Me, I always tell the truth. Even when I lie.
Posted: March 12th, 2012 | Author: MserdarK | Filed under: Web Dünyası | Tags: güvenlik, sosyal medya, twitter, virüs | 12 Comments »Virüs diye geçiştirsek de elektronik zararlıların truva atı, solucan gibi farklı türevleri var. Ben kafa karıştırmadan (gazeteci refleksi) hepsini virüs diye adlandırıp konuya gireceğim.
Twitter’ın yükselişi, popülerliği malum. Birçok kişi sürekli lafını duyduğu bu ortama girip bakınıyor. İlk girenin kafasındaki en büyük karışıklık kimi takip edeceği, ne yapacağı, ne yazacağı. Ardından uygulamalar dünyası geliyor.
Şu an 10 bine yakın uygulama Twitter hesaplarınız üstünden bir şeyler yapmaya, yaptırmaya çalışıyor. Yakın bir geçmişe kadar Twitter’ın kendi uygulamasıyla fotoğraf ve video paylaşımı bile yapılamıyordu. Dolayısıyla fotoğraf yükleme, kaç mesaj attığını sayma, en iyi dostunu bulma gibi akla hayale gelmedik pek çok konuda binlerce uygulama size bir şeyler sunuyor.
İşin güzel tarafı bu uygulamaların hepsi sizden izin almak zorunda. 2010 yılına kadar uygulamalar çalışabilmek için sizin kullanıcı adı ve şifrenizi alabiliyordu. Twitter yönetimi sonradan aldığı bir kararla şifre paylaşımı yerine sizin izin vererek uygulamaları kullanabildiğiniz bir mekanizma geliştirdi. Fakat bu da uç veren dertlerin çözümü olmadı.
Read the rest of this entry »
Posted: March 6th, 2012 | Author: MserdarK | Filed under: Web Dünyası | Tags: favori ekleme, favorite, paylaşım, retweet, sosyal medya, twitter | 9 Comments »Sosyal medya dediğimiz şeyin en ‘anlık’ hali Twitter. O kadar ki yazdığınız mesajların ömrü 2 saatten 1.4 saate kadar geriledi. Bu konuda yaklaşımlar muhtelif ancak Twitter’daki paylaşımlarınızın neredeyse tamamı 1 saat gibi bir sürenin ardından ‘zaman aşımına’ uğrayıp laf salatasının dibindeki limon suyuna dönüşüyor. O andan sonra çoğu zaman kendi yazdıklarınıza bile arayarak ulaşmanız şans.
Yani;
- Twitter aslında ANLIK konular, tesbitler, sohbetler için (hadi dürüst olalım; geyik -ya da kahve / meyhane muhabbeti- diyelim şuna).
- Arşiv için kesinlikle iyi bir seçim değil (oysa bloglar bunun için var). Kalıcı olmasını istediğiniz şeyler için oraya emek vermeyin.
- Twitter arama konusunda hem kullanıcı hem de geliştiricilere bazı sınırlamalar koyuyor. Buradaki mantığın sistem yükünü hafifletmek kadar kullanıcıları korkutmama hissiyatı olduğunu da düşünüyorum (800 milyondan fazla kullanıcının her şeyini paylaştığı Facebook’un arama motorunda neden hiçbir faydalı şeye ulaşamıyoruz sizce?) Kullanıcıların ne kadar çok şeyi paylaştığını şu an için kullanıcılara göstermek istemiyorlar. Bu benim teorim, bir ara detayına girerim.
- İnsanoğlu huzur ve mutluluğunun büyük bir bölümünü ‘unutabilmesine’ borçlu. Bu ÇOK önemli bir yetenek. Eğer her şeyi hatırlasaydık delirirdik. Sosyal ağlar belleğimizin uzantısı haline geliyor ve bizi ömür boyu takip edecek. Bunu başka bir yazıda çok detaylı işlemeyi düşündüğüm için burada kesiyorum.
Beni Twitter’da takip edenler arada sırada yaptığım ‘her 5 dakikada 1 yeni site’ paylaşımlarımı bilir. Aklıma geldikçe tekrarlıyorum.

