October 29th, 2008Sansürü tarihe gömmek için toplandık
Haber verdiğim gibi dün akşamüstü iki buçuk saatten fazla süren bir toplantıda, Türkiye internetine emek veren 21 kişiden oluşan bir grupla Nevzat’ın (yemeksepeti) ofisinde toplandık. Amacımız blogspot sansürüyle artık gemi azıya alan ve isyan ettiren uygulamadan nasıl kurtulacağımıza dair fikir yürütmek ve bir eylem planı oluşturmaktı. (toplantının akışını bozmamak için fotoğrafları başta çektim. Biraz geyik muhabbeti ve yeme-içme toplantısı gibi görünmesi ondandır. Hiç de öyle olmadı. Hatta bence gayet de verimli geçti)
Aralarında avukat Gökhan Ahi ve Başak Purut (ekşisözlük), Alemşah Öztürk, Burak Büyükdemir, Arda Kutsal, Füsun Sarp Nebil, Savaş Şakar, Erdem Yurdanur, Çağlar Onur, Hadi Özışık, Nevzat Aydın, Hasan Yalçınkaya, Orkun Tekin gibi farklı alanlardan kişiler bulunan geniş bir katılmcı grubuyla mevcut durumu ve ne yapılabileceğini tartıştık.
Çok uzun bir süre ve çok fazla konu başlığı üstünde konuştuğumuz için kabaca özetlemeye çalışayım:
Hukuki sorunlar
- Adalet sisteminde kötüye kullanılabilecek alanlar var. Bunların başında bilişim alanında uzmanlaşmış ihtisas mahkemelerin yokluğu geliyor. Böylece hayatında internetin yüzünü görmemiş bir hakim bile internete sansür kararı alabiliyor.
- Hakimler önlerine gelen şikayet dosyalarını eni konu incelemeden doğrudan karar veriyor. Yani olayın insafı, dosyanın şekline bağlı. Bu da mahkemeleri bir notere dönüştürebiliyor.
- Hukuk sisteminde ciddi bir internet bilgi eksikliği var. Avukatında da, bilirkişisinde de, hakimi de bu konuda yetersiz. Sivil toplum kuruluşlarının adalet çalışanlarını eğitme çalışmaları da sonuç vermemiş.
- Sansür kararı alan hakimlerin çoğu tam olarak ne yaptığının farkında değil. Son olarak Diyarbakır mahkemesinin Digiturk’ün şikayetiyle aldığı kararın ardından gelen tepkilerden şaşkın ve rahatsız olduğu biliniyor.
- Hukuki düzenleme takibi zor ve faydasız bir sürece yöneltiyor. Örneğin bir sitede aleyhinizde yer alan bir konu hakkında önce eposta / normal posta yoluyla bildiri yapmanız gerekiyor. 3 gün içinde cevap alınmazsa dava yoluna gidilebiliyor. Buradaki maharet avukatta. Eğer karşı tarafın bir avukatı / temsilcisi yoksa, sansürün tokmağı iniyor.
- Yukarıdaki ayrıntı yüzünden eğer bir avukat gönüllü olarak bir yabancı sitenin kapanmasına karşı gönüllü olarak harekete geçip savunma yapmazsa o siteyi sonsuza kadar unutuyoruz.
Sitelere ait sorunlar
- Türkiye’de interneti düzenleyen ve bu sansüre giden süreci konu alan kanunlar site sahipleri tarafından bilinmiyor.
- Sansüre yönelik uygulamalardaki ölçüsüzlük ve tutarsızlık özellikle yerli sitelelerin tepesinde Demokles kılıcı gibi sallanıyor. Ciddi bir oto-sansür devrede.
- Kimi yerli sitelere yönelik kısıtlamalar yabancı siteler için geçerli değil. Bu da kafa karıştırıyor. Örneğin bahis sitelerinin reklamlarının yayımlanması yerli sitelere suç ama Türkiye’ye yönelik de yayın yapan yabancı kökenli siteler için değil. Böyle irili ufaklı detaylar mevcut.
