All I have in this world is my balls and my word and I don’t break them for no one.

Cumhurbaşkanı heyetindeki yerimi alıyorum!

Posted: May 14th, 2012 | Author: | Filed under: Genel | Tags: , , , , , , , , | 21 Comments »

Birkaç gün önce Ankara’dan resmi bir davet aldım. NATO Zirvesi için ABD’nin Chicago şehrini ziyaret edecek Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün uçağındaki heyette yer almak için!

Cumhurbaşkanı heyetindeki yerimi alıyorum!

Şöyle bir kareyle dönmezsem ne olayım :)

Bağlantıyı kuramayanlar için ziyaretin ikinci ayağını da aktarayım. Gül, bu Zirve’den sonra birkaç kabulün ardından San Fransisco’ya geçerek önce Stanford Üniversitesi’nde bir konuşma yapacak, ardından sırasıyla hafta boyunca Apple, Google, Facebook ve Twitter merkezlerini ziyaret ederek temaslarda bulunacak. Ayrıca bir grup internet yatırımcısıyla da görüşecek. Ben de seyahatin bu ikinci kısmına eşlik ve şahitlik edeceğim.

Read the rest of this entry »


Marka ve PR şirketlerinin sosyal medyayı keşfi

Posted: February 7th, 2009 | Author: | Filed under: Web Dünyası | Tags: , , , , , | 11 Comments »

Marka ve PR şirketlerinin sosyal medyayı keşfiBiz gazetecilerin hayatı basın toplantıları, seyahatlerle geçer durur. Şimdilerde ekonomik kriz sebebiyle duruldu ama ben bir yurtdışı toplantıdan gelip, temiz çamaşır / kıyafet alıp bir iki saat uyuyup yeniden başka birine uçtuğumu çok bilirim. Teknoloji, otomotiv ve spor basını bu konuda ekstra bir yük altındadır. Üçünün de toplantısı, seyahati eksik olmaz. Sıralama da tersidir. En çok sporcular gezer, toplanır, sonra otomotivciler sonra da teknoloji basını. Bizim avantajımız sektörümüz dolayısıyla daha nezih insan ve şirketlerle ve daha kitlesel ve ulaşılabilir şeylerle muhattap olmamızdır.

Bu seyahat / toplantı olayları ilk zamanlar çok hoşuma gitmişti. Birisi seni davet ediyor, alıyor, götürüyor, işini gücünü anlatıyor… En güzel oteller, en güzel yemekler… Sonra farkettim ki mevzu biz değiliz; markalar. O markanın benim temsil ettiğim markada yer alabilme savaşı. Daha da sonra bunun gerisinde gazetecilerin karşı taraftaki algısının sadece ‘haber makinesi’ olduğuna; PR şirketleri ve temsil ettikleri markalar açısından bir gazetecinin değerinin konu hakkındaki bilgisi, okunurluğu, saygınlığı değil kendi markaları hakkında ne kadar pohpohlama haberi yaptığı ve çalıştığı yayının tirajıyla orantılı olduğuna şahit oldum birçok örneklerle.

Read the rest of this entry »