Every dog has his day.

Dünyanın en zor mesleği: anne-babalık

Posted: February 23rd, 2010 | Author: MserdarK | Filed under: Kişisel | Tags: , , , , , , , , , | 14 Comments »

Bu başlığı sırf kendimi tatmin etmek için attım.

Her fırsatta söylüyorum; burada da tekrarlayayım: annelikle karşılaştırılınca babalık dünyanın en palavra şeyi. Sanal bir krallık, içi boş bir sıfat. Babanız idolünüz olabilir, muhteşem bir insan olabilir; ya da siz bizzat harika bir baba, mükemmel bir adam olduğunuzu düşünebilirsiniz ama annelerin yanında bir hiç.

En azından ben öyleyim.

Read the rest of this entry »


Benim küçük mucizelerim

Posted: June 18th, 2009 | Author: MserdarK | Filed under: Kişisel | Tags: , , , | 31 Comments »

Bugün hayatımıza girmenizin üstünden tam 1 yıl geçti.

Avcumun içini zor doldurduğunuz uzaylı görünümlü prematüre günlerinizden bu halinize gelişiniz an be an gözümün önünde. Sizin her halinizi çok sevdim, her saniye sizinle gurur duydum.

[nggallery id=8]

Annemi sevdim, babamı sevdim, eşimi sevdim, işimi sevdim; başka pek çok şeyi sevdim ama sizi bir başka seviyorum küçük bebeklerim benim. Bir baba oğlunu, kızını ne kadar sevebilirse ben de sizi en az o kadar seviyorum.

İyi ki varsınız, iyi ki benim çocuklarımsınız.

Umarım birlikte uzun, mutlu, sağlıklı, huzurlu bir hayat geçiririz.

Size vakit ayıramayan babanızdan bir de ufak not; bütün bu çabalar, uykusuz geceler, yorgunluklar, sizin için. Ben görmek istediklerimden çok daha fazlasını gördüm bu yaşıma kadar.

Yaşama sırası sizde…

hoş geldin bebek
yaşama sırası sende
senin yolunu gözlüyor kuşpalazı boğmaca kara çiçek sıtma
ince hastalık yürek enfarktı kanser filan
işsizlik açlık filan
tiren kazası otobüs kazası uçak kazası iş kazası yer depremi sel baskını
kuraklık falan
karasevda ayyaşlık filan
polis copu hapisane kapısı falan
senin yolunu gözlüyor atom bombası falan
hoş geldin bebek
yaşama sırası sende
senin yolunu gözlüyor sosyalizm komünizm filan.

Nazım Hikmet / 10 Eylül 1961, Laypzig

Nice yıllara…

(Çok güzel şeyler yazmak istiyorum, nice güzel cümleler var dilimin ucunda ama şu an bu kadar önemli bir şeye bile vaktim yok işte!)


Dünyanın en pahalı balığını ben aldım

Posted: January 19th, 2009 | Author: MserdarK | Filed under: Memleket Halleri | Tags: , , , , , | 17 Comments »

Bizim ufaklıklar 7 ayı dolduruyor gibi. Yavaş yavaş anne sütü dışında şeyleri tatmaya başladılar. Pek sevemeseler de yine de yiyorlar. Doktorumuz somon da yedirin deyince bu sabah semtimizin (Yeşilköy / İstanbul) balıkçısına gidelim dedik. Dükkanın hemen önünde park yeri bulduk. Çektik, balığı seçtik. Temizletmeye başladık.

Read the rest of this entry »


Alışveriş objesi olarak komando teçhizatı

Posted: December 10th, 2008 | Author: MserdarK | Filed under: Memleket Halleri | Tags: , , , , , , , | 1 Comment »

Geçen gün eşimle bizim ikizlere (Hasan Yalçın‘ın deyimiyle Jedi Padawan’lara) mama sandalyesi almak için (pek Jedi jargonuna uymadı ama…) Bakırköy’deki Gür Pasajı’na gittik. Buraya ortaokul yıllarında defalarca girmiş olmalıyım; hiçbir zaman alt katına inmek aklıma gelmemişti. Meğer ayrı bir dünyaymış…

Read the rest of this entry »


Dünyanın merkezini ancak keşfediyorum

Posted: November 9th, 2008 | Author: MserdarK | Filed under: Genel | Tags: , , | 21 Comments »

Pazar günü evde işe gömülmüş çalışırken arkamdan gelen bir mızırdanma kulağıma çalınıyor.

Ali…

Dönüp kucaklıyorum; avcumun içini ancak dolduran bedenini kavrayıp havaya kaldırıyorum. Minicik ayakları koca göbeğimde pıt pıt ediyor. Dünyadaki pek çok keyiften henüz habersiz oğlumun yüzünü bana baktıkça koskoca bir gülümseme kaplıyor. Çevirip havaya kaldırıyorum; keyif ve bir türlü kuramadığı laflarla dolu ağzından salyalar akıyor.

Kafamı çeviriyorum; Zeynep bana başka kimsenin bakmadığı bir hayranlıkla bakıyor. Gözlerini kırpmadan ona söylediklerimi dinliyor, gülüyor. Söylediğimi değilse de onu ne çok sevdiğimi anlıyor.

Tenleri de nefesleri de mis gibi anne sütü kokuyor. Derin derin nefesler alıyorum.

Bu anları kaydetmek istiyoruz; keyfin sarhoşluğundan doğru dürüst fotoğraflarını bile çekemiyoruz.

Büyüyüp de kafa tutacakları, aksileşecekleri, iki çift lafı, bir gülümseyişi esirgeyecekleri günler gelmeden böyle sadece göz göze gelerek mutlu olabildiğimiz; başka her şeyi unuttuğumuz günler ne de kıymetli…

Dünyada evlattan daha önemli bir şey ya da bu anlardan daha büyük mutluluk var mı sahi?

Olmamalı.