi karar verebilse neyi dilerdi diye düşününce en doğrusunun böyle olduğunu çaresizce kabulleniyor..
Yazınızda duygularınızı o kadar güzel anlatmışsınız ki ister istemez kendi yaşadıklarımı düşünerek ağladım.. Özellikle plan yapmanın anlamsızlığı, hayatı ertelememek gerektiği ve sıralı ölüm temennilerinize sonuna kadar katılıyorum..
Allah kaybettiğimiz tüm sevdiklerimize gani gani rahmet etsin.. Tekrar başınız sağolsun..
Başınız sağolsun, okurken boğazım düğümlendi. Ailenize sabır dilerim.
Babanız ve dayınıza Allahtan rahmet sizlere de baş sağlığı dilerim. Acınızı paylaşıyorum.
Başınız sağolsın abi. Allah sabır versin.
Başınız sağolsun. Allah sabır versin.
Serdar Bey okurken benim bile boğazım düğüm düğüm oldu ki, bu yaşadıklarınız kim bilir size ne kadar acı çektirmiştir? Başınız sağ olsun, Allah daha büyük acılar yaşatmasın. Ama yazınızda belirtmişsiniz ya, hayatta plan yapmayın diye, gerçekten öyle malesef. Biz bazen ne kadar karışık olduğunu düşünsek de hayatın, aslında gayet basit ve tek gerçek şeye dayalı hayatlarımız.
Tekrardan başsağlığı ve sabırlar diliyorum, saygılarımla..
başın sağolsun abi. Allah sabır versin hepinize
başınız sağolsun. acınızı paylaşıyorum.
okurken ağlamamak için kendimi zor tuttum başınız sağolsun. Nur içinde yatsın.
başın sağolsun abi..Allah sabırlar versin..
umarım gittikleri yerde rahat ederler..
Serdar bey başınız sağolsun. Yazınızı okuyunca benim de 4 sene önce yaşadığım acılarım tazelendi gözlerim doldu Allah sabır versin.
Serdar abi, yemin olsun gozumden yas geldi. Allah rahmet eylesin. Sizlere de sabir versin
Başınız sağolsun Serdar Bey, Allah ailenize ve size sabır versin.. :(
Başınız Sağolsun Allah Rahmet Eylesin Mekanı Cennet olsun
Allah sizlere sabırlar versin. Yazıyı okurken duygulanmamak elde değildi. :(
Başınız sağ olsun, gerçekten hayatın en acı gerçeği bu.
Söylenecek fazla şey yok ne yazık ki. Dokunaklı bir yazı olmuş. Gittiği yerde mutlu olmasını dilerim. Başınız sağolsun.
Başınız sağolsun.
Başınız Sağolsun.
Allah sabır versin.
Allah sabır versin. Bazen insan bundan daha fazlasını yapamıyor, keşke dememek en güzeli ama keşke size, ailenize ve yitirdiğiniz akrabalarınıza yardımım dokunabilseydi demekten alamıyorum kendimi. Allah sıralı ölüm versin dediğiniz gibi, adınıza üzüldüm fakat devam etmek gerekiyor. Allah rahmet eylesin.
Kanser… Duyanlar , “evlerden ırak olsun” der hemen. Çünkü; o hastalık bir eve girdimi herşey değişir, alt üst oluverir hayat! Annem kanser olduğunda 9 yaşındaydım… Aradan 18 sene geçti ve içimde hala o korku annem ya giderse… En azından sizin Babanız çok çekmemiş ve huzurlu bir şekilde sonsuzluğa ermiş.. Geride kalanlara sabırlar diliyorum.
Uzun yillar buyuklerle hasir nesir biri olup bir an onlari kaybettiginizde, Duyulan buyuk aci ve yokluklarinin ne demek oldugunu bilen biri olarak; Olenlere Allah dan rahmet, Size ve esinizede sabir dilerim.Bu sebeble de tum rahmetli olmuslara burdan Fatiha ve dua yolluyorum, Nur icinde yatsinlar.
basınız sagolsun ates dustugu yerı yakar ….
Allah sabır versin Serdar Abi.
Başınız sağolsun. Allah sabır versin.
Basin Sagolsun Abi.