Hayvanlar kendi türleri arasında insanlara göre çok daha paylaşımcıdır. İnsanlarda çocuklukta başlayan paylaşım güdüsü büyüdükçe azalır, kimi zaman yok olur.
Dün geceye yaklaşan ve birçok takipçimin bilgisayar başında olmadığı bir anda yeni bir 10′lu set paylaştım (Ne yazık ki beni takip edenlerin çoğu benim en aktif zamanlarımda uyuyor. Dolayısıyla aslen beni takip edemiyorlar).

Takipçilerimin çoğu 09:00 ile 00:00 arası ayakta ama benim en sık güncelleme aralığım genelde 00:00-09:00 arası. (Kaynak: SocialBro)
Daha önce detaylarını paylaştığım gibi Twitter’da marka olmayıp istatistik hizmetlerine ulaşabilen birkaç kişiden biriyim. Ticari bir amacım olmadığı için bu verileri çok dikkatli incelediğimi söyleyemem ama bu yapı hakkında fikir edinmek için arada bakıyorum.
10 site tavsiyesinin sonuçlarında göz gezdirirken ilginç bir ayrıntı dikkatimi çekti: paylaşanlar ve saklayanlar.
Read the rest of this entry »
Posted: December 9th, 2011 | Author: MserdarK | Filed under: Web Dünyası | Tags: analytics, sosyal medya, twitter | 2 Comments »140 karakterde laf anlatma sanatı Twitter daha 5 sene önce üstünde hepi topu 3 kişinin kafa yorduğu bir ‘fikir’den ibaretti. Bugün 300 milyonu aşkın kullanıcısı her gün 300 milyondan fazla mesaj yazıyor. Saniyede 9 bin mesaj!
Arama motorunda her gün 1 milyar 600 milyondan fazla arama yapıldığını düşünürsek bir süre önce dünya yatırım tarihinde 800 miyonluk bedelle tek kalemde en büyük yatırımı alan ‘ticari varlık’ olması pek de şaşırtıcı gelmiyor.
Read the rest of this entry »
Posted: November 17th, 2011 | Author: MserdarK | Filed under: Web Dünyası | Tags: sosyal medya, takipçi arttırma, twitter | 19 Comments »Bana en çok sorulan sorulardan biri “Twitter reklamlarından ne kadar kazanıyorsun?”.
Twitter’da ‘çaktırmadan’ para kazanan birçok kişi var. Öyle bir ortam ki bura, Allah bile ekmeğinin peşinde.

Gerçi sonra olayı en olmadık tarafından anlayanların hiddetiyle toparlama derdi başlıyor; o başka.

Pek çoğunu inandıramasam da daha önceki bir yazımda değindiğim gibi ben şu ana kadar sosyal medya hesaplarım üstünden bir şey kazanmış değilim. Üstelik; kazananlara karşı da değilim. Bana birileri anlamlı bir teklifle gelse düşünürüm. Böyle bir gelire ihtiyacım olmadığı için kafam da rahat.
Ama sosyal medyada takipçilere faydalı olacağı düşüncesiyle paylaştıklarımın etkisini düşününce markaların neden sosyal medyaya her geçen gün biraz daha arttığını anlıyorum. Sosyal medya bir fikri, oluşumu, markayı, kampanyayı yaymak için en etkili ve ekonomik ortamlardan biri. Geleneksel reklamdan çok daha etkili ve hızlı.
Bir kadın kozmetik markasının sitelere banner reklam vererek ulaşabileceği kitle ve maliyetiyle, etkili bir kadın blogger / sosyal medya kullanıcısı kadın üstünden ulaşabileceğinin her anlamdaki farkı apaçık ortada.
Bunlar malumun ilamı biraz elbette. Tekrara düşmeyelim.
Sırf markaların bu sosyal medyada daha fazla takipçi kazanma şevki için hizmet veren şirketler var. Bir kısmını şahsen (arkadaşlarım olduğu için) tanıyorum. Azımsanmayacak bütçelerle markalara takipçi yönlendiriyorlar. Markalar bu ‘toplanan’ kullanıcıları ne yapıyor derseniz; gözlemlerime göre ‘heba ediyorlar’!
Yine de markaların (kimi zaman tamamen sidik yarışı zihniyetiyle) takipçi arttırmak için yaptıklarını görünce şaşırmadan edemiyorum. Vardır bir bildikleri diyelim.
Bu sabah bilgisayar başına oturduğumda bir arkadaşımın takibe aldığı Twitter hesabını fark ettim (şu meşhur ‘activity‘ meselesi). Kelimelerin kökenlerini işleyen bir hesap. Daha 4 tane mesaj yazmış toplamda (dört tane kesmiyor, açlıktan ölüyorsanız adresiniz belli aslında).
Ama Twitter’da umut veren şeyler az olduğundan heyecanlandırdı, paylaştım.