- Sitelerin ortak bir içerik / yayın kriteri bulunmuyor. Belki de bunun için bir etiketleme sistemi geliştirilebilir. Ancak benim fikrime göre bu da ‘helal gıda’ benzeri bir tartışmaya götürebilir bizi. Yani helal olmayan haram mantığı internet için de ayrı bir tehlike.
- Siteleri temsil eden sivil bir çatı yok.
Genel sorunlar
- Türkiye’de bilişim sektörünü temsil eden sivil toplum kuruluşları (TBD, TBV, TÜBİSAD, TESİD, vs) temsil ettiği kuruluşlar açısından devlete göbekten bağlı oldukları için isyan etmeleri gereken böyle bir durumda kuyruklarını sıkıştırıp sus pus oluyorlar. Yani sivil bir internet çatısı en azından böyle durumlar için gerekli ve faydalı.
- Mevcut yasanın çarpıklığının herkes farkında ancak alternatif öneriler konusunda somut bir alternatif de henüz yok.
- Medyanın bu konudaki kamuoyu oluşturma ve bilinçlendirme yeteneğini daha iyi kullanmak gerekiyor.
- Site yayıncılarının mevcut hukuksal düzenlemeler ve onlara getirdiği yükümlülükler hakkında bilgi sahibi olması gerekiyor. İnternette bir site açtığında ne kadar büyük bir sorumluluğun ve tehlikenin altına girdiğinin kimse farkında bile değil.
Ne yapılabilir?
Bu konudaki uzun önerilerden sonra dört ana sonuca vardık:
- Blogger’ın kapatılma kararınından dolayı mağdur olanlar olarak (örneğin oradaki bilgiye ulaşamayan, kendi blogunu güncelleyemeyen, bu yüzden reklam geliri, ziyaretçi ya da prestij kaybına uğrayan) kişiler olarak hakimin kararına karşı dava açmak. Bu davanın masraflarını ekşisözlük kurucusu Sedat üstleniyor. Avukat Başak Purut. Bir vekalet vererek buna katılabiliyorsunuz. Davayı kaybetsek bile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi karşısında mahkum ettirebiliriz. Toplantıdakiler pek ses çıkarmasa da anladığım kadarıyla bu kısmına pek sıcak bakmadı (belki sonradan değişecektir). Ama ben şahsen o sürece katılacağım. Bu ülkede böyle girişimler biraz risk içerse de bence göze alınması gerekiyor. (lafla peynir gemisi yürümez diyorsak) Bu davaya siz de katılmak istiyorsanız lütfen benimle temasa geçin. Noterden Başak Purut adına bir vekalet çıkartamanız yeterli.
- Medyada bu konunun gündeme getirilip tartışılması için ortam sağlamak. Buna bir anlamda halkla ilişkiler faaliyeti de diyebiliriz. Fakat burada en büyük sorun medyanın ve kamuoyunun ilgisinin sadece sansasyonel bir sansür vakası olduğunda oluşması. Yoksa her sabah kalkıp “yahu bu youtube niye kapalı?” diyen kişi sayısı pek fazla değil.
- Konuyla ilgili iki bakanlık olan Adalet ve Ulaştırma bakanlığıyla görüşmelerin başlatılması. Elbette bunun için önce bir alternatif öneri taslağının hazırlanması gerekiyor. Hazırlayacağız.
- Bir sivil internet kullanıcıları platformu / girişimi kurulması gerekiyor.
Sizin katkılarınızı da beklerim.
