You think you can take me? You need a fucking army if you gonna take me!

Havada kalan yemekler

Posted: December 24th, 2011 | Author: | Filed under: Genel | Tags: , , , , , , , , , , , | 3 Comments »

Mesleğim gereği sıkça seyahat ediyorum. Bir dönem bu öyle abartılı bir hale gelmişti ki eve neredeyse ancak yeni iç çamaşır almak için uğruyordum. Sonraları içimdeki seyahat hevesi söndü. Zaten mesleki olarak gittiğiniz yerler de hemen hemen aynı ülke ve şehirler olduğundan bir esprisi kalmadı.

Airline Meals ziyaretçilerinin seçimiyle ekonomi sınıfındaki en iyi yemek tabağı Thai Havayolları'nın bu tepsisine gitmiş.

Oteller, uçaklar, havaalanları, konferans ve toplantı salonları dünyanın her yerinde üç aşağı beş yukarı aynıdır. Bir yerden sonra aynı Fight Club’da değinildiği gibi ‘tek kullanımlık şeyler‘ size sinir kaynağı olur anca.

Uçakla seyahate dair edindiğim tecrübelerin bir kısmını paylaştığım yazım blogun en çok ilgi çeken başlıklarından biri. Eski bir alışkanlıkla gittiğim bütün otellerin de bir sürü fotoğrafını çekiyorum ama onu ne yapacağımı kestiremedim henüz. Eminim birilerinin işine yarar.

Read the rest of this entry »


Münih’te bir gece ve vesile oldukları

Posted: December 19th, 2011 | Author: | Filed under: Seyahat | Tags: , , , , , | 2 Comments »

UYARI: Otellere merakınız yoksa boşuna okumayın!

Anadolu’nun misafirperver ve hizmete düşkün olduğunu sanıyorsanız Asya’yı; özellikle Uzakdoğu’yu görmemişsiniz demektir. Bana bazen fazlasıyla yapay ve rahatsız edici gelse de Uzakdoğu’nun insanı ölecek hale getiren misafirperverliği ve hizmet kültürü her tanışanın dikkatini çekmiştir.

Sadece 1 gece kalacağım Münih’te daha önceki seferler hep son dakika aksilikleri yüzünden hiç kalma fırsatı bulamadığım Mandarin zincirine ait bir otelde kalma fırsatı buldum.

Mandarin hakkında şu ana kadar tek bildiğim açıklaması zor derecede pahalı olduğuydu. Örneğin bu yazıyı yazarken kaldığım oda Deluxe Room olarak geçiyor. Devamında suitler geliyor. Suit odalarda fiyat ‘gecelik’ (hafta içi üstelik) 3 bin 200 avroya kadar çıkıyor. Otelde bir gece kalmak için 8 bin lira vermek neyin kafası bilemiyorum ama demek ki böyle bir müşteri grubu da var ve böyle bir şey istiyorlar. Olabilir.

Bu banyoda yıkanmanın bir bedeli olmalı, değil mi?

Özetle genel anlamda Mandarin algısı aynen Kempinski gibi pahalı bir kategori.

Mandarin’in öyküsü

Esas bahsetmek istediğim kısım da bu.

Read the rest of this entry »


Londra hatıralarıyla bir İstanbul turu

Posted: September 18th, 2010 | Author: | Filed under: Memleket Halleri | Tags: , , , , , , , , , , , | 12 Comments »

Londra dünyada en sevdiğim şehirler arasında (merak edenler için listemin kalanı: Barcelona, New York, San Fransisco, Tokyo ve Amsterdam). Bir iki günlük de olsa ziyaret edebilmek adına her fırsatı değerlendirdiğim bir yer. Bu hafta bir basın etkinliği için 4 günü Londra’da geçirme fırsatını elbette kaçıramazdım.

Read the rest of this entry »


Uçakla seyahat tavsiyeleri

Posted: December 9th, 2008 | Author: | Filed under: Genel | Tags: , , , , | 31 Comments »

Annem Türk Hava Yolları Stok Kontrol Bölümü’nden emekli. O sayede çocukken bütün Cumartesi günlerim Atatürk Havalimanı (o zamanlarki adıyla Yeşilköy Havaalanı) hangarında bakıma giren uçaklarda geçerdi. Pilot kokpitlerinin düğme sıralarını bile ezberlemiştim. Arada teknisyenlerden izin alıp telsizleri bile dinlerdim.

THY Bakım Atölyesi

THY Bakım Atölyesi

Havayolları çalışanlarına sunulan ‘pass’ adlı bir ayrıcalık var. Annemin döneminde THY personeli (ve evliyse aile bireyleri) her sene bedava olarak 2 yurtdışı, 4 yurtiçi uçuş yapabiliyordu. Sonradan bunların sayısını epey azalttıklarını duydum. Biz bu vesileyle çok ülke / şehir görme fırsatı bulduk.

Sonra gazeteci oldum. Gazeteciliğin yarısı dolaşma üstüne kurulu. Dördüncü pasaportuma geçtim ve o da şimdiden yarılandı. Bu mesleğin bir ayrıcalığı da uzun süreli vize alabilmeniz. Örneğin şu anda ABD’den 10 (süresiz kalma ve medya alanında çalışmaya izin veren özel vize), Britanya’dan 4, Almanya’dan 2 yıllık schengen vizem var. Ama damga alanları bittiğinden yine de yenilemek gerekiyor.

Facebook profilimdeki TripAdvisor uygulamasına hatırlayıp girdiklerime göre 28 ülkede 138 şehir gezmişim. Size bunların ışığında edindiğim tecrübeleri aklıma geldiği kadarıyla aktarmak isterim. Bu sayfayı aklıma gelenler ve sizin yorumlarda ekledikleriniz doğrultusunda sık sık güncelleyeceğim. Siz de arada dönüp bakarsanız (en azından seyahat öncesinde) iyi olur.

Read the rest of this entry »