O ana kadar takip ettiği 256 kişi arasında ben yoktum (öyle manevi bir kıyak da yok yani :). Takipçi sayısı ise 19 kişiydi. Toplam 4 tane mesajı olunca bazıları yadırgadı elbet. Benimkisi geleceğe dair bir umuttu elbet.
Sonrasında ilginç bir ayrıntıyı fark ettim. 1 saatten az bir sürede bu hesabın takipçi sayısı (tam şu cümleyi yazarken) 393 kişi oldu.

Bu 1 saatte yüzde 2.000′den fazla takipçi artışı demekti. Bundan sonra eminim kartopu gibi büyüyerek binlerce kişiye ulaşacaktır. Etrafımda pek çok arkadaşımın aylarca, senelerce uğraşarak ulaşmaya çalıştığı bir nokta bu (bu takipçi yarışı kovanına çomağı ayrıca sokacağım ;)
Özetle: takipçi arttırmak o kadar zor değil. Asıl mesele arttıktan sonra ne yapılacağı. 20 kişinin beklentisiyle 20 bin kişininki bir olmuyor zira…
(Sosyal medyada yayılma eğrilerine yönelik bir örnek oluşturması açısından kayda geçirmek istedim. Umarım başka bir tarafından anlaşılmaz)
Posted: August 2nd, 2011 | Author: MserdarK | Filed under: Genel, Web Dünyası | Tags: gizli reklam, sosyal ağlar, sosyal medya, turkcell, twitter, viral reklam | 18 Comments »Posta gazetesinde çalıştığım doksanlı yılların hatırlayamadığım bir diliminde o dönem oturduğum Yeşilköy’den çıkıp Bağcılar’daki Doğan Medya Center’a doğru aracımı sürmeye başladım. Yağmur yağıyor ve giderek daha da kuvvetleniyordu. Havaalanı yolunu geçtikten sonra yolda su birikmeye başladığını gözledim.
Cağaloğlu’nu terk eden Hürriyet, Sabah, Milliyet ve Star gazetesinin etrafına konuşlanmasından dolayı ‘Basın Ekspres’ adını alan yola girdiğimdeyse ilerisinin daha da feci olduğunu gördüm. Polis bizi yan yola veriyordu. Yan yol dediğim de (bilenler için) Sabah gazetesinin o dönemki binasının önündeki yoldu.