Ailecek başınız sağolsun Serdar. Çok üzüldüm.
Başınız sağolsun. Allah sabırlar versin.
Başınız sağolsun , Allah sabır versin.
Size ve ailenize sabır ve güç dilerim.
allah sabırlar versin. başınız saolsun. dua ile …
Ağbi Allah sabır versin. Mekanları cennet olsun.
Merhaba;
Başınız Sağolsun,Mekanları Cennet Olsun.Şunu Belirtmek İsterimki :
Her şeyin sonunun ölüm olduğu bu dünyada, yalnızca ölüm değer taşıyabilir ve Hiçbirşey size ait değildir,onlar sizinle birliktedir.Birşeyin size ait olabilmesi için onunda sizinle gelmesi gerekir.Ne Eşiniz,ne işiniz,ne arabanız,ne çocuklarınız nede takım elbiseniz ve yine ne de kefeniniz..onlar sizinle birlikteler,siz varsanız var bu gökyüzü,bu kuşlar,bu ağaçlar…siz yoksanız hiçbiri yok.Saygılar
Bir sürü şey geçirdim aklımdan yazmak için,hepsi de manasız geldi…Acınızı hissedebiliyorum…
Rabbim dayanma gücü versin,eşinize ve tüm ailenize sabırlar diliyorum…
Başınız sağolsun. Biriciğim canım Annemi birkaç yıl önce göğüs kanserinden kaybettim. Şimdi ise Babamın mesane kanseri ile uğraşmaktayım. Kanserin artık K’sını dahi duyasım yok. Bu meretin de bir çaresi artık olmalı diye düşünüyorum. Plan konusunda size katılmamak mümkün değil. Günü birlik yaşamak da çok sağlıklı bir şey değil ama 35 sene sonra emekli olmak için debelenmek de mantık hatası gibi geliyor artık bana. Kimsenin evdeki hesabı çarşıya uymayacağı bu kadar aşikarken hele ki uzun vade de planlar yapmak stres ve yorucu bir hayattan başka insana bir şey sağlamıyor. Size ve sevdiklerinize tekrar sabır ve baş sağlığı diliyorum Serdar bey…
Başınız sağolsun.
Yazınızın tamamını okudum.Hüzünlendim ve biraz da gerçeklerin farkına vardım.Hayat bizlere güzelliklerin,eşi benzeri bulunmayacak nimetleri vermiş.Lakin bunun yanında acıları,hayal kırıklıklarını ve üzüntüleri serpiştirmiş.Ben tam anlamıyla güzelliklerle dolu bir hayatı olan kimse görmedim.Her şeyi sahiplenecek gibi yaşıyoruz ama ölümün bir sonraki randevumuzdan belkide bir sonraki yemeğimizden daha yakın olduğunu unutuyoruz.Unutmamalıyız.!
Önlemi olmayan ve ” Her canlı ölümü tadacaktır ” gibi bir ilahi kudretin varlığına, elimizde olanlardan daha fazla inanmalıyız.Doğum,ölüm,kaza vb. olaylar kaderdir.Sadece nasıl geleceği farklılık gösterir.Sizin başınıza gelen sadece biraz daha trajik yoksa 20 yaşındaki genç birinin sırf ” VATANİ GÖREV ” adı altında sınırlarda kör bir kurşunla öldürülüp hayatına son verilmesinden daha kötü değil..! Saygılar ve başınız sağ olsun…
gece 4′te bu duygulu yazıyı okuduktan sonra, sabır dileklerimi paylaşmadan geçemedim. Allah rahmet etsin.
abi basin sagolsun, Rabbim sana ve ailene sabir ve saglik versin insallah..
Başınız sağolsun Rabbim geride kalanlara Hayırlı ömür nasip etsin
Hocam allah sabır versin, zor bir sene dönem olmuş, inşallah sonrası aydınlık olur.
Başın saolsun dostum, gözlerim yaşlı okudum :(
Başınız sağolsun. Allah rahmet eylesin. Allahtan size sabır diliyorum.
Başınız sağolsun Abi. Allah sabır versin. Mekanları Cennet olsun
başınız sağolsun okurken allahtan yanımda kimse yoktu ağlaya ağlaya okudum allah rahmet eylesin mekanları cennet olur işallah
Allah size ve geride kalan tum acili insanlara sabirlar versin.
