Every dog has his day.

Sosyal medya detoksuna başlarken

Posted: April 30th, 2010 | Author: MserdarK | Filed under: Kişisel, Web Dünyası | Tags: , , , , , | 23 Comments »

Bir gün Teknosohbet çekiminden sonra Timur odamdan çıkıp ofisin içinde kayboldu. Ne zaman düşündü, ne etti, sormaya fırsatım olmadı ama benim sosyal medyadan uzaklaşmamı kafasına takmış ve bunun üstüne bir proje geliştirmiş. O kaybolma sırasında da stüdyoya girip olayı yaymak için bir program çekmiş.

O da kesmemiş olacak bir devam bölümü daha çekti, bloga yazdı, Yahoyt’a haber etti.

Daha bana söylemediği birçok plan da cabası…

1-10 Mayıs 2010 aralığını kapsayan bu meydan okumanın şartları şöyle:

Neler yapamayacağım:

  • Hiç bir sosyal ağda tek bir harf veya gülümseme işareti dahil hiç bir eylemde bulunamayacağım. (Twitter, FriendFeed, Gtalk, buzz, messenger, vs..)
  • Hiçbir sosyal ağ uygulaması açmayacağım. Pasif izleyici olarak dahi katılmayacağım. (Kağıt çıktı bile yok)
  • Hiç bir sitede yorum yapmayacağım. MYK Medya çalışanları ve birinci dereceden akrabalar dahil hiç kimse ile chat yapamayacağım.
  • Video konferanslara katılamayacağım.

Nelere izin var:

  • Televidyon’da yer alan herhangi bir programa katılabilirim.
  • Basın toplantılarında sosyalleşebilirim.
  • Canlı seminer veya toplantılara katılabilirim.

Sizin için ‘eh canım, ne var yani?’ olabilir ama benim için durum farklı. Size sosyal medya kullanımıma dair objektif bir fikir vereceğini düşündüğüm iki ekran görüntüsünü paylaşmak istiyorum (resimlerin büyük hallerine üstlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz):

Read the rest of this entry »


Facebook FriendFeed’i satın aldı

Posted: August 11th, 2009 | Author: MserdarK | Filed under: Web Dünyası | Tags: , , , | 24 Comments »

Facebook herkesin malumu, anlatmaya gerek yok. FriendFeed ise bir şekilde, çaktırmadan Türk web camiasının eli kalem tutan, üreten kesiminin yoğunlukla kullandığı bir sosyal paylaşım ortamı. Duymamış, bilmiyor olabilirsiniz. Ben de bir parçasıyım.

Geçtiğimiz gün Facebook birçok özelliğini çaktırmadan alıp kendi sistemine eklediği ve çok daha başarılı sonuçlar aldığı FriendFeed’i satın aldı. Her iki taraf için de iyi oldu. FriendFeed böyle tek başına hiçbir baltaya sap olamayacaktı. Küçük olsun, benim olsun hissiyatıyla sahipleniliyordu. Ancak küçük kalanların boğulduğu web sularında ömrü fazla olmayacaktı.

Facebook ise FriendFeed heyetiyle biraz daha kıvraklık, doğrudan etkileşim ve biraz daha sosyalleşme refleksi kazanacaktır. Zaten sonuçta her iki site de ayrı marka olarak -şimdilik- hayatına devam edecek.

Bunların hiçbiri umrumda değil. Sonuçta bir site. İnternet onlarla var olmadı, onlarla yok olmaz. Benim asıl ilgimi çeken şu iki kare. Bunları FriendFeed’in kurucuları satın almayı resmiyete döken anlaşmayı imzaladıktan sonra çekmişler.

Mekana, kıyafetlere, ruh haline dikkat ediyor musunuz? Doğallık, rahatlık, sıradanlık…

Böyle bir birleşme bizim gibi kültürlerde olsaydı bir de?

Dünyanın en büyük satın almalarından biri olarak tarihe geçen Google-YouTube birleşmesini de unutmayalım. Bir gün o öyküyü yazmak istiyorum. Bir gün… TGI Friday’s restoranında bağlanan milyar dolarlık bir anlaşma.

Youtube sitesinin kurucularının ilk tepkisini aşağıdaki videodan izleyebililrsiniz.


Sosyal medya adabı

Posted: March 17th, 2009 | Author: MserdarK | Filed under: Web Dünyası | Tags: , , , , , | 34 Comments »

Sosyal Medya terimini duymaktan kusmak üzere olduğum halde yine de epeydir kafamda birikenleri yazmak istedim. Bir ön uyarı: aklıma gelenleri ekleyip yanlış yazdıklarımı çıkararak bu listeyi güncelleyeceğim. Dolayısıyla ilk günler biraz ‘kararsız’ görünebilir. Üstelik uzun bir yazı olacak gibi. Ama eğleneceğiz.

Başlıyorum.