Aracım (ve ben) daireyle çevirdiğim yerde battı(k). İş Bankası logolu bina da o dönem Sabah gazetesi ve atv'nin binasıydı. Link
Burada su birikmesi daha yüksek boyuttaydı. Araba buradan geçer mi, geçmez mi diye düşünürken farkında olmadan yükselen suyun etkisiyle motor stop etti! Su aracın içine dolmaya başlamıştı. Camdan dışarı çıktım. O an civardaki bütün fabrikaların işçilerinin çatıya çıktığını gördüm.
Uzaktan bir gürültü geliyordu…
Read the rest of this entry »
Posted: July 6th, 2011 | Author: MserdarK | Filed under: Genel, Web Dünyası | Tags: facebook, foodspotting, foursquare, sosyal ağlar, sosyal medya, sosyal paylaşım, twitter | 11 Comments »Sosyal ağları ne kadar tutkuyla kullandığım malum. Her yeni hizmet benim için yeni bir keşif. Bu blogu takip ediyorsanız hemen her yazımın içinde sosyal ağlardaki adımlarıma da bağlantılar verdiğimi görmüşsünüzdür.
Bu tip hizmetler benim için günlük gibi. Nereye gittim, ne yedim, ne gördüm, ne ilgimi çekti, hepsinin bir kenara not edilmiş halleri. İnternet dönemi öncesinde hemen hepsi için ayrı not defterlerim vardı. Şimdi cebimdeki telefonla her ilgi alanımı not defterlerinden çok daha işlevsel araçlara kaydedebiliyorum. Hatırlamak istediğimde dönüp bakıyorum.
Read the rest of this entry »
Posted: December 24th, 2010 | Author: MserdarK | Filed under: Kişisel, Web Dünyası | Tags: facebook, friendfeed, google, google analytics, linkedin, picasa, seesmic, sosyal medya, tweetdeck, twitter | 23 Comments »Sosyal ağları işim gereği mi kullanıyorum yoksa işim haline mi getiriyorum emin değilim. Ama aktif olarak işime yarayan her parçasını kullanmaya çalıştığımı söyleyebilirim.
Takip eden kişi ve kurumlardan sıkça gelen bir soru televizyon programımın ardından patlama yaptı. Birçok kişi bütün bunları nasıl yönettiğimi soruyor. Tek tek anlatmaktan yorulunca mümkün olduğu kadar kısa, öz bir şekilde bloga aktarıp herkesle paylaşmak istedim.
Read the rest of this entry »
Posted: December 23rd, 2010 | Author: MserdarK | Filed under: Kişisel, Web Dünyası | Tags: fırsatlar, güncel gelişmeler, interaktif ajanslar, reklam ajansları, serdar kuzuloğlu, teknoloji haberleri, trend, twitter, video, web siteleri | 10 Comments »Twitter kullanımını ‘beslenme’ ve ‘besleme’ olarak (input / output gibi) ikiye ayırırsak benim beslenme amacım bilgilenme, haberdar olmak temeline dayanıyor. Besleme amacımsa tamamen ruh halime, o an ilgilendiğim konuya göre değişiyor. Yani kimileri gibi ‘bir misyonum, imajım, tonum, duruşum olsun’ gibi hallerde değilim. Sonuçta bir kurum değil bireyim. Kendimi markalaştırma gibi bir hevesim de yok.

Ne var ki bu yazıyı yazdığım anda Twitter’da beni takip eden 20 binden fazla kişi var ve bu her ilgi, beklenti grubundan azımsanmayacak kadar alt küme oluşturmak için yeterli oluyor.
Kimi enteresan web siteleri keşfetmek, kimi sohbet etmek, kimi teknoloji tavsiyeleri almak, kimileriyse sadece benim kişisel hayatımı keşfetmek / izlemek için beni takip ediyor.
İnsanların genel beklentilerine göre bir tarz tutturmak mümkün. Ama o da beni olmadığım biri olmaya; ya da en azından olduğum birkaç halimi gizlemeye götürecek. Neysem öyle kalmayı tercih ederim.
Gel gelelim beklentileri de haksız buluyor değilim. Dolayısıyla kendi hesabımı yine aynı şekilde tutmak kaydıyla sadece belirli konularda bilgi sahibi olmak isteyenler için bazı alternatif hesaplar açtım. Bu hesaplar benim esas @mserdark hesabım içindeki konuların kategorilere ayrılmış halleri olacak. Karmaşadan, parazitten uzak, rafine postlar peşinde koşanlar için aklıma gelen en basit çözüm bu oldu.
- @msk_tekno : Genel teknoloji haber ve gelişmeleri.
- @msk_trend: Trendler, yeni akımlar.
- @msk_web: Farklı, yenilikçi, dikkat çekici web siteleri.
- @msk_video: İlginç, etkileyici, komik, sıradışı videolar.
- @msk_guncel: Konu bağımsız, güncel gelişmeler.
- @msk_firsat: Dönemsel fırsatlar, kampanyalar ve haberler.
Bir süredir kapalı devre denediğim bu hesaplardaki içerik ana hesabımdan besleniyor. Ancak ilerde sadece bu hesaplara yönelik özel postlar da gireceğim.
Üstünde emek vermeyi düşündüğüm bir diğer konuysa Twitter listeleri. Şimdilik herkesin kullanımına açtığım 4 liste var. Diğerlerini de içime sindikçe paylaşacağım.
Bu listelere abone olarak içerdikleri hesaplara tek tek abone olmaya gerek kalmadan tüm paylaşımları ve gelişmeleri kolayca takip edebilirsiniz. (Bu listelerde eksikler olduğunun farkındayım. Unuttuğum, eksik bıraktığım, eklemem gereken hesapları da yorumlarınızla ulaştırırsanız sevinir ve hemen eklerim)
Faydalı olması dileğiyle.
NOT: Elbette Twitter ve benzeri paylaşım ağlarının bir diğer mahareti de hashtag. Ben de sıkça kullanıyorum. Burada tercih etmeyişimin sebebi 140 karakter limitinden yemesi ve başkalarının da aynı hashtag’i kullanarak içeriği bozması riskidir.
Posted: December 20th, 2010 | Author: MserdarK | Filed under: Genel | Tags: budizm, çin, dalai lama, din, Jetsun Jamphel Ngawang Lobsang Yeshe Tenzin Gyatso, tibet, twitter | 3 Comments »Birçoklarının zihninde (Samurai’da olduğu gibi) isim sanılsa da Dalai Lama aslında Tibet Budizminin liderlik unvanı. Şu anki Dalai Lama 1935 doğumlu Jetsun Jamphel Ngawang Lobsang Yeshe Tenzin Gyatso (evet orijinal ismi aynen böyle). Bu unvanla göreve gelen 14. insan. İnanışa göre Dalai Lama öldükten sonra yeni bir bedende yeniden dünyaya gelen ‘aynı ruh’ (Re-enkarnasyon).
1969 yılında verdiği bir röportajda Gyatso kendisinin ‘son’ olduğunu söylemiş ve bu açıklaması epey tartışma yaratmıştı.
Tarihi köklerinden dolayı Dalai Lama aynı zamanda sürgündeki Tibet hükümetini de temsil ettiğinden Çin ile sonsuza dek sürecek gibi görünen bir kan davasına sahip.