Ben de bu yazdiginiz son sozleri tami tamina 6 sene once ogrendim! 6 sene once 19 Eylulde canimin can’i babami, bu sene de ayni gunde dayimi kaybettim. Ayni hastalik, ayni tur, ayni gun! Koca iki cinar, gun gun gozumunuzun onunde nasil eridi onu gordum. Tum bu dunyadan gocen sevdiklerimiz nur icinde, huzurla yatsin ve Allah bize de aciyi, aci ile unutturmasin.
Hani saglikli yasamdan bahsetmissiniz ya… Biz ne kadar saglikli yasamaya calisirsak calisalim, etrafimizda karsinojen o kadar cok sey var ki! Cep telefonlari, aktaricilar, yer dosemeleri, BPA’li alisveris fisleri, ictigimiz suyu koyduklari BPA’li damacanalar, GDO’lu nisastalar ve onlardan yapilan sekerler, yedigimiz ictigimiz, gozumuzun gordugu her yerde karsinojen var. Bizi olduruyorlar, biz ne kadar saglikli gorunsek de, ne zaman basimiza ne gelecegi belli degil…
Başınız sağolsun. Çok üzüldüm. Allah, kalanlara uzun ve sağlıklı bir ömür versin..
Başınız sağolsun. Sabır diliyorum.
Evlat başın sağ olsun demek adet olmuş ama ,Türk dilinde başka söyleyecek bir şey yok.Allah sabır versin….Hastaya da şifa……Selamlar.
Başınız sağolsun.
Allah tahmet eylesin, mekanları cennet olsun..
Başınız sağolsun, Allah rahmet eylesin, kalanlara sabır versin.
Serdar Abi başın sağolsun, Allah rahmet etsin..
Size ve tüm şehit anne ve babalarına baş sağlığı ve sabır diliyorum.
Hergün bir, iki gencimiz şehit oluyor ama sanki hiç kimse hiçbir şey yapmıyor gibi. Toplumumuz artık umursamaz oldu.
Yazınızın son bölümünde ‘sıralı ölüm’ den bahsetmişsiniz. Bir sevdiğimiz büyüğümüz vefat edince bizden sonrakilerle kendimizi teselli etmeye çalışıyoruz.
Ama kanımızdan kan, canımızdan can olan evlatlarımızın acısı hepsinden daha da acı.
Serdar,
beni tamamen dağıttın bu yazınla.. 10 yaşımda babamı kaybettim ve yazdıgın pek cok sey o kadar tanıdık ki bana…..
Allah sabır versin Zeynep’e,sana ve tüm aline..
Göçenlerin tümü ruhu huzur içinde olsun..
Metanet diliyorum…
Yazdıklarınızı annemle birlikte okuduk, sevgili babamız şu an içeride (yan odada) mide kanseri ile mücadele ediyor. Son evre ve günleri sayılı. Çok benzer şeyler yaşıyoruz, acı ve çaresizliğin sözlük karşılığı haline geldik son 2 ayda. Ne gördüklerimizi ne de hissettiklerimizi unutmamız mümkün olmayacak fakat onların hatırasına en büyük saygının ‘hayatı ve kendini çok sevmek’ olduğunu düşünüyorum. Yüce Allah her nerde hasta ve yakını varsa yüklerini hafifletsin ve kimseleri böyle sınamasın çok zor.
Başınız sağolsun.
güzel anılarınızın acınızı hafifletmesini dilerim…1,5 yıl önce ben de eşimi pankreas kanserinden kaybettim.Ameliyat,kemoterapi,alternatif tıp vs vs.. 16 ay mücadele,sıkıntı,acı,ağrı,üzüntü…bence babanız hızlı bir süreçten dolayı şanslı…eşim çok uzun süre acı çekti…53 yaşındaydı…hiç kimse böyle bir ölümü haketmiyor ama elden ne gelir…
Ust uste acilar yasamis biri olarak oldukca metin anlatmissiniz. Her iki kaybiniz icin de hem sizin basiniz sag olsun, hem esinizin basi sag olsun. Allah sabirlar versin.
