Posted: September 13th, 2009 | Author: MserdarK | Filed under: Web Dünyası | Tags: apple, bmg, comes with music, emi, itunes, kitap okuma oranı, korsan, korsan dvd, korsan film, korsan kitap, korsan müzik, mp3, nokia, sony music, televizyon izleme oranı, warner music | 34 Comments »
Türkiye’de kitap okuma konusuna ne kadar ilgisiz olduğumuz malum. Yine de biraz rakam vereyim, aklınızda biraz daha şekillensin:

Bu çocuk bizden değil!
- Türkiye’de 100 kişiden sadece 4,5 kişi kitap okuyor.
- Japonya’da bir kişiye 25, Fransa’da 7 kitap düşüyor. Türkiye’de 12 bin kişiye 1 kitap düşüyor.
- Brezilya’da yılda 13 bin kitap basılıyor, bizde 7 bin.
- Azerbaycan’da kitaplar 100′er binlik dilimlerle baskı yapıyor. Bizdeki baskılar 1.000′erlik dilimlerin. Yani 5. baskı dediğimiz kitap aslında 5 bin basmış oluyor. Orhan Pamuk, Murathan Mungan gibi istisnalar var elbet. Onların baskı adetleri 10′ar binlik.
- Norveçliler yılda kitaba 137 dolar veriyor. Güney Koreliler ise 45 dolar. Biz 0,45 dolar…
- Nüfusun sadece yüzde 4′ü dergi okuyor.
- Satın almasa da nüfusun yüzde 22’si bir şekilde gazete okuyor.
- Televizyon izleyen nüfus oranı yüzde 94.
- Öğretmenler arasında kitap okuma alışkanlığı olanların oranı yüzde 33.
- İnsanlara ihtiyaçları sorulduğunda kitap 235. sırada yer alıyor.
- Kadınlarımız günde ortalmaa 4,5 saat televizyon izliyor.
- Genel anlamda eğitim düzeyinin düşük olduğu gruplarda televizyon izleme oranı ve süresi artıyor.
- MESAM verilerine göre Türkiye’de müziğin yüzde 70′i korsan.
- 5 yıl önce albümler için 60 milyon bandrol alınırken bu rakam bu sene 6 milyona ulaşamadı.
- Türkçe hizmet veren ve kapatılan korsan müzik dağıtım site sayısı 160 bine ulaştı.
- Müzik sektörünün iddia ettiği yıllık zarar 468 milyon dolar.
- Korsan DVD ve VCD kullanımı müziğin de üstünde bir oranda devam ediyor.
Özetleyecek olursak kitap zaten okumuyoruz, gazete bulursak okuyoruz. Bolca televizyon izliyor, radyo dinliyoruz. Ama şarkı ve filmlere para vermiyoruz. Yapabiliyorsak internetten bedavaya çekiyoruz ya da ucuza korsan alıyoruz.
Peki bu tablo değişebilir mi? Şöyle bir düşünelim.
Read the rest of this entry »
Posted: August 1st, 2009 | Author: MserdarK | Filed under: Donanım | Tags: android, apple, google, htc, iphone, magic, nokia | 5 Comments »
Google’ın mobil cihazlara doğru yolculuğunu anlamak mümkün. Elindeki kaynak ve hizmetlerin büyük bir bölümü zaten mobilde daha anlamlı hale geliyor. Bunu ilk farkedip Google’ın kapısını çalan Andy Rubin’e de ne kadar teşekkür etsek az…
Ben ilk Android tabanlı telefonu (HTC G1) Televidyon‘da Kafa Kafaya programından tanıdığınız Burak Bayburtlu sayesinde kurcalama fırsatı buldum (Kendi incelemesini de seyretmenizi tavsiye ederim). Form olarak çok heyecan verici değildi. Apple iPhone’un en hararetli günlerine denk gelmişti ve açıkçası teknoloji camiası dahil kimse pek odaklanamamıştı. Ben de dahil…
Read the rest of this entry »
Posted: June 7th, 2009 | Author: MserdarK | Filed under: Donanım | Tags: am, directband, drb, fm, Frekans Modülasyonu, Genlik Modülasyonu, kısa dalga, Long Wave, lw, microsoft, Middle Wave, msn direct, mw, nokia, radyo, rds, Short Wave, spot, sw, TA, talk radio, Traffic Announcement, trafik anonsu, visual radio | 19 Comments »
Küçüklüğüm evimizin altındaki taksi durağında, devasa Amerikan arabalarının içinde geçti. Taksimetre denen şeyin sağ tekerleğin üstüne doğru kaputun üstünde yer aldığı, analog rakamlardan oluştuğu yıllardı.
