You gotta make the money first. Then when you get the money, you get the power. Then when you get the power, then you get the women.

Adabımuaşeret dedikleri

Posted: June 6th, 2009 | Author: MserdarK | Filed under: Memleket Halleri | Tags: , , , , , , , , , | 9 Comments »

Güncel dilimize görgü kuralları diye çevirebileceğimiz adabımuaşeret adlı kurallar silsilesi hakkında uzunca bir süredir kafa yoruyorum. Son birkaç aydır daha da ciddi bir konu haline geldi. Sebebiyse ‘halka karışmam’ :) Mürebbiyelerle, dadılarla, cam fanusta büyümüş değilim ama ben otomobilli bir hayattan geliyorum özünde.

Fena fikir de değil hani?

Fena fikir de değil hani?

Mart ayında evimizi taşıdık. Büyüdüğüm semti bırakıp bir şeyler atıştırmak dışında bir işim olmadığı, kendimi içine hiç ait hissetmediğim bir yere göçtüm. Üstelik birbiriyle neredeyse her konuda tamamen tezat olanından: Yeşilköy-Teşvikiye

Neyse ki kısa sürede Teşvikiye’ye alıştım. Eski İstanbul mahallesi tadını Yeşilköy’den daha iyi koruyabilmiş bir ortam. Farklara gelince; yeşillik yok, park yeri yok, bitişik düzen apartmanlar, dar sokaklar, kaldırım yok, insan çok, trafik çok…

Read the rest of this entry »


İstanbul’da otomobil sahibi olmak

Posted: October 28th, 2008 | Author: MserdarK | Filed under: Memleket Halleri | Tags: , , , , , , , , , , , | 5 Comments »

Birkaç yıldır otomobilin bu şehirde nimet mi külfet mi olduğuna dair ciddi sorgulamalar içindeyim. Her Pazartesi 10:00′da MYK’da genel bir ekip toplantımız var. Bu sabah 08:45′te çıktığım yolda, 19 km mesafeyi alıp ofise vardığımda saat 10:15′i gösteriyordu.

Otomobil sahibi olmanın nimetlerini herkes sıralayabilir. Ben (nedense) pek bahsedilmeyen ama sahip olan herkisin ortak paydası olan külfetlerinden bahsetmek istiyorum bu sefer de (züppelik olarak algılamayın lütfen):

  • Vergi: Alırken ödenenden bahsetmiyorum. O zaten mantık dışı. Ama sahip olma maliyetinde ödenen vergi cidden düşündürücü. Hele hele benim gibi yüksek motorlu bir araç kullanıyorsanız (2500cc) kara kara düşündürücü oluyor.
  • Trafik Muayenesi: Yaptırması da dert, parası da cabası.
  • Egzost muayenesi: (nasıl yazayım diye epey düşündüm) Bu meseleye verilen önemi ceza oranıyla açıklamak mümkün değil. Uyduruktan da bir prosedürü var, o ayrı.
  • Otopark gideri: Hiç düşünülmez ama her sene ciddi bir miktar da buna gidiyor. Örneğin ben sadece ofisin oraya park edebilmek için ayda 175 YTL para veriyorum. Evimde otopark var ama yakında taşınacağım yerdeki otopark aylığı 300 YTL’den BAŞLIYOR! Sağda solda gittiğim yerde ödediklerimi saymıyorum.
  • Yakıt gideri: Bir şey söylemeye gerek var mı?
  • Bakım, tamirat, vs: Aracınızın markasına, modeline göre değişir ama araba dediğin durduğu yerde bile illa masraf çıkarıyor.
  • Kaza: Sürprizdir, gelir ve can acıtır. Cana da gelse dert, mala da.
  • Sigorta: Zorunlusu ayrı, kaskosu ayrı. Hele birincisi adı üstünde zorunlu…
  • Cezalar: İlla ki çıkar.

Bunlar ilk etapta aklıma gelenler. Daha da vardır elbette. Ama şimdi bütün bunlara ‘yeter’ desem ve her yere taksiyle gitsem aklıma gelen avantajlar:

Read the rest of this entry »