Sevgiler,
Hande
Tüm ailenize sabır diliyorum. Çok zor bir durum.
Öncelikle başınız sağolsun..fakat yazınız yine topallıyor…gerek yazınızda , gerek ise yazının özü diyerek maddelediğiniz ayrıntılar içinde plan yapmamaya yönelik önerileriniz bana hiç inandırıcı gelmedi..bu öneriyi yaparken böyle davrandığını göstermeye çalışırken bir taraftada (defin işleminden hemen sonra) istanbula akşam gösterilecek program için yol alıyorsunuz..demem o ki zorunluluklar plan yapmamak mı oluyor, Türkiyede kaç insan plansız yaşayabiliyor, sorunlulukları bırakarak..eğer öyle olsaydı..ekonomik imkanları iyi olan siz defin işleminden hemen sonra istanbula dönüp yayına katılmazdınız…bu nedenle yazınız topal at misali yürümüş…zorunluklarada yaşamaya zaman kaldığında biz planı bırakıp elbette plansız yaşamaya başlayacaz…tekarardan başınız sağolsun…
Başınız Sağolsun.Allah Rahmet Eylesin.
Allah Sabır Versin.
Rabbim vefat edenlere rahmet eylesin. Geride kalan eş dost akrabalarına da sabır versin.
başın sağolsun. yaşamayan bilemez. asla unutulmaz ama yakın zamanda daha az hatırlar hale gelmen dileğiyle.
Allah Rahmet Eylesin, sabır versin nur içinde yatsın, ailenize ve sizlere hayırlı uzun ömürler versin…
Çok çok geçmiş olsun. Allah mekanlarını cennet eylesin.
Başta eşiniz olmak üzere tüm yakınlarının başı sağolsun. Ölümün kendini sıkça hatırlattığı bu günlerde hayatın değerini yalın bir dille anlatmışsınız. Kaleminize sağlık.
Serdar Bey,
başınız sağ olsun. Yaşamın sonlu olduğu ve sevdiklerimizden er geç ayrılmak zorunda olduğumuz, kaçamayacağımız bir gerçek.
Babanız için elinizden geleni yaptığınız, son anına kadar onu yalnız bırakmadığınız için, içiniz rahat olsun en azından. sizin gibi bir evlat yetiştirmiş olmanın huzuru ile bu dünyadan ayrılmış..
selam ve saygılarımla..
Serdar Bey başınız sağolsun, Allah babanıza rahmet eylesin. cennette huzur içinde olsun inşallah. Size va ailenize de sağlıklı ve mutlu uzun ömürler nasip etsin.
başınız sağolsun serdar abicim :(
Allah rahmet eylesin.
nur içinde vefat etmiş nur içinde yatsın.
Serdar bey, tam da aynı günlerde ben de babamı kaybettim ve aynı prosedürü yaşadım. Acınızı paylaşır ve geride kalan tüm sevdiklerinize uzun ömürler dilerim.
Başınız sağolsun, Allah kalanlara uzun ömür versin.
Başınız sağolsun, Allah rahmet eylesin…
Allah’tan (celle celaluhu) geldik, Allah’a döneceğiz, dönüyoruz: Başınız sağolsun, ölümün soğukluğunu hisettirdiniz. Ayrıca Allah tez zamanda kolunuza şifa verir umarım.
Öncelikle, Allah rahmet eylesin ve başınız sağolsun.
Köy ve kasabada yaşasaydık her hafta 1-2 cenaze kalkar, bilmemkimin annesi ölmüş duydun mu, diye kulağımıza gelir, arada cenaze namazlarına katılır ve mezarlığa yolumuz düşerdi.
Şehirlerde bir yakınımız (veya kendimiz) ölmedikçe mezarlıklara yolumuz düşmüyor ve ölüm sanki bu hayatın en büyük gerçeği değilmiş gibi yaşamaya alışıyoruz…
Başınız sağ olsun.
Allahtan rahmet diliyorum yakınlarınıza.
Ve geride kalan herkese bol sabırlar..
Başınız sağolsun :(
Başınız sağolsun.
Allah rahmet eylesin. Geride kalanlara allah sabır versin.
Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olur İnşallah.
başın sağolsun serdar abi. kanser ne illettir gerçekten insanın başına gelmeyince anlamıyor. babaannemizi 88 yılında kaybettik kanserden. ben daha o zamanlar 8 olduğumdan idrak edemedim. daha sonra amcamızı beyinde ur yüzünden kaybettik. aradan neredeyse 10 yıl geçti, kanseri unutmuştuk ama ilkokul öğretmeni annemin bir öğrencisinin bu illete tutulduğunu öğrendik, önce bir kere kurtuldu ama metastaz olmuş 8 yaşında bir çocuğu kaybettik, sanki kendi kardeşime bir şey oldu. yine yıllar geçti yine kanseri unuttuk dedik, abimin kayınpederi 2010′da kendini rahatsız hissediyor ve kendi arabayla hastaneye gidiyor ve bir hafta sonra akciğer kanserinden ötürü çoklu organ yetmezliğiyle hayatını kaybediyor. biz kanseri unutmak istiyoruz ama o kendini unutturmamak için her şeyi yapıyor. son olarak üniversiteden arkadaşımız, 1 eylül 2011′de rahatsızlanarak kendi başına hastaneye gidiyor, tetkiklerde kan değerleri abuk sabuk çıkınca lösemi olduğu anlaşılıyor ve hemen cerrahpaşa’ya yatırılıyor. 17 eylülde kaybettik kendisini. 82 doğumluydu 30 yaşında bile değildi. artık ne diyeceğimi bilemiyorum. ne olur unuttursun bu hastalık artık kendini. allah düşmanımın başına vermesin bu illeti. tekrar başınız sağolsun.
başınız sağolsun…
Başınız sağolsun.
Allah gani gani rahmet eylesin. Geride kalanlara sabir ve uzun omurler versin.
Başınız sağolsun serdar bey inan çok üzüldüm ve gözlerim doldu.. hemen kendi ailesi annesi babası gözlerinin önüne geliveriyor insanın. Allah babanıza rahmet eylesin. Mekanını cennet eylesin. Sizlerede sabır versin.
Başınız sağolsun.
Başınız sağolsun. Size ve ailenize sabır ve sağlıklı yıllar dilerim.
Yazıyı okudum. Allah rahmet etsin. Hayatın hesabını verme düşüncesi..düşündürüyor günlerce beni.
Yerin altında yerin üstünden daha çok insan var. Kalbini düzelten hayatını,ahiretini düzeltir.
Başınız saolsun.
Başın sağolsun abi ilk defa bugün gördüm, yaşadıklarını babaannemin vefatına çok benzettiğimden biraz olsun hissettim yaşadıklarını.Söyleyecek söz yok allah rahmet eylesin kalanlarada sabır ve uzun ömürler versin.
Okurken gözlerimden akmaya çalışan yaşları durdurmak çok zor oldu. Zira babaannemi ve birçok tanıdığımı kanserden kaybettim. O kadar uzun zaman oldu ki, o kadar küçüktüm ki, yüzünü bile hayal meyal hatırlamama rağmen verdiği acı hala dayanılmaz. Allah tüm kanser hastalarına (ve diğerlerine) yardım etsin. Sizin ve yakınlarınızın başı sağolsun; Allah sabır versin.
[...] safhasını aktaran güzel bir derleme. Daha birkaç hafta önce kayınpederimi aynı hastalığa kurban verdiğim için ayrı bir dikkatle okudum.En çok ilgimi çeken, hayatını kendi ağzından aktaracak yazar [...]
Başınız sağ olsun. Allah sabır versin. Yaşam enteresan, ölüm de enteresan. Nereden geliyor ve nereye gidiyoruz? Meçhul.
Bunca hiçliğin içerisinde bu kadar “anlam”.
Serdar Bey,
Sevgili babanız gittiği yerde huzur bulsun, başınız sağolsun.
Biz de geçen sene 4 aylık benzeri bir süreçte yaşlılıktan kaynaklanan sağlık sorunları sebebiyle babamızı kaybettik. Acınızı, sıkıntılarınızı -nispeten- daha iyi anlayabiliyorum.
