Me, I always tell the truth. Even when I lie.

Çaresizliğin yarattığı çözümler

Posted: December 6th, 2010 | Author: | Filed under: Genel, Video / Ses | Tags: , , , | 7 Comments »

Çaresizliğin yarattığı çözümler

Yaşlı baba öldükten sonra 3 oğluna sahip olduğu 17 deveyi miras bırakır.

Paylaşım için şöyle bir yöntem belirlemiştir: ilk oğluna develerin yarısını, ikinci oğluna üçte birini, üçüncü oğlunaysa dokuzda birini bırakır. Ancak çocuklar bunu hayata geçirmeye çalışınca duvara toslar. 17 sayısı ne ikiye, ne üçe, ne de dokuza bölünmektedir. Bir türlü paylaşımı gerçekleştiremezler.

Sonunda köyün yaşlı, bilge teyzesine giderler. Bilge uzun süre düşündükten sonra “size yardımcı olamam ama isterseniz benim devemi alabilirsiniz” der. Böylece 18 develeri olur.

İlk çocuk develerin yarısını; yani 9 tanesini alır. İkinci oğlan üçte birini; yani 6 tanesini, üçüncü oğlansa aynen vasiyetteki gibi dokuzda birini yani 2 tanesini alır. Ancak toplamda 17 deve bölüşülmüş, 1 tane geride kalmıştır.

Onu da yaşlı bilge teyzeye geri verirler…

Bu Ortadoğu öyküsünü bana öğretense Amerikalı yazar William Ury oldu.

Çözümsüz kaldığınızda anlarda aklınıza gelmesi ümidiyle…


Akreple kurbağanın öyküsü

Posted: December 25th, 2009 | Author: | Filed under: Genel | Tags: , , , , | 7 Comments »

Akreple kurbağanın öyküsü

Yüzemeyen bir hayvan olduğunu gayet iyi bilen akrep, bir gün nehrin öte yanına geçmek zorunda kalır. Ne yapacağını düşünürken suyun yanındaki kurbağayı görür ve yanaşır. Kurbağa korkudan kaçar, uzaklaşır. Akrep kurbağayı sakinleştirir ve sorar,

“Kurbağa kardeş; karşıya geçmem gerek. Beni sırtında taşır mısın?”

Kurbağa gözleri büyüyerek cevap verir.

“Ama ya beni sokup öldürürsen?”

“Olur mu?” der akrep. “O zaman ben de boğulur, ölürüm!”

Kurbağa ikna olur, akrebi sırtlanır, nehre girer, yüzmeye başlar. Tam ortaya gelmişken ensesinde bir sızı hisseder. Vücudu buz kesmeye başlar. Kolları, ayakları histen kesilir. Birlikte dibine gömülecekleri ve bir daha asla çıkamayacakları suya batarken can havliyle sorar:

“Hani sokmayacaktın?”

Akrep mahsun, çaresiz bir yüzle cevap verir:

“Ne yapayım, ben akrebim; huyum bu…”


Çalınan fotoğraf anlarımız

Posted: December 22nd, 2008 | Author: | Filed under: Genel | Tags: , , | 4 Comments »

Çok uzun zamandır aklımda olan ama bir türlü el atıp yazamadığım bir öykü var. Başkalarının fotoğrafları içinde tesadüfen yer alan insanların ekseninde dönüyor.

Hani sokakta yürürken birisi (kimi zaman bir turist) şak diye bir fotoğraf çeker ve o karede yer aldığınızı farkedersiniz. İşte ben o anlarda beni kimlerin göreceğini ve hangi fotoğraf albümü ya da bilgisayarda yaşayacağımı düşünürüm. Fransa’da mı, Antalya’da mı nerede? Beni farkedecekler mi acaba o karede?

İşin bu gizemli ve romantik tarafı bir yana, elime geçen bir dizi fotoğraf hiç aklıma gelmeyen bir tarafını gösterdi bana. Paylaşayım dedim :)

İki dakika delikanlı olun

Picture 1 of 8