Read the rest of this entry »


Eski dertler, yeni yöntemler

Posted: February 28th, 2009 | Author: MserdarK | Filed under: Genel | Tags: , | 30 Comments »

Çocukluk ve gençlik dönemim çok maceralı geçti. Burada anlatsam birçok kişinin inanmayacağı şeyler yaşadım. Çok badireler atlattım. Çocukluk arkadaşlarımın pek çoğu kavgalarda öldürüldü. Bir kısmı aşırı doz uyuşturucudan veda etti. Hatta bir tanesi transeksüel olup kendini satmaya başladı. Çok garip şeyler gördüm, iç kıyan şeylere şahit oldum. Şu anki konumumla asla özdeşleşmeyecek işler yaptım.

Hiçbirinden de pişman değilim. Hepsi bana çok şey kattı. Kimilerinin ömrü boyunca yaşamadığı şeyleri ben gencecik yaşımda yaşayıp sindirmiştim. Hayattaki esas konulara herkesten daha erken başlamayı sağladı. Hepsini hazmettim, hepsiyle barışığım.

Bir tanesi hariç…

Read the rest of this entry »


İki okunası yazı

Posted: December 21st, 2008 | Author: MserdarK | Filed under: Genel | Tags: , , , , , , , , | 2 Comments »

Yüce Zerey daha yeni tanıştığım birisi (öylesine bir tesadüfle hem de). Daha çok uzun süre birbirimizin fikirlerinden faydalanacağımız için sevinçli ama geç tanışmış olduğum için üzgünüm. Takdir edilmesi gereken bir disiplinle güncellediği bloglarından birinden iki yazıyı biraz kendi elimin altında linki bulunsun, çokça da (eğer okumadıysanız) siz faydalanın diye tavsiye etmek istedim:

  • Konferans insanları: O panel benim, o konferans senin koşturup duranların yarattığı körlerin sağır ağırlayıp; çingenin çalıp kürdün oynadığı, eski tasların küflü hamamlarda tıngırdadığı şen ortamlar.
  • Takip insanları: Sosyal ağların ağa babaları. Siz rahat uyuyasınız diye onlar gece gündüz nöbette… Respect!

Şimdi düşündüm de ‘okunası yazılar’ diye bir sabit sayfa yapıp bunları orada değerlendirmek daha iyi.


Sosyal ağın ekşidiği anlar

Posted: October 23rd, 2008 | Author: MserdarK | Filed under: Genel | Tags: , , , , | 3 Comments »

Cumhuriyet Anıtı ile aramıza gerilmeye çalışılan polis kordonuna yönelik bir Facebook grubu açıp nabız yoklayayım dedim. Ben birçok kişinin sandığının aksine Facebook’a en fazla haftada bir girip bakıyorum. Bazen daha da seyrek. Yağmur gibi mesaj birikmiş. Benimle iletişim kurmanın en kötü seçeneği olmalı…

Birinde laf dönüp dolaşıp şuraya geliyor:

Şu anda tam sevilecek zamanları olan Zeynep ve Ali’nin gelecekleri için size çok özel bir teklifim var.

Koç Allianz olarak Zeynep ve Ali’ye BÜYÜYEN ÇOCUK sigortası yapmanızı şiddetle tavsiye etmekteyim. Böylelikle Zeynep ve Ali 18 yaşına geldiğinde hayata atılacakları zaman onlara en büyük yardımı yapmış olacaksınız. Şu anda yapacak olduğunuz küçük birikimler onların geleceğini oluşturacak. Zeynep ve Ali’nin de bu fırsatlardan yaralanmalarını istiyorum.

Sizinle daha ayrıntılı olarak ,yüzyüze görüşmek isterim.
Şimdiden teşekürler

Ne diyeyim şimdi ben? Benim küçüklerin siteye eklediğim fotoğrafları meğer herkese açıkmış; hiç dikkat etmemişim. Bir sigortacı takipçim de fırsat bilmiş…

Bir zamanlar ben de sigortacılık yaptım. (yaptığım diğer işler arasında işportacılık, barda bağlama ve gitar çalmak gibi şeyler de var). O dönemde biz de böyle bulduğumuz her telefona saldırır randevu koparmaya çalışırdık.

Bir gün elime geçen bir listeden Ayşen Gruda‘nın numarasını çevirdim. Kendisine özel hayat sigortası paketinden söz ettim ve randevu istedim. Bana aynen şöyle dedi:

Ben komşumun sahip olmadığı bir şeyi istemiyorum.

Bu benim hayatımı değiştiren birkaç cümleden biridir. Gazetecilik vesilesiyle kendisiyle bir iki defa aynı ortamda bulundum ama mahçubiyetimden ve halen unutamadığım o anki utancımdan ne bunu anlatabildim; ne de başka bir şeyi.

Bir gecekondu semtinde oturuyordu. Neredeyse 20 yıl geçmiş üstünden ama, sana çok teşekkür ederim Ayşen Gruda. Benim hayatımdaki en önemli insanlardan birisin…