Yazdır
27 Responses to “Sansürü tarihe gömmek için toplandık”
Leave a Reply
- Şekip Can Gökalp,
- Burak Bayburtlu,
- Fatih Taşkıran,
- Mustafa Navruz,
- Kerem Ozkan,
- Ozkan ALTUNER,
- YOT (XorY),
- Ebru Baranseli,
- Eren Emre Kanal,
- Yasin,
- Fatih Turan,
- webosapien (Burcu Tüzün),
- Volkan YILMAZ,
- Enes Acar,
- Muge Cerman,
- Esra Nur Üçkol,
- Vehbi Öztürk,
- Hüseyin Berberoğlu,
- Firat Yildiz,
- Burak Buyukdemir,
- Yusuf İBİLİ,
- sahika (serenity),
- Ahmet Yükseltürk,
- wanadoo,
- Mehmet Nuri Can,
- Anıl Eren,
- Selçuk Hoca
-
Bizim ülkemizde olanlar ne kadar etkili bilmiyorum ama Google da şöyle bir oluşuma gidiyormuş : http://googleblog.blogspot.com/2008/10/new-steps-to-protect-free-expression.html Hukuki detaylar konusunda pek detaylı bilgiye sahip olmasam da böyle bir davanın davacısı olmak isterim.
-
Etkili olabilecek tek yöntem kanımca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurmak. FF'de dile de getirmiştim ama Serdar'ın da dediği gibi pek makbul görmüyor sanırım bu görüş.
-
İşlerliği olan dernek gibi sivil bir yapıya gerçekten ihtiyaç var.
-
Medya'da haber olabilecek proje de şu olabilir. Hem de hükümete baskı unsuru da yaratır. İngilizce olarak hazırlanacak "AB Bizi Sakın Alma" içerikli bir site. Manifestosunda Kesinlikle AB yi isteriz ama bu şekilde değil denilebilir. Altına da alınmama gerekçemiz olarak ülkemizde internet mağdurları olarak başımıza gelen belli başlı yasaklar anlatılır. Ve imza toplanır. Yurtdışında da ses getireceğine emin olduğum bir proje. Dışarıdan gelecek baskı bazen daha etkili olabiliyor.
-
sansuresansur grubu olarak sonuna kadar destek veriyoruz. Bu bilgiyi grubumuzla da paylasacagiz ve eminim cogu kisi buna destek cikacaktir. Aihm konusunu da kendi adima destekliyorum.
-
tesadufen gordum haberinizi... Biz de Sansure Sansur hareketi olarak yer almak isterdik esasinda...
-
Sansuresansur facebook grubunda yaklasik 3680 kisi var, googlegroupsta ise 370 ve artiyor. Ama sizin bu toplantinizda bizden kimse yok. Biz butun sansur kampanyalarina destegimizi acikca belirtirken sizin bizden destek almamaniz ilginc geldi. Biz yine de destegimizi vercez tabii ki ama bunu da bilmenizi istedik. Umarim basarili oluruz.
-
Sivil internet kullanıcıları platformu; "sansuresansur" kendiliginden kuruldu. Internetin önizlemesini yapiyoruz eylemiyle birlikte...
-
@firat herkes aynı konudan şikayetçi iken ve ister A planıyla ister B planıyla olsun farketmeksizin bi'şeyler yapmaya çalışırken "bizi oyuna neden almıyorsunuz" tavrınızı oldukça garipsedim..
-
@firat ayrıca benzer şekilde sayısı sansüresansür'den kat kat fazla ve sizden çok daha önce yapılanmış olan, internetle alakalı bir çok stk'larla ortak bir çalışma ile hazırlanan http://kampanya.org.tr/sansur/ kampanyasını hatırlatmak isterim.
-
@Arda "bizi neden oyuna almıyorsunuz" lafı maksadını aşmış. Arkadaşlar haklı, bu hareketi başlatanlar ses getiren işler yapanlar onlar, ama toplantıya biri bile çağırılmamış bu da garip değil mi?
-
Düzenlenirken ön hazırlıklarını yapanlardan biriyim ama herkes adına konuşamam. Kendi adıma şöyle söyleyeyim, burada kimseyi dışarda bırakma gibi bir dürtü yoktu. Sadece bu yasaktan canı yanan TİCARİ sitelerin sahipleri bir araya gelip ne yapabileceğini konuşsundu çıkış noktası. Yoksa ortaya çıkacak eylem planına kimsenin katılmasına ya da katkıda bulunmasına kapalı değiliz. O grup içinde hiçbir sivil toplum kuruluşu ya da benzeri bir inisiyatif yoktu dikkat ederseniz. Bilmem yüreklere su serpti mi?