Aşağıdaki resimlere tıklayarak daha iyi görebilirsiniz.
[nggallery id=7]
Diğer bir ilgi alanım da elektrikli / elektronik eşyalardı. O zaman bu kategoriye giren sadece siyah-beyaz televizyon, Almanya’dan teyzemin yolladığı kaset teyp kaydedici ve dev dolaplı, pikap-radyo vardı.
Televizyonun içini açmama izin vermezlerdi. Ama radyo benim oyun alanımdı. Arkasındaki vidaları söker içindeki dev bobinlere, kondansatörlere, dirençlere bakar kurcalar dururdum. Elektrik çarpması denen şeyin ne olduğunu da o sayede öğrendim.
Read the rest of this entry »
Posted: December 28th, 2008 | Author: MserdarK | Filed under: Yazılım | Tags: nokia, sim lock, sms, sms lock, telefon kilitleme, telefon kitleme | 4 Comments »
Telefonunuzu evde unuttunuz, ananız babanız görmesin; işte unuttunuz yan masadaki eline alıp kurcalamasın ya da arkadaşta bıraktınız baş derde girmesin istiyorsunuz. Ya da en kötüsü çaldırdınız…
Yeni nesil bu derde yeni nesil Nokia işletim sistemi akıllıca bir çözüm bulmuş.
- Öncelikle telefonun menüsünden Araçlar / Seçenekler / Güvenlik Ayarları / Telefon ve SIM bölümüne girin (Tools / Settings / Security Settings / Phone and SIM),
- Uzaktan kilitlemeye izin ver seçeneğini ‘evet’e getirin. (Allow Remote Lock)
- En az 5 karakterden oluşan özel bir şifre belirleyin. Bu bir cümle de olabilir.
- Şifreyi onaylamak için tekrar girin.
İşte bu kadar. Bundan sonra böyle bir durum olduğunda kendi numaranıza belirlediğiniz şifreyi içeren bir SMS yolluyorsunuz, telefon kitleniyor. Ya da kilitliyse yolluyorsunuz açılıyor.
Bunu yapan bazı ücretli yazılımlar da var. Yani bir Nokia şart da değil.
Güzel, akıllıca ve faydalı…
Posted: December 9th, 2008 | Author: MserdarK | Filed under: Web Dünyası | Tags: 6210 navigator, gps, kaybolduk.biz, kaybolmak, mekanist, myk, n95, n96, navigasyon, nokia, televidyon, yelp | 4 Comments »
Beni bilen bilir; ben kaybolurum. Timur bunun efemine bir özellik olduğunu söyleyerek yaramı kaşıyıp durur ama ne yazık ki bu kontrol edilebilir, değiştirilebilir bir şey değil. Tam terimi nedir bilemiyorum ama ciddi bir yer/yön yerleştirme sıkıntım var. Üstelik çok da kötü bir şey…
Bir pasaja girerim. Çıktığımda sağa mı sola mı gideceğimi bilemem. Geldiğim yönü kestirmek benim için ciddi bir endişe olur. Tatil köyü gibi büyük bir mekana gideriz; kaldığımız yeri bulana kadar tatil biter. Sözlü tarifle bir yol bulamam, yazılıyla da belki…
Bundan dolayı GPS ve navigasyon konusu oldum olası ilgimi çekmiştir. Benim adıma bu yükü sırtlanan bir mucize. İlginç de bir tesadüfle bizim gibi en çok ihtiyaç duyulan bir ülkeye girişini de bayağı bekledik. Bunun sebeplerinden birinin sürekli değişen sokak isimleri ve tamamlanmamış yerleşimler olduğu biliyorum.
Ülkenin en eski ve en büyük şehirlerinden İstanbul bile her yıl ciddi anlamda değişiyor. Sokak isimleri bir yana, yeni yollar, viyadükler, yeni toplu taşıma rotaları, sürekli değişen trafik yönleri gibi ayrıntılarla elinizdeki haritalar bir yana, navigasyon haritaları bile anlamsızlaşıyor.
Read the rest of this entry »