You think you can take me? You need a fucking army if you gonna take me!

Dünyanın en pahalı balığını ben aldım

Posted: January 19th, 2009 | Author: | Filed under: Memleket Halleri | Tags: , , , , , | 17 Comments »

Bizim ufaklıklar 7 ayı dolduruyor gibi. Yavaş yavaş anne sütü dışında şeyleri tatmaya başladılar. Pek sevemeseler de yine de yiyorlar. Doktorumuz somon da yedirin deyince bu sabah semtimizin (Yeşilköy / İstanbul) balıkçısına gidelim dedik. Dükkanın hemen önünde park yeri bulduk. Çektik, balığı seçtik. Temizletmeye başladık.

O sırada hemen yanımda biri belirdi. Baktım bizim sürekli alışveriş yaptığımız sokağın diğer ucundaki balıkçı. “Dayın geldi mi?” gibisinden bir şey dedi tezgahın ardındaki gence. O da “gelmedi” diye berbat bir bakış attı. Sonra bağırarak “siktir git” dedi!

Ben ise o sırada tezgahta duran devasa kılıç balığını çekiyordum (Seçtiğimiz somonları da hemen yanında görebilirsiniz):

Kılıç balığı

Bir baktım tezgahtaki delikanlı (harbi deliymiş) eline kolum kadar bıçağı aldı yanımdaki adamın üstüne yürümeye başladı. Neyse ki eşim hemen ilerdeki manava gitmişti yoksa yüreğine inebilirdi. Tezgahtan dönene kadar elinden bıçağı aldılar. Ben üstüne atılıp ayırmaya yeltendim, beni de sıyırdı ve adamı kaldırıp benim arabanın arka kapısına yapıştırdı!

Bir anda ortalık karıştı, birkaç yumruk daha attı. Öbür balıkçı da salaktı ki ne bir savunma yaptı, ne karşılık verdi ne de kaçtı. Olay durulunca bir farkettim ki benim kapı göçmüş! “Siz ne biçim esnafsınız” diye başlayan bir fırça çektim ama baktım ortam zaten iyice gergin vazgeçtim arabaya bindim.

Tam bilmiyorum ama anladığım kadarıyla küfrü basan oğlan haklıydı.

Daha bin kilometre yapmadığım 10 günlük arabamı servise götürdüm. Sonuç duruma göre 600 ile 1400 YTL arası masraf! Perşembe’den önce de araba falan yok.

Dünyanın en pahalı maması değil de nedir bu?

Bunları geçtim; bugün başıma gelen aksilik kadarını hayatım boyunca yaşamadım aynı günde. Tersten kalkmak denen bu olsa gerek. Sleeptracker da işe yaramadı :)

Nazara inanmazdım ama son birkaç yıldır kesinlikle inanıyorum. Bir de hala umutla “her işte bir hayır vardır” diyorum.

İlgili olabilecek diğer yazılar

  • 08/07/2011 -- Küçük kızım ‘Neynep’
    Kızıma bir mektup. Üstünüze alınmak da serbest....
  • 05/31/2010 -- Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım
    Yaşam adlı oyunun yeni perdesinde beni bekleyenlere dair bir kesit....
  • 05/16/2010 -- Çocuklar bizim çocuklarımız değil
    Siz yaysınız, çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar. Okçu, sonsuzluk yolundaki hedefi görür ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar. Okçunun önünde kıvançla eğilin. ...
  • 02/23/2010 -- Dünyanın en zor mesleği: anne-babalık
    Ebeveynlik hakkında hiç tecrübesi olmayan bir çiftin bir anda iki çocuğu birden olursa ne olur? Bocalar. Neyse ki destek alınabilecek insanlar da var hani......
  • 06/18/2009 -- Benim küçük mucizelerim
    Bugün hayatımıza girmenizin üstünden tam 1 yıl geçti.Avcumun içini zor doldurduğunuz uzaylı görünümlü prematüre günlerinizden bu halinize gelişiniz an be an gözümün önünde. Sizin her halinizi çok ...
  • 12/10/2008 -- Alışveriş objesi olarak komando teçhizatı
    Geçen gün eşimle bizim ikizlere (Hasan Yalçın'ın deyimiyle Jedi Padawan'lara) mama sandalyesi almak için (pek Jedi jargonuna uymadı ama...) Bakırköy'deki Gür Pasajı'na gittik. Buraya ortaokul yılların...
  • 11/09/2008 -- Dünyanın merkezini ancak keşfediyorum
    Pazar günü evde işe gömülmüş çalışırken arkamdan gelen bir mızırdanma kulağıma çalınıyor.Ali...Dönüp kucaklıyorum; avcumun içini ancak dolduran bedenini kavrayıp havaya kaldırıyorum. Minicik a...
  • 12/22/2011 -- Otomobilli hayat, oh ne rahat!
    Şehir yaşamında konfor ve nimetin tanımını yeniden sorgulamamız gerekebilir. Özellikle otomobil konusunda!...
  • 08/07/2010 -- Şehir planlaması denen mesele
    Sim City oynayarak büyümüş bir neslin İstanbul'un mevcut halini hazmetmesini beklemek haksızlık değil de nedir?...
  • 06/06/2009 -- Adabımuaşeret dedikleri
    Güncel dilimize görgü kuralları diye çevirebileceğimiz adabımuaşeret adlı kurallar silsilesi hakkında uzunca bir süredir kafa yoruyorum. Son birkaç aydır daha da ciddi bir konu haline geldi. Sebebiyse...