-
bence toplantiya cagirilmak, cagirilmamak konumuz olmamali. belki istenen, su ana kadar yapilmislarin disinda, daha sakin kafayla bir beyin firtinasi ve cikan sonuclara gore tum gruplari organize edecek calismalar yapmaktir, bilemeyiz. sonuc olarak ortada bir cok organizasyon var ve tum halk olarak tek bir seyi istiyoruz: sansurlerin kalkmasi. sansurleri kaldiralim sonra neden herkes cagirilmadi hesabini sorariz :P
-
arda bey, biz http://kampanya.org.tr/sansur/ le iletisim halindeyiz, isbirligi yapmak istedigimizi ve onlari destekledigimizi kendilerine ilettik. sitemizde de kendilerine link veriyoruz cunku biz sansure karsi her olusumun arkasindayiz, ego dertlerimiz yok ama sansure karsi bir hareket yapiliyorsa bugunlerde surekli gundemde olan ve etrafina azimsanmayacak bir destekci grubu toplamis bir hareketten kimsenin cagrilmamis olmasi da dusundurucu biraz. katkimiz olabilirdi, katkida bulunabilirdik, bunu isterdik ama gormezden gelinmisiz. dolayisiyla, sansure karsi durmakta, ortak bir amac ugruna mucadelede bir kayiptir bence bu da.
-
Bence buradaki hassasiyeti doğru şekilde kanalize edebilmek önemli. Örneğin ilk işbirliğimizi en somut eylem planı üstünde kuralım. Biz Diyarbakır Mahkemesi hakimine karşı dava açıyoruz. Yüreği yeten herkesi de bekliyoruz yanımıza. Buyrun gelin işte madem ki birliğiz. Binlerce Facebook üyesinden en az 300 tane vekaletname çıkar diye düşünüyorum. Bunu yapamazsak anca böyle forumlarda, yorumlarda, bloglarda hayıflanıp duracağız.
-
Yanlış anlaşılacağımı tahmin etmiştim ama bu kadarını düşünmemiştim açıkçası. Arda, 'bizi neden oyuna almıyorsunuz' lafını ben göremedim, kim demiş, ne zaman demiş söylersen sevinirim:) Burada maksat oyuna alınıp alınmamak değil, Serdar Bey'in simdi dedigi, yani ticari site sahiplerini bir araya getirip fikir paylaşımında bulunmalarını şilmdi öğrendiğim için konuyu fazla uzatmak istemiyorum. Ancak eğer sansüre karşı bir şeyler planlanıyorsa, bunu birçok inisiyatifin katılımıyla gerçekleşmek sonuç açısından,
-
daha önemli olabileceğini düşünerek yazdım bunu. Hiçbir şekilde 'niye bizi oyuna almıyorsunuz ühühüh' gibi ağlamaklı bir tavır değildi bizimkisi. sadece arkamızda bizi destekleyen yüzlerce kişi varken ve sizin bundan yararlanmak istemeyişinizdi bizi üzen. Yorum yazarken biraz daha düşünmekte fayda var. Duygusal göründüysek affola. Ama dedigim gibi alt metninde böyle bir şey yok.
-
Hemen 'milli reflekslere' dalmayalım. Zaten bir avuç duyarlı insanız, birbirimizi kollayalım derim. Böyle küçük detaylara takılıp kalmayalım lütfen.
-
problem degil, biz sadece biz de katilmak isterdik, katkimiz olabilirdi dedik. bundan sonra olabilirse ne ala.
-
Serdar Bey, bize dava ile ilgili biraz detay gecerseniz, gruplarimizda duyuralim. Neyi nasil toplayacagimizi belirleyelim, biz yardima haziriz.
