Posted: December 22nd, 2011 | Author: MserdarK | Filed under: Kişisel, Memleket Halleri | Tags: nişantaşı, otomobil, otopark, şehir yaşamı, taşınma, trafik, yeşilköy | 8 Comments »Ben Yeşilköy çocuğuyum. Çocukluğum sokaklarında geçti. Şimdi halk pazarı olan İtalyan mezarlığına bitişik parkında top koşturdum, bisiklete binmeyi sokaklarında öğrendim, her karışında tekerlek izlerim vardır. İlkokulu ve lisenin bir kısmını orada okudum. Hayatımın en güzel günleri orada geçti.
Yeşilköy sadece iki giriş ve çıkış olan, kendi içine kapalı, küçük, sakin bir semtti. Şimdiki Polat Otel’in yerindeki Hasır Büfe piyasa yerimizdi. Yaz okullarına Yeşilyurt Spor Kulübü’nde gittim. Karakoluna düştüm, ilk sigara kaçamaklarını o zamanlar yeni doldurulan sahilinde yaşadım, ilk kız arkadaşlarımla oralarda öpüştüm.
Ve daha bir sürü şey…

- Evimiz bu köşke bitişikti. Tosun Paşa dahil pek çok Türk filmi çekilirken seyrederdik (o zamanlar dış cephesi beyaz değil, siyahtı). Bahçesinde futbol oynadığımız bu yapının bir diğer özelliği meşhur Ayastefanos Anlaşması’nın imzalandığı yer olmasıdır.
Seneler sonra evlenip çoluk çocuğa karışınca şehir merkezine taşınmamız gerekti. Hedef olarak Nişantaşı‘nı belirdi. Eşimin ofisi oradaydı ve aklına yatmıştı.
Read the rest of this entry »
Posted: October 28th, 2008 | Author: MserdarK | Filed under: Memleket Halleri | Tags: ceza, istanbul, kasko, metro, metrobüs, muayene, otopark, stress, taksi, trafik, vapur, vergi | 6 Comments »Birkaç yıldır otomobilin bu şehirde nimet mi külfet mi olduğuna dair ciddi sorgulamalar içindeyim. Her Pazartesi 10:00′da MYK’da genel bir ekip toplantımız var. Bu sabah 08:45′te çıktığım yolda, 19 km mesafeyi alıp ofise vardığımda saat 10:15′i gösteriyordu.
Otomobil sahibi olmanın nimetlerini herkes sıralayabilir. Ben (nedense) pek bahsedilmeyen ama sahip olan herkisin ortak paydası olan külfetlerinden bahsetmek istiyorum bu sefer de (züppelik olarak algılamayın lütfen):
- Vergi: Alırken ödenenden bahsetmiyorum. O zaten mantık dışı. Ama sahip olma maliyetinde ödenen vergi cidden düşündürücü. Hele hele benim gibi yüksek motorlu bir araç kullanıyorsanız (2500cc) kara kara düşündürücü oluyor.
- Trafik Muayenesi: Yaptırması da dert, parası da cabası.
- Egzost muayenesi: (nasıl yazayım diye epey düşündüm) Bu meseleye verilen önemi ceza oranıyla açıklamak mümkün değil. Uyduruktan da bir prosedürü var, o ayrı.
- Otopark gideri: Hiç düşünülmez ama her sene ciddi bir miktar da buna gidiyor. Örneğin ben sadece ofisin oraya park edebilmek için ayda 175 YTL para veriyorum. Evimde otopark var ama yakında taşınacağım yerdeki otopark aylığı 300 YTL’den BAŞLIYOR! Sağda solda gittiğim yerde ödediklerimi saymıyorum.
- Yakıt gideri: Bir şey söylemeye gerek var mı?
- Bakım, tamirat, vs: Aracınızın markasına, modeline göre değişir ama araba dediğin durduğu yerde bile illa masraf çıkarıyor.
- Kaza: Sürprizdir, gelir ve can acıtır. Cana da gelse dert, mala da.
- Sigorta: Zorunlusu ayrı, kaskosu ayrı. Hele birincisi adı üstünde zorunlu…
- Cezalar: İlla ki çıkar.
Bunlar ilk etapta aklıma gelenler. Daha da vardır elbette. Ama şimdi bütün bunlara ‘yeter’ desem ve her yere taksiyle gitsem aklıma gelen avantajlar:
Read the rest of this entry »