14. Dalai Lama ve ABD Başkanı Barack Obama.
Aynen mevcut Papa 16. Benedict gibi son Dalai Lama teknolojiyle hayli içiçe. Bazen gülünç bulduğum mesajlar yazdığı bir Twitter hesabı bile var (her büyük insan gibi 0 kişiyi takip ediyor). Çin’e karşı yürüttükleri propaganda ve istihbarat savaşında teknolojik araçlarla hiç de yabana atılmayacak işlere imza atıyorlar.
Bütün bu dünyevi ve gündelik meselelerin ötesinde Dalai Lama derin bir Budizm öğretisinin de pınarı. Sevdiğim bir parçasını paylaşmak istedim.
Yaşamın 18 kuralı:
- Büyük aşk ve kazanımlar büyük risk almayı gerektirir.
- Bir konuda hata yapıp kaybedince aldığın dersi unutma.
- Üç ‘S’ kuralı:
- Kendine saygı duy.
- Başkalarına saygı duy.
- Her hareketinin sorumluluğunu taşı.
- Bazen istediğin şeyin olmamasının bir şans olabileceğini unutma.
- Nasıl yıkacağını bilmek için önce kuralları iyice öğren.
- Küçük anlaşmazlıkların büyük dostlukları zedelemesine izin verme.
- Bir hata yaptığını anladığın anda düzeltmek için elinden geleni yap.
- Her gün biraz kendinle başbaşa kal.
- Değişime açık ol ama değerlerini kaybetme.
- Bazen susmanın en iyi cevap olduğunu unutma.
- Yaşlılığında hatıralarıyla keyif alacağın iyi ve onurlu bir yaşam sür.
- Yaşamının temeli, evindeki huzurdur.
- Sevdiklerinle anlaşmazlığa düşersen geçmiş defterleri açma. Sadece bulunduğun durumu dikkate al.
- Bilgilerini paylaş. Ölümsüzlüğe ulaşmanın yolu budur.
- Doğayı incitme.
- Her yıl daha önce görmediğin bir yere git.
- En iyi ilişki birbirinize duyduğunuz aşkın, duyduğunuz ihtiyaçtan fazla olduğu zamandır.
- Başarılarını, onları elde etmek için feda ettiklerine bakarak değerlendir.
Son madde bayağı vurucu, değil mi?
Faydalı olması dileğiyle.
Posted: October 9th, 2010 | Author: MserdarK | Filed under: Medya, Yazılım | Tags: sosyal medya, twitter, veri görselleştirme | 4 Comments »Sosyal medyanın en çok kullanılan olmasa da en popüler hizmeti Twitter’ı görselleştirmeye yönelik pek çok hizmet var. Mention Map de bunlara iyi ve taze örneklerden biri

İlginizi çektiyse detaylı halini inceleyebilir, kendi haritanızı da çıkarabilirsiniz.