En istemediğimiz şey olan ölüm hayatın tüm karmaşası içerisinde gerçekleşmesi -kesin- olan tek şey… Bunun karşısında, acıya katlanmak dışında yapabilecegimiz bence en iyi şey hayatımızı bencilliğe kapılmadan sevdiklerimizle doya doya yaşamak ve bizim için tabiiki çok önemli olan hayatlarımızın ve ölümlerimizin varolduğumuz büyüleyici sonsuzluğa ait olduğunu unutmamaya çalışmak…
Vecihi’yi ve sürücüsünün sarfetmesi gereken sonsuz mesaiyi cok ihmal etmeyin ; )
Merhaba Serdar Abi,
Geç oldu biraz, başınız sağolsun. Eminim, bu yazınla ve hissettiklerinden ötürü sana müteşekkirdir.
Saygılar
Başınız sağolsun. Allah sabır versin. Yazınızı okuyunca çok üzüldüm. Benim de dedem bu kanser yüzünden öldü. Gerçekten dağ gibi adam eriyip gitti. İnna lillah ve inna ileyhi raciun..
Öncelikle başınız sağolsun. olayın manevi boyutu tahmin edilemeyecek kadar acı. buna birde sizin fiziksel durumunuz eklendiğinde fazlasıyla katlanarak büyüyen ve kaldırmanın cidden zor olduğu anlar acılar olmuş. yanlış anlaşılmasın ama okurken kendimi şanslı hissettim bir an. sıradan sıkıldığım bir günde okuduğum bu yazı sağlam bir ders oldu bana. şimdi ufakta olsa hayata nasıl bakmamız gerektiğini anlayabiliyorum.. tüm kalbimle tekrardan böyle sıkıntılı, acı ve üzün dolu günler yaşamamanızı diliyorum.
Merhabalar,
Ben de hayatimin onemli bir doneminde, 3 yil ara ile, kanser sebebi ile, once babami sonra da ablami kaybettim. Babam henuz 48′inde, ablam ise yalnizca 27′li yaslarindaydi. İkisininde hastane sureclerinde yanlarindaydim. Yasadiklarinizi anlayabiliyorum. Benim icin iyilestirilmesi guc yaralar birakan bir donemdi. Hala da izlerini tasirim…
O ışıltısını kaybetmiş gözleri görmeye dayanamıyor insan. Ama babanızın ölünceki o mutlu ifadesini, “huzur içinde yattığını” görmenize sevindim. Bunun sebebinin sizin gibi bir aile sahip olması olduğunu düşünüyorum. Elinizden gelen herşeyi, hatta fazlasını yapmaya çalıştığınızı yazınızdan anlıyorum. Tabi sizin yaşadığınız o anı bilmiyorum yada sizinle aynı duygulara sahip olmam pek mümkün değil ama yazınız o kadar içten geldiki biraz olsun hissettim duygularınızı. Her ne kadar insanları ağlatsada üzsede ölüm hayatın bir parçası. Önemli olan hayatı iyi yaşamak iyi bir aileye ve arkadaşlara sahip olmaktır. Babanızın buna sahip olduğunu görmesinin ne büyük bir mutluluk olduğunu tahmin bile edemiyorum.
Başınız sağolsun. Sizi çok iyi anlıyorum. Zira Babamı 19 ekim de, annemi de 24 ekimde (5 gün ara ile) kaybettim.
biraz geç oldu sanırım ; başınız sağolsun.
Babam öldükten sonra erkek oldum. Hani derler ya daha dünkü çocuksun, daha annenin koyduğu isimle duruyorsun diye. İşte gerçek ismini baban ölünce alıyorsun. Bir nehir gibi verimli ve dingin, bir okyanus kadar da görkemli olmak zorundasın. Ama sonuçta da bir insansın. Kainattaki en muhteşem, bazen de en çaresiz yaratık.
Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun.
Sevgi ve saygılar
Ağlamayaydım iyiydi .
İçerik olarak acıklı olsa da güzel bir yazı. Gecenin bu saatinde moral bozdu ama arada buna, o günleri hatırlamaya ihtiyacımız var.
[...] yayına çıkmak kolay değildi. (31 Aralık 2011 ne gününe geldi hatırlayan var mı?) Hele babamı toprağa verdiğim günün gecesi ekrana çıkıp (en zorlu iki konukla) insanları eğlendirmek sahiden zordu. Ya da hayatımı [...]