Facebook Yorumları

17 Comments on “Dünyanın en pahalı balığını ben aldım”

  1. 1Volkan Yılmaz said at 23:49 on January 19th, 2009:

    abi geçmiş olsun vardır bir hayır inşallah, aslında balık falan almaya da araba ile gitmemek lazım çocuklar yanınızda mıydı acaba.

  2. 2MserdarK said at 00:09 on January 20th, 2009:

    Çocuklar neyse ki evde mışıl mışıl uyuyorlardı. Balığı sevdiler mi acaba :) Eve dönünce bir sorayım.

  3. 3Serkan CURA said at 00:29 on January 20th, 2009:

    Serdar abi geçmiş olsun. herşeyde bi hayır vardır.

  4. 4Hüseyin Erkmen said at 01:57 on January 20th, 2009:

    Abi geçmiş olsun ya, malesef nezaketsizlik ve düşüncesizlik malesef aldı başını gitti bu istanbulda.

  5. 5Furkan said at 08:42 on January 20th, 2009:

    Bir konuda hata yapmışsınız sanırım Serdar Bey.

    Madem ahali kesici aletlerle iletişim kuruyor; kapacaktınız tezgahtaki bıçağı, arabanıza zaiyat verenlerin yakasından tutup,
    “Hay bin kunduz, siz misiniz arabama zarar veren, bu balığı mama haline getirin ulan!” diyerekten siz de bir yem atacaktınız ortaya. Cevaben fazla sert çıkışırlarsa da “Allahınızdan bulun” diyerek sıvışacaktınız.

    Geçmiş olsun.

  6. 6yusufunalemi said at 12:38 on January 20th, 2009:

    harbi geçmiş olsun.
    artık bu mamanın anısını unutmazsınız.sülalenize anlatacak bi anınız olmuş bu mama macerası ile :)

  7. 7Eray Alt. said at 23:41 on January 20th, 2009:

    Geçmiş olsun abi,neyse sana bişey olmamış.Her işte bir hayır vardır deyip aradan sıyrılayım..

  8. 8Cengiz TÜRK said at 00:48 on January 21st, 2009:

    Sanırım kaportacıyla anlaşmalı balıkçıların tezgahına geldiniz. :)Geçmiş olsun.

  9. 9önder yüce said at 21:14 on January 22nd, 2009:

    geçniş olsun serdar abi ((:

  10. 10Volkan Çelik said at 23:09 on January 22nd, 2009:

    Çok geçmiş olsun, neyse ki başka büyük kazalara sebeb olmamış, artık varsın olsun.

  11. 11Said Murat said at 20:00 on January 28th, 2009:

    Geçmiş olsun abi. İyi ki canına bişey olmamış.

  12. 12selim said at 00:35 on February 6th, 2009:

    Arabanın markası neydi, merak ettim (:

  13. 13eylos said at 17:38 on February 13th, 2009:

    Bende bir araba almıştım. 1000 km tampon darbe aldı, 3000 km iki plaka çalındı, 8000 km apartmanın üztünden tavana buz kütlesi düştü. 10.000 km arabayı sattım ve artık mutluyum :)

  14. 14Umut Yurtseven said at 13:19 on April 4th, 2009:

    o balığı herşeye rağmen aldığınıza inanamıyorum..

  15. 15Uğur Önder Bozkurt said at 23:41 on May 2nd, 2009:

    Ah abim. Esnaftan alışveriş mi edilir kapitalizmin kaleleri varken! Gidecektin Carrefour’a… biraz daha az samimiyet içinde de olsa ve belki 1-2 kuruş daha fazla ödeyerek, ama sinirini yıpratmadan, canını ve malını tehlikeye sokmadan alıp balığını güzelce dönecektin evine… Bazen lanet okuyorum bu alışveriş merkezlerine… Ama senin de yaşadığına benzer şeyleri yaşayınca ve yaşayanları duyunca, öyle veya böyle, bu kurumsal işyerlerine daha bir sempati ile bakıyorum. Geçmiş olsun tabi ayrıca.

  16. 16Emre Gümüş said at 19:32 on May 11th, 2009:

    Geçmiş olsun Serdar Abi. Ben de her işte hayır vardır diyenlerdenim. Belki o araba servise gitmeseydi, daha büyük bi kaza yapabilirdin perşembeye kadar. Miniklerinde gözlerinden öperim. Teknosohbete şimdiki halleriylede çıkartırsan seviniriz. İlk günlerinde çok şirinlerdi. Görüşmek üzere. Saygılar, sevgiler…

  17. 17tufan said at 15:31 on June 22nd, 2009:

    sleeptracker ile bir inceleme bekliyorum. çok gidip geldim alayım mı almayayım mı diye.. hiçbir kullanıcı yorumu bulamamıştım ürünle ilgili.


Leave a Reply