-
Aklıma eften püften sebeplerle bölünerek çoğalan sol partiler geldi nedense. Sansüre sansür yeteri kadar ses getiremese de çok başarılı bir girişim, dünkü toplantının da bir şeyler ortaya çıkaracağı inancındayım. Serdar beyin de dediği gibi bu konulara duyarlı insan sayısı çok fazla değil, birlikte hareket etmek ortaya kayda değer bir şeylerin çıkması adında yararlı olacaktır.
-
Dava süreci ve yapılabilecekler konusundaki açıklamayı en kısa sürede herkesle paylaşacağız. Bu konuda Başak Purut ön hazırlığı yapıyor. İlginiz için hepinize ayrı ayrı teşekkürler.
-
Ben işin içinden çıkamadım http://friendfeed.com/e/ded299fb-571e-4846-a1cb-403e632d4f08/Yasaklardan-sans-rlerden-yara-alanlar-s-n-fland/ çıkabilen gelsin çıkartsın. En güzeli.
-
Direkt copy paste yaptım yazının bir kısmını serdarım, blog a :) sana da link verdim
-
Hadi Özışık, "üç kuruşluk" diye tabir ettiği insanları ne zaman önemser olmuş?
-
Ayrıca günlerce youtube kapansın youtube Atatürk'e hakaret ediyor vs. vs. diyerek daha sonra youtube kapanınca youtube girme yolları şeklinde haber yaptığını ne çabuk unutmuş.



October 29th, 2008 at 13:46
[...] karşı ne yapabiliriz diye Nevzat’ın ev sahipliğinde ofisinde buluştuğumuzu yazmıştım. Ayak üstü muhabbet sırasında aldığım (ve Nevzat’ın yazabilirsin dediği) bazı [...]
October 29th, 2008 at 14:16
Bizler ne kadar toplanırsak toplanalım, Interneti ve Internet kullanımını artırıcı, pozitif ve katkı sağlayıcı yazılarımızı her yerde yayınlamalıyız. Ne kadar nitelikli bir kalabalık olursak o kadar sesmizi duyurabilir, etkimizi artırabiliriz. Herkes kendi çalıştığı şirkette, okulunda ve çevresinde internetin kullanımını artırmaya yönelik elinden geleni yapmalı. Herkes çevresindekilere ki bunlar hakim, avukat, siyasetçi olabilir, intenretin ne olduğunu anlatmalı ve göstermeli.
October 29th, 2008 at 14:51
[...] Sonunda blogger.com da kapat
October 29th, 2008 at 20:04
Sitemin kapatılması için beni mahkemeye veren kişinin beni arayarak “Siten kapanacak görürsün” demesine karşın, beni ilgilendiren bir karar alırken bana ulaşmayı zahmet etmeyen sistemi kınıyorum, artık bu gidişe dur denilmeli.
October 29th, 2008 at 20:16
Yurt dışından Başak Purut adına bir vekalet çıkartamanız mümkün mü. Bir bakyım sanırım Konsolosluktan oluyor.
Girişim için teşekkürler. FF’de de tartışıldığı gibi doğal olarka farklı topluluklar var, bir arada yürüyelim.
October 29th, 2008 at 20:37
bu yasaklar daha da büyüyecek bence, ve bu sadece üç-beş site sahibini değil, herkesi etkileyecek..neden dersen, bugün google kapansa, reklam şirketleri, e-ticaret ve daha bir sürü siteyide etkileyecektir..
yani bu sorun son kullanıcının sorunu değil, hepimizin sorunudur..
ve çabuk olunması gerektiğine inanıyorum…
October 29th, 2008 at 20:41
Keşke bakanlık bu ekibi bir “Danışman Ekip” gibi görse. İnternet üzerine hazırlanması gereken yasalar ve düzenlemeler bu ekiple (internete yakın, deneyimli insanlar) ortak çalışmalar sonucunda hazırlansa çok mu uçuk bişey olur?
Bu şekilde bi gelişme olması çok çok zor ama bu bizim konu üzerinde pek çok ülkeye göre daha iyi bi konuma gelmemizi sağlar.
Yasaklarla hiçkimse biyere varamaz bunu öğrenmemiz lazım.
October 29th, 2008 at 20:55
Türkiye’de alanında önemli yerlerde olan kişilerin sonunda bu kadar ciddi girişimde bulunması beni sevindirdi. Sonuç alana kadar devam etmeniz dileğiyle.
October 29th, 2008 at 21:18
[...] Sansüre çare tim. [...]
October 29th, 2008 at 21:58
wordpress yasağını çoğunluk kaale almadığından, bu yasakta biraz da gafil avlandı. bloglardan çıkan ses güzeldi, pek çok ta grup kuruldu. ama bir çatı altında olsa bu gruplar ve böyle kriz durumları için hazırlıklı olunsa çok daha büyük ses çıkar.
bundan dolayı resmi olarak dernekleşmekte fayda var bana göre. sadece yasaktan yasağa ses çıkaran bir dernek değil de, teknoloji ve internet konusunda bilgilendirici çalışmalar yapan bir oluşum olabilir. bir zamanlar tbv nın bilişim hukuğu konusunda çalışmaları vardı, sanırım en ufak bir yol alınamadı. çok ciddi eksiklikler var. digitürk şikayetiyle hepimizin sayfalarında diyarbakır mahkemesi yasaklamıştır yazısı çıkabiliyor. bunun bir daha tekrarlanmaması için, sanırım davet edildik edilmedik konularını aşıp; bölük börçük bir çok grubu bir araya getirmekte fayda var.
October 29th, 2008 at 22:42
Birinci madde için Mustafa Akgül hocamızın duyurusunuda eklemek istiyorum.
Mustafa Akgül’un duyurusu:
“blogger.com’un yasaklanması sonrasında blogu yasaklanan ve hakkını
korumak için dava açmayı düşünen kişileri bir araya toplamak için bir
çaba başlamıştır. Gönüllü bir avukat grubunun desteğiyle nasıl bir
hukuki mücadele vermek için çalışacağız. Bu çabanın parçası olmak
isteyenler lutfen
yasakliyim _ at _ inetd.org.tr
adresine yazsinlar. Bu cabanın parcasi olmak isteyen hukukcular dogrudan
bana yazsinlar:
akgul __at__ bilkent.edu.tr
October 30th, 2008 at 1:26
dilekçemi hazırladım bekliyorum….
October 30th, 2008 at 2:10
Bu önemli konu hakkında uzun süredir birçok kişiyle fikir alışverişinde bulunmuş ve ufak da olsa kampanyalar-eylemler düzenlemiş olmamıza rağmen ‘internetle alakalı büyük şirketler, veya daha aktif kişiler neden hiçbir açıklama yapmıyor, aktif olarak bir şeyler düzenlemiyor?’ şeklinde merak ediyordum. bu yazı umut verici oldu. umarım bu girişimler başarıya ulaşır.
October 30th, 2008 at 2:18
Bu noktada aslında TBD’nin başı çektiği STK’lar “internete sansür değil sürat gerek” kampanyası başlatmıştı ama istenen hedefe ulaşılamadı. Bu noktada yapılması gereken yasanın değişmesini sağlamak sanırım. İhtisas mahkemelerini beklersek, o güne kadar internetimiz çoktan bir “intranet”e dönüşmüş olabilir.
Bu noktada, muktedirlerin ilgisini konuya çekebilmek ve birşeylerin çok feci bir şekilde yanlış olduğunu anlatabilmek adına, merkezi bir örgütlenme olmadan da alternatif tepki ve eylemler ortaya konmalı bence. Meşhur kırmızı fontlu yazının rahatsız ediciliğinin sanatsal alanda tekrar yaratılmasından tutun da, ilgili kurum ve kişilerin mail adresleri, telefon numaraları ve faxlarını kullanamaz hale getirinceye kadar yapılacak, sistemi “abuse” etmeye yönelik anarşist gerçek DDOS ataklarına kadar türlü çeşitli aktivizm örnekleri yılmadan sergilenmeli. değil mi?
