Posted: February 3rd, 2011 | Author: MserdarK | Filed under: Podcast | Tags: apple, deep packet inspection, dell, dpi, facebook, gmail, google, google image ripper, lenovo, lepad, lephone, lg, mark zuckerberg, mısır, narus, national security agency, nintendo, nokia, nsa, Podcast, samsung, sansür | 2 Comments »Podcast: Download (Duration: 33:16 — 31.6MB)
Üçüncü bölümün konu başlıkları şöyle:
- Mısır’daki internet kesintisi bilişim dünyasında dış kaynak kullanımında soru işaretleri yarattı.
- Ocak ayı geldi, internet ve teknoloji şirketleri bilançoları ve yeni yıl hedeflerini açıkladı. Kimler kazandı, kimler kaybetti? Çanlar kimin için çalıyor?
- Gmail yeni reklam modelini deniyor.
- Samsung 2 milyon tablet sattı.
- Zuckerberg ya yeni hayaller peşinde ya da sayfası hack edildi.
- Dell’in yeni girişimi: kişiye özel telefon.
- LG 3 boyutlu bir cep telefonu tanıttı
- 2011’de çıkaracağı tabletleri tanıtan Lenovo’nun yeni bir hedefi daha var: cep telefonu!
Haftanın sitesi: Google Image Ripper
Sanal Alem podcast yayınına abone olmak için: RSS / iTunes
İyi dinlemeler!
Posted: March 19th, 2010 | Author: MserdarK | Filed under: Donanım | Tags: atari, ateri, bilgisayar oyunları, d-pad, game boy, game&watch, gameboy, gameboy advance sp, gameboy color, gameboy micro, Gunpei Yokoi, mobil oyunlar, nes, nintendo, nintendo entertainment system, video oyunları | 9 Comments »Gunpei Yokoi ismini hiç duymamış olabilirsiniz. Ben size biraz tanıtayım…

Gunpei Yokoi ve son evladı.
Yokoi, 1941 doğumlu bir Japon. 4 Ekim 1997′de geçirdiği bir trafik kazası sonucunda aramızdan ayrıldı. Hayatının büyük bir bölümünde kökeni 1883 yılına dayanan Japon oyun şirketi Nintendo’da çalıştı.
1964 Tokyo Olimpiyatları sonrasında Nintendo’nun ana işi olan oyun kağıtları sektörü yok olmaya yüz tutunca dönemin Başkanı Hiroshi Yamauchi çarkları döndürebilme adına taksi hizmetinden ‘aşk oteli’ adı altında genelev işletmeye kadar pek çok şeye el atsa da bir türlü dikiş tutturamaz.
Çocukluğu Nintendo oyun kartlarıyla içiçe geçmiş Yokoi de bu yıllarda Nintendo’nun meşhur Hanufada destelerinin üretiminde çalışmaya başlar. Boş vakitlerindeyse hobi olarak çocuklara yönelik çeşitli oyuncaklar tasarlar; hatta kimini üretip fabrikada bir kenara dizer.
Başkan Yamauchi iflasın eşiğine gelen şirketin tek para kazanan iş dalının çocuk oyuncağı birimi olmasından dolayı buraya yoğunlaşma kararı alır. Ama yeni bir ürüne ihtiyaç vardır. Bu alandaki yaratıcılığını duyduğu Yokoi’yi çağırarak işe yarayacak herhangi bir ‘şey’ geliştirmesini ister. Yokoi de bunu fırsat bilip boş zamanında geliştirdiği Ultra Hand adlı oyuncağı üretme fikrini Başkan’a kabul ettirir.

Ultra Hand, parmaklarınızı geçirip makas hareketini yaptığınızda uzayan bir kol düzeneği. 2 milyona yakın satmış olması ilginç, değil mi?
Oyuncak o kadar ilgi görür ki 1970 yılı Noel’inde (yılbaşı değil!) 1 milyon 600 bin tane satarak hem Nintendo’nun kasasını doldurur, hem de yaratıcısı Gunpei Yokoi’yi şirketin Araştırma ve Geliştirme bölümünün lideri konumuna getirir. Yokoi bu terfiden sonra daha da hırslanarak birbirinden ilginç ve başarılı şeyler geliştirerek başarıdan başarıya koşar.
Read the rest of this entry »
Posted: October 27th, 2008 | Author: MserdarK | Filed under: Genel | Tags: apple, blackberry, chrome, firefox, fuji, intenet explorer, iphone, kodak, linux, microsoft, nikon, nintendo, opera, sony | 4 Comments »
Ben meraklı bir adamım. Bebekliğim de böyleymiş söylendiği kadarıyla; çocukluğum ve yetişkinliğim de benim bildiğim kadarıyla öyle. Meraklılık çok genel bir huy ama her şeye merak duyanlardan da değildim. Hatta içimde aksi ve muhalif bir taraf genellikle hep popülere ve genel merak alanlarına uzak tuttu beni.
Bu nadir olana tutku da beraberinde yalnızlığı getirdi. Çoğunluğun izlemediği filmler, okumadığı kitaplar, ilgilenmediği hobiler gibi listeler çerçevesinin içinde elde kala kala yalnızlık kalıyor. Üstelik bu alt grubun hepsi muhalif olduğu için kendi aralarında da kaynaşamaz.
Örneğin Yeşilköy Havacılık Müzesi içinde toplanan maketçi heyetinin birbirinden boyama ve yapıştırma tekniklerini nasıl gizlediklerini dün gibi hatırlatım (hala da toplanırlar keşke bir gidip görseniz). Size komik gelebilir ama bir de gidip orada seyredin; sanki Coca Cola formülü.
Read the rest of this entry »