October 30th, 2008 at 7:54
Dava dilekcesine imzami koymak istiyorum. Vekalet cikartacagim elbette, ama Basak Parut’un isimden fazlasini sorar noterler: adres, vs ve en onemlisi baro sicil ve kimlik numaralari…
October 30th, 2008 at 12:27
ben de dava açmak istiyorum. sizinle irtibata nasil gececeğim?
October 30th, 2008 at 20:05
Sansüre bende karşıyım.
Sadece merak ettim, dilekçe verip bu durumu yetkililere bidirdiniz mi?
Ulaştırma bakanımızı bu konuda aydınlatmak ve bilgilendirmek, siz güzel ve bilgili insanlara düşüyor. Keşke sizi anlayabilselerdi de böyle olmasaydı. O zaman yetkililere durumu açıklamak bizlere düşüyor.
İnterneti bilmeyenler, internet hakkında karar aldığı için sorun yaşıyoruz.
Sonuç dava açmak ile mi olur yoksa, yetkililer ile konuşarak durumu anlatmak mı bilemem ama, bence toplanarak iyi bir kara almışsınız.
Ülkemizin geleceğinin parlak olması dileği ile….
October 30th, 2008 at 23:42
Bir konuya karşı her girişim, karşıtını güçlendiriyor, peki buna hazırmısınız? Bununla birlikte yaşamayı seçeceksiniz o halde. hepimize kolay gelsin.
October 31st, 2008 at 3:13
[...] Aralarında başarılı birçok sitenin kurucusu ve proje sahibi, internet sektörünün ünlü isimleri sansür sorununu çözümleyip tarihe gömmek için yemeksepeti.com ofisinde toplandı! [...]
October 31st, 2008 at 5:48
[...] girdiğimde oldukça şaşırdım. Alemşah‘ın daha önce de Serdar‘ın duyurduğu bir toplantı ile ilgili yazısına gelen yorumlarda eleştiriler başlamış, sonrasında ise [...]
October 31st, 2008 at 13:01
[...] Türk internet dünyasının bir numaralı sorunu sansüre karşı eylem planı [...]
October 31st, 2008 at 15:29
ben de başak’a vekalet vermek istiyorum. bu konuda biraz daha detay lütfen.
October 31st, 2008 at 15:45
En kötüsünü düşünüyorum elimizden hiçbirşey gelmediğini varsayıyorum…
Protesto.. 2-3 milyon Blog kullanıcısı protesto ederse sanırım neye uğradıklarını şaşırırlar tabi bunun için 3 milyonu tek bir yerde toplamak lazım…
October 31st, 2008 at 17:19
Gönül isterdi ki bu toplantıdan haberimiz olsun, 11 yıldır web sitesi işleten ve tüm sorunları yaşayan biri olarak söyleyecek çok şeyimiz olurdu aslında. Kolay gelsin, LP
November 1st, 2008 at 3:43
Bu yasağa karşı naçizane şimdilik çözüm getiren öneri zaten ekşisözlükte halka açılmış bulunmakta, http://mrbig.upload.googlepages.com/ozgurlukgetirici.rar adresinden indirip dağları aşabiliriz. Şahsen ben kullanıyorum, çünkü internette sansür olmayacağını savunanlardanım.. Bunu kullanmak çözüm mü? Hayır. Haberleri olmayan belki milyonlarca insan var..
Herkese açık bir kullanım alanının, devasa bir portalın, para ödeyerek aldığımız bir hizmetin kısıtlanması kabul edilemez.. Hangi mahkeme buna cüret edebilir?
İnternette bu tip salak saçma sansürlerin kaldırılması gerekiyor. Sivil örgütlenmeye gidilmesi gerekli.. Avrupa insan hakları mahkemesi yolu görünür gibime geliyor..
November 13th, 2008 at 12:57
Böyle bir toplantının geç kalınmış dahi olsa yapılması umut verici.
December 8th, 2008 at 2:57
[...] Eğer Blogger yasağından mağdurum diyorsanız, hemen şurayı ziyaret edin: Sansürü Tarihe Gömmek için